“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

ŞİKÂYET ETTİĞİMİZ HUSUSLARI KENDİMİZDE DÜZELTELİM

 

 

Büyüdüğümüz ortamda duyduklarımızla şekillendi dünyamız... Hem iç dünyamız, hem dış dünyamız. Nasıl inandı isek; her şeyi inandığımız gibi çıkardı karşımıza kâinat. Kendimizi nasıl gördü isek, kâinat da öyle baktı bize. Ona göre muamele etti.

 

Kimse bana gelip de balık tutmanın zararlarından bahsetmiyor. Nasıl bahsetsin? İçimde öyle bir şüphe mi var ki gelip de sevdiğimi bana kötüleyebilsin? Zaman zaman iyi niyet duygularıyla söyleyenler de olmadı değil.

 

O işi o kadar seviyorum ki yapma, etme diyenlerin aslında iyi niyetle söylediklerini biliyordum. Onun için gülüp geçtim hep. Ramazan’da, iftardan sonra çay ocağı duman altı olurdu. Bazı arkadaşlar iyi niyetle ‘’arkadaşlar Allah rızası için içmeyin şunu, kendinize ediyorsunuz, bak şöyle zararı var, böyle var” derken, kül tabaklarının daha fazla dolup taştığına şahit oluyorduk.

 

Kardeşim sen adamın sevdiğine ne karışıyorsun? Zamanında ben de çok yapardım aynı hatayı. Akıl vermekte üstüme yoktu. Sonra, akıl verme makamında olmayanlardan akıl almak canımıza tak edince uyanmıştık. Ve akıl vermemeye başladık, rahatladık. Kendi aklım kendime yetmezken, fazla aklı nerden bulup da veriyordum acaba? Çok kırıcı olduğumu söylerlerdi. Söylemeyen kalmadı. Hiçbir şey bilmiyorlarsa, halleri ile mimikleri ile söylüyorlardı.

 

De ki söyleyenlerin o konudaki halleri çok mu iyi idi? Tek görebildiğim, akıl vermeyen, kendi işine bakanların bugün çok daha ilerlemiş olmalarıdır. O kadar telkin, o kadar laf hayretmemişti. Ne zaman ki canıma tak etti, kırıcı olmamam gerekiyor dedim kendime… İşte o zaman o halim düzelmeye başladı. Öyle ya, benim aklım bana ancak yeter. Aklım ne kadar sağlıklı ise o da ayrı bir fasıl. Hele ki bu işi en iyi bilene ne zaman söylediysem, asıl ondan sonra daha çok açıldı ufkum. Asıl ondan sonra gözüme daha çok çarptı fırsatlar. Şimdi artık bu konuda kimseye rahatsızlık vermiyorum. Çünkü, o zaman yüz kişiden ellisini kırıyorsam, şimdi belki de ikiye düştü.

 

Bu işleri en iyi bilen, yaşayan hariç, dıştan yapılan müdahaleler her zaman ters etki yapıyor. Binlerce kez gördük. Çocuklarda da çok net gözüküyor. Bir şeyi yapma de yeter ki… İlle de yapacak. Düzen böyle kurulmuş. Bizde araçlar sağdan gider. İstersen soldan git, tek şeritli yola gelince görürsün ne demek istediğimi güzel aklım. Yani bu düzene uyan kazanıyor. Sözün özü, dünyamızı güzelleştirebilmek için önce kendi kalbimizi güzelleştirmeliyiz, kendi huylarımızı güzelleştirmeliyiz. Birisinin düzelmesini istiyor isek akıl vermek yerine, yine kendimizi düzeltip örnek olmalıyız.

 

Selamlar, saygılarımızla…

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz