“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

HAYDİ, HEP BİRLİKTE, EL ELE, MANEVİ HASTALIKLARLA MÜCADELEYE

 


S
on günlerde insan âlemi olarak, hayat kitabından çok büyük ayetler okuyoruz. Çünkü güzellikle yapmadığımız şeyleri, hayat isterse bize nasıl kuzu kuzu yaptıracağını gösteriyor. Birbirine sanki özel olarak düşman yaratılmış olduğunu düşünen nice toplumları, aynı dertle dertlenmeye mecbur ediyor isterse Yüce Yaradan. Tabii, bütün olaylara bir de arkasındaki hakikat penceresinden bakmak gerekiyor. “Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman, anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size haber verecektir.” (Maide 5/48)

 

 

Bugün yaşamış olduğumuz korona virüsü, hepimizi EVDE KAL-maya mecbur etti. Etrafımızdaki herkes, bizim evde kalıp, sağlıklı yaşamamız için bizi motive etmeye ve bize bu konuda yardımcı olmaya çalıştılar ve çalışıyorlar. Bütün bunlar bize aslında insanın, eğer isterse ne büyük bir potansiyel taşıdığını da göstermiş oldu. 

 

 

Hani her zaman duyarız ya cemaatte rahmet vardır diye. Bu söz Efendimizin (sav) bir sözüdür ve yine Efendimiz (sav) “…Size cemaati tavsiye ederim. Ayrılıktan sakının. Zira şeytan, tek kalanla birlikte olur. İki kişiden uzak durur. Kim cennetin ortasını isterse, cemaatten ayrılmasın…” (İbn Mâce, Ahkâm 27) buyurmuşlardır.

 

 

İşte cemaatte olan rahmetin en somut göstergesi, bugün yaşadıklarımız. Hepimiz toplu bir şekilde korona virüse karşı bir mücadele içerisindeyiz ve ortaya koyduğumuz başarı ortada. Televizyonu açıyoruz, korona virüs ve tehlikeleri anlatılıyor. İnternete giriyoruz, her sayfanın bir köşesinde korona virüs. Sokağa çıkıyoruz polis, belediye, zabıta, tanıyıp tanımadığımız her kimi görürsek bize korona virüsü hatırlatıyor. Aman diyorlar, sağlığınız çok önemli, dikkatli olun. Gerçekten de sağlığımız önemli ama niçin önemli? Bana bu sağlıklı vücudu veren büyük güç, ne için verdi? Bu sorunun cevabını biraz sorgulamamız gerekiyor, kanaatindeyim. İşte virüsteki ikinci aşama gibi bizim de bu noktaya dikkatimizi çekerek, ikinci aşamaya geçmemiz gerekiyor.

 

 

Eğer ikinci aşamaya doğru bir şekilde geçemezsek bu kadar elde ettiğimiz kazanımlar yine yok olup gidecek. Tıpkı Kuran-ı Kerim’de sıkça bizlere anlatılan, Âdem (as), Nuh (as), İbrahim (as) kıssaları gibi, hayatımızda birer kıssa olarak kalacak. İlerde çocuklarımıza ve torunlarımıza anlatacağız. Falanca tarihte bir virüs salgını oldu, aylarca dışarıya çıkamadık, işlerimize gidemedik, okullar kapandı, akraba ziyaretleri yapılamaz oldu gibi sözlerle anılarda yaşayacak, korona virüs günleri. Ama şunu iyi biliyoruz ki her şey değer bilene koşuyor. Değer bilen insan, olumlu olumsuz her şeyi değerlendiriyor.

 

 

Şimdi biz de takdirkâr insan olma çabasında olan kişiler olarak bugünden itibaren, burada elde ettiğimiz kazanımları değerlendirerek, ağzımıza taktığımız maskeleri dedikodu, tecessüs ve su-i zan ve su-i garin noktasında kullanmaya gayret edebiliriz. “Maskesiz gezme kardeşim aman!” tavsiyemizi, “Mecliste bulunmayanlar hakkında dedikodu yapmayalım aman!” tavsiyesine dönüştürebiliriz. Bu gücümüzün var olduğunu gördük elhamdülillah. 

 

 

Eğer biz bugün insanlık olarak, insanlığa yakışmayan bütün davranışlarda, bu kadar toplu ve baskın bir şekilde hareket edebilsek, bizim manevi vücudumuza zararlı olan manevi hastalıklar ve virüsler, bize ve devamında neslimize bulaşamadan yok olup gidecek. Çünkü iyi ve kötü olan bütün olumlar, biz farkında olsak da olmasak da bulaşıcılık özelliği taşıyor. Bir kişi binlerce kişiye rahmet taşıyabildiği gibi, binlerce kişiye fesat da bulaştırabiliyor. Bunun en güzel örneği, son günlerde sıkça duyduğumuz, bakkalların veresiye defterini bazı hayırseverlerin gelip adını bile açıklamadan ödeyip, borçluları rahatlatması olayı ne de güzel anlatıyor.

 

 

Hz. Ebubekir (ra) mübarek, ağzına taş alırmış. Lüzumsuz yere konuşmayım, günah işlemeyeyim diye. Biz de bugünden sonra virüsten kendimizi ve neslimizi koruduğumuz gibi, insanlığa büyük zararlar veren manevi hastalıklardan hem kendimizi hem de neslimizi korumaya daha çok önem vermek durumundayız. Bundan sonraki süreçte hepimize düşen bu noktada büyük bir gayret içerisinde olmak. Virüsün bizlere kazandırdığı en büyük lütuf da bu olacak.

 

 

Bugünlerde sıkça duyduğumuz güzel bir tavsiye var, bununla da noktayıkoyalım istiyoruz. Maksat hâsıl oldu sanırım. HİÇ BİR ŞEY, ALDIĞIMIZ TEDBİRLERDEN DAHA GÜÇLÜ DEĞİLDİR. Büyüklerimiz der ki Allah (cc) tedbirli kullarını çok sever.

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz