“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

KARAR VER VE HAREKETE GEÇ, YOLCULUK UZUN

 

 

Çok bekledik. Çok emek verdik. Bu kadar mücadele sonunda artık ulaşmak istediğimiz hedefler daha net gözükmeye başladı. İnsanın kendi yüceliğine ulaşma yolculuğunun serüveni, büyük mücadele isteyen ve bedel ödemeyi gerektiren kutsal bir vazifeydi. Çünkü insan olabilmek ve hayatını bu şekilde sürdürebilmek, dünyanın en büyük işi ve sorumluluğuydu. Bizlerde bu sorumluluğun farkın vararak, hayatımızı güven üzerine bina edip, insanca yaşayabilmenin mücadelesini yıllar yılı verdik ve vermeye devam ediyoruz çok şükür.

 

Kıldan ince, kılıçtan keskin bir yolda yürümenin zorluklarını, biz taa en başta kabul etmiştik zaten. Bu yolda ilerlerken, karşına içten ve dıştan bir sürü terslikler, aksilikler, engeller çıkacaktır. Bunların sebebi dışta arama… Karşına çıkan bu engeller, seni bu kutsal vazifeye hazırlayacak ve seni güçlendirecek olan, Yüce Allah’ın lütuflarıdır. Çünkü Allah (cc) kahırların içerisinde lütuflar, lütufların içinde kahırlar gizler. “Sizin hoşunuza giden, hayır gördüğünüzde şeylerde şer, hoşunuza gitmeyen şer gördüğünüz şeylerde hayır vardır. Allah (cc) bilir siz bilemezsiniz. (2/216)” ilahi mesajı, yıllar yılı bu hakikati haykırıyor.

 

Bu yolun en temel başlangıç ilkesi, ikrar vermektir. Yolumuzun bu ilk basamağı olan ikrar vermek, aynı zamanda karar vermek anlamına da geliyor. Takdirkârlık yolunda yürümek isteyen kişi, önce yolun zorluklarını görecek, enine boyuna inceleyecek ki, karar verdiği anda, yolculuk başlayabilsin. Hangi konuda olursa olsun, yola çıkabilmenin birinci adımı, yürüyeceği yolda karşısına çıkabilecek durumları az çok önceden görüp, ona göre yolculuğa başlamaktır.

 

Efendimiz (a.s) Mekke’den Medine’ye hicret etmeden önce, Medineli Müslümanlarla Akabe denen yerde yapmış olduğu görüşme ve onlardan almış olduğu biatte (bağlılık sözü), ikrarın en güzel örneğidir. Efendimiz Medineli Müslümanlara eğer onların daveti üzerine Medine’ye gelirse, bütün Arabistan’ın onlara düşman olacağını, bu uğurda savaşmak ve mücadele etmek zorunda kalacaklarını ve bunun sonunda ölüm dahi olduğunu, taa en başta söylemiş ve onlardan söz almıştır.

 

Ashab-ı Güzin Efendilerimiz de, Ya Resulallah(as), eğer sen bize denize gösterip dalarsan, bizde seninle birlikte dalarız diyerek, buna en güzel şekilde mukabelede bulunmuşlar ve Kuranda ki ifadeyle, “Onlar verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir. (33/23)” buyurarak, Allah (cc)’da bu ikrara şahitlik etmişti.

 

Şimdi Asr-ı Saadet’ten günümüze uzanan hakikat yolculuğunda, nice bedeller ödeyerek, gerçek insanlığı yaşayan kardeşlerimizin bıraktığı emaneti omuzlarımıza aldık ve bu ağır sorumluluğun gereklerini bizlerde en güzel şekilde yapmaya gayret ediyoruz. Sorumluluğumuz çok büyük. Şair ne güzelde söylemiş, “sen bir devsin, yükü ağırdır devin” diye. Gerçekten şimdi bu ağır sorumluluğa talip olmak, bizlere hem büyük bir gurur, hem de ağır bir sorumluluk yüklüyor.

 

En başta, ne ki doğru ve güzel olanı insanlara anlatmaya çalışıyoruz, samimi olmanın gerektirdiği şekilde söylediklerimizi en başta kendimizin yapması gerektiğinin farkına varmaya başladık, çok şükür. Çünkü iyi, güzel ve doğru olanı herkes söylüyor zaten. En azından karşıdan, muhatabından böyle bir beklentisi var, insanların. Ama iyi, güzel ve doğru olanı, herkesten önce insanın kendisinin yapması gerektiği, maalesef dikkatlerden kaçıyor. Derin uykularda olmanın, en büyük belirtisi de bu zaten. Hani buyuruyor ya Yüce Yaradan(cc), “Beni unutana, ben de kendisini unuttururum.(59/19)” diye.

 

Şimdi, Âlemlerin Rabbi olana hizmet etmek, onun büyüklüğünü ispata getirmek, Allah(cc)’nün meleklerin kendisine secde emri verdiği, yüce bir değer olduğumuzu gösterme vazifesini ortaya koymak, bizlerin sorumluluğunda. Bu çok ağır ve bir o kadar da değerli yükü hakkıyla taşımak ve gerçek insanlığın, Asr-ı Saadetteki örnekliğini en güzel şekilde ortaya koyabilmek boynumuzun borcu. Bu kutlu vazifenin derin bilincine vardıkça, gerçek insanlık şerefinin bahtiyarlığını ve mutluluğunu daha da duyacağımızdan şüphemiz yok. Bu yüzden bizim yolumuz uzun, hepimize hayırlı yolculuklar dilerim.

 

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz