“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

İYİDE VE GÜZELDE YARIŞ

 

          İnsanlar genel olarak ikiye ayrılırlar. Birincisi, hedef tutup hedefine kararlı adımlarla yürüyenler, ikincisi ise hedef tutanları konuşan hedefsiz kişilerdir. Örneğin, zahiren zengin olan insanlar vardır. Bir grup zanneder ki, adam şansa ve talihe zengin olmuştur. Başlarlar zenginleri kötülemeye… Zengin olmak bir suç mudur? Ayrıca bir başkasının zenginliği veya fakirliği bizi neden ilgilendirir? Kişi kendi aşağılık kompleksini görmez ve zenginler hakkında olumsuz cümleler kullanır. Kendi haline baksanız, geçinmekte bile zorluk çekiyordur. Bunun adı tabiri caizse çekememezliktir.

 

         Konumuzu bir de manevi alandan örneklendirelim. Kişiler, geçmişte yaşamış büyük insanların anılarını, hikâyelerini ve kıssalarını birbirlerine anlatırlar. Bu konuşmalarla zannedilir ki, büyük insanlar ve onların sunduğu değerler sevilir. Oysa bu, bir sempatiden ibarettir. Bir fakirin zenginler hakkında olumlu veya olumsuz konuşması ne kadar anlamsız ise bir kişinin de geçmişte yaşayan maneviyat büyükleri hakkında sadece konuşması, onlar gibi olmak için çaba sarf etmemesi benzer şekilde anlamsızdır.

 

Zenginin Malı Züğürdün Çenesini Yorar

 

         Bu iki örnekten anladığımız, “Zenginin malı züğürdün çenesini yorar.” gerçeğidir. Zengin diye burada tasvir edilen, bir hedef tutmuş ve hedefine yürüyen insanı simgeler. Biz diyoruz ki ne maddi olarak ne de manevi olarak zengin insanların yani hedef tutmuş ve hedefine varmış insanların zenginlikleri, elinde olan şeyler bizi gereksiz yere uğraştırmasın. Onlar hedeflerine; azimlerini, kararlarını ve ciddiyetlerini kullanarak ulaşmışlar. Bize burada lazım olan, bir hedefe varmak için gerekli adımların neler olduğu bilgisini öğrenmektir.

 

         Zaten hedef tutmuş kişi ile tutamamış kişi arasındaki ayrım budur. Hedefine varmak için amaçlı kişi, sadece atacağı adımları düşünür. Onun için de zihnini gereksiz işlerle ve kişilerle meşgul etmez. İlk fırsatta bilgilerini davranışa dönüştürmek için heyecanlıdır. Hedef tutmuş kişi için bu durum bir yarış halini anımsatır. Çünkü hedef tutmuş kişi sadece başkalarıyla değil kendi ile de yarış halindedir.

 

       Kendimizle yarış halindeyiz, çünkü değiştireceğimiz inançlarımız var. Diğer insanlarla yarış halindeyiz, çünkü yaptığımız işi bizden daha iyi kimse yapamayacak diye bir hedef tutmuşuz. İşte bu hedef ve yarış olduğu vakit, yaşamımızın daha heyecanlı ve huzurlu olduğunu fark ederiz. Böyle bir hedef varken, kimin ne yaptığı ne alıp sattığı bizi neden ilgilendirsin? İnsanın can sıkıntısının temel kaynağı, varacağı bir hedefin olmayışıdır. Onun için de boş duranın, yani varacağı bir hedefi olmayanın arkadaşı şeytandır. Şeytan da insana dost olacak değil ya, ne kadar insana yakışmayan iş var, gelir, bizi bulur.

 

         Buradan anladığımız ise ne ki iyi ve güzel diyoruz, ne ki kazanmak istiyoruz, bunları elde edebilmek için iddia sürüp bir yarışa girmemiz gerekiyor.

 

         Unutmayalım! Ömrümüz, insanlığımızı gerçekleştirmek için var, maddi veya manevi zenginlerin değerlerini, sahip olduklarını konuşmak için değil… Zenginlerin malları, değerleri çenemizi yormasın, biz zengin olmak için yorulalım…

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz