“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

İNSAN İÇİN KUTSALLIĞIN ÖNEMİ

 

 *        İnsanın var oluşunu anlamak için tefekkür etmek gerekir.

 

*        İnsan için okumanın ve öğrenmenin, yaşamanın ve yaşatmanın önemi çok büyüktür.

 

*        İnsanın en büyük ödevi, kendisini tanıması ve bilmesidir.

 

*        İnsan şerefli sahip olarak her varlığa saygı duymak ve kıskanmamak, her varlığı sevmek zorundadır.

 

*        İnsan, Allah’ın (c.c.) emirlerine uyması gereken bir varlık olarak yaratılmıştır, sahiplilik gereği sorumluluk altındadır.

 

*        İnsan, her söylenene tespitsiz inanmayan, aldanmayan ve aldatmayan bir varlıktır.

 

*        İnsan neyi nerede yapacağını bilir. Af dilemek, özür dilemek insanın erdemlerindendir.

 

*        İnsan her varlığın sahipliğini yapabilme özelliği ile donanımlı bir şekilde yaratılmıştır. Diğer mahlûklardan farklı olarak içsel donanımın gerekliliği olarak duygu, duyum ve hisler ötesi çok yönlü eşref-i mahlûk olarak tam donanımlı yaratılmıştır.

 

*        İnsan yaratıcıyı en yakından idrak edebilecek, ona dost olabilecek, onun adına her yetkiyi kullanabilecek yetenekte olduğu için yaratıcı ona halifem demiştir. O da bir halife gibi davranış sergileyerek; her şeyini,   her şeyin en güzelini sunmak için fedakârlıktan kaçınmayan şerefli varlık olmalıdır.

 

*        İnsanın diğer varlıklardan farklı tarafı, okuyup yazmasıdır. Peygamberimiz Efendimiz Hz. Muhammed’e (sav) ilk gelen ayet “Oku!” ayet-i kerimesidir. Onun için insan her varlığı ve kendisini okuyabilecek kabiliyet ve kudrettedir. Her varlıktan da ders alabilme özelliği ve ibret alabilme vasıflarıyla yaratılmıştır.

 

*        İnsanı insan eden vasıflardan temel olan en önemli unsur doğruluk ilkesidir. İnsan, her hal ve şart karşısında doğru olan varlığın adıdır. Efendimizin (sav) en zorlandığı ve benim belimi büken ayetlerden biri dediği, “Her şart karşısında emrolunduğun gibi dost doğru ol!” ayet-i kerimesidir. Doğru sözlü olmak, el-emin kişi olmak, ne şereftir insan için…

 

*        İnsan için kutsallığın önemi büyüktür, insan kutsalsız yaşayamaz. İlla bir şeyi kutsal edinecektir.

 

*        Bir insan için en büyük kutsal; her şeyin sahibi ve yaratıcısı, her varlığı koruyan ve gözetleyen, her varlığından haberdar olan, her şeyi ile beraber olan, sonsuz güç ve kudret sahibi olan, sonu, evveli-ahiri olmayan, af ve merhameti sonsuz olan, malın ve mülkün tek sahibi, yaratılmamış, yarattıklarına hiç benzemeyen, her şeyini varından var eden, güzeller güzeli, şan ve şeref sahibi olan, ondan başka ilah olmayan, her şeyin yok olup tek onun varlığı olan, gerçek varlık, Allah (c.c.)’tır.

 

*        Herkesin muhtaç olduğu, her an, her zorluk karşısında sığınacağımız ve dayanacağımız tek varlığımız O’dur. O’na iman etmemiz gerekir. O’nu biz kulları anlayıp kavrayamayacağımızdan, çok şükür ki bizim gibi bir beşer olarak yaratılmış olan Peygamber Efendimizi (sav) göndermiştir. Bize ayetiyle “Habibim Muhammedime iman edin ki bana iman edesiniz, yoksa bana iman edemezsiniz. O’na uyun ki, bana uyasınız. O’nu size her konuda örnek olarak gönderdim” diyerek bizleri uyarıyor. Bu yüzden bizler önce peygambere inanacağız, sonra Allah’a (c.c.) sığınıp dayanacağız.

 

*        İnsan sahiplik üzere yaratılmıştır. Amacı ihsan ve adalet üzerine yaşayıp, bütün yaratılanları da aynı şekilde yaşatmasıdır. İlk yaratılan Âdem babamız dünya ile tanışan ilk insandır. Dünya hayatı ye-iç-yan gel yat yeri değildir. Emek verilmeden yemek olmuyor. Sen yaparsan olur, sen yapmadan hiç bir şey olmaz. Cennet sen kazanırsan, sen hak edersen senin olacak. Sen başarırsan, başarı senin olacak.

 

*        İnsan aklını ve fikrini çalıştırmak zorundadır. Her konuda ne kadar fikir sahibi olursan, o kadar başarı sağlarsın. Diğer yaratıklardan farklı olan insan, yaradılışından günümüze kadar sağladığı deneyim ve yaptığı araştırmalar sonunda çok yerlerde başarılara imza atmıştır. Başardığı konularda rahat ve huzura kavuşmuştur. Bunun rahatlığını bütün insanlık yaşamıştır. Maddi ve manevi konularda insanın bulduğu bir icat gelecek insanlar için bir gelecek icadın önünü açmıştır. Hiç bir zaman insandaki, icat güdümü durmamış, bir şeyler yapılıp ortaya konmuş, fayda sağlanmıştır. Bu da yaratıcının kullarına bir ikramıdır.

 

*        İnsanoğlu gerçek huzur ve mutluluğa Allah’ın (c.c.) emrine uymakla kavuşmuştur. Başına gelecekleri bilmeyen insanoğlu ne gibi ölçüler içerisinde yaşayacağını da bilmez. Ancak Yaratıcı kullarını çok sevdiği, kullarının zarar görmemelerini istediği için peygamberleri aracılığı ile güzel yaşama şekillerini biz kullarına ulaştırmıştır. Biz de bu emirlere uymakla tabiatın dengesini ve insan neslinin devamını sağlamış, çok şükür bugünümüze kadar gelmişiz.

 

*        İnsanoğlu arayış içine girdiğinde yanlış yollara sapmaması için Rabbimiz ilk peygamber olarak Âdem babamızı yaratmış, onlardan çoğalan neslin ölçüler üzerine yaşaması için ilk olarak Âdem babamızı görevlendirmiştir. O zaman insanlar rahat yaşamışlar, tabiî ki peygamberine uyanlar felahı bulmuşlar.

 

*        İnsan yaradılışı çok yönlü olduğu, hayatın her yönüyle ilgili olduğu için her cephede mücadele etmiş, yılmamış, bütün zorluklarla başa çıkmış ve sonunda hep başarmıştır.

 

*        İnsan güzel ahlakla yaratılmıştır, doğası gereği her hal ve davranışında tatlı dilli olmalıdır. Hiçbir anahtarın açamadığı kapıları tatlı dil açmıştır, tatlı dilli olmak güzel bir vasıftır.

 

*        İnsanın her hareketi beğenilmelidir, her davranışı akla ve mantığa uygun olmalıdır. Yapılan işlerini mantıklı yapmalı ki, insanlara faydalı olsun. “İnsanlığın en iyisi, insanlara en iyi şekilde faydası olan kişidir” buyurmuş Efendimiz (sav). Kişinin mantıklı olması o kişiye sevgi ve saygıyı getirir. Saygı duyulan kişiler şahsiyetli kişilerdir.

 

*        İnsanın tabiatı gereği her şeyi sorgulama, merak duyma isteğini hiçbir zaman durmamıştır. Araştırmalarını hep sürdürmüş, ancak tatmin olamamıştır. Kendi kendine problemlerini çözüme ulaştıramamıştır. Ne zaman ki yaratıcı bir peygamber göndermiş, ancak ona uyarak gerçekleri bulmuştur, yoksa ömrü sorgulamayla, tatmin olmadan geçmiş.

 

*        İnsanoğlu doğru olanı bulmakla doyuma ulaşmış, tatmin olmuştur. Yoksa ömrünü boşa harcamış, mutluluğu ve huzuru hep çıkmaz yollarda aramıştır. Hiçbir değeri olmayan geçici değerlerle hayatını yaşamış, sonunda tatminsiz olarak bu dünyadan göçmüştür.

 

*        İnsanoğlu yaratıcıya dayanıp peygamberine uyduğu zaman hiçbir yanlıştan korkmamalı, yoluna devam etmeli, düşmanlarına karşı sonsuza dek mücadele vermelidir.

 

*        İnsan en çok güven kaybından yıkılıyor. Neye güveneceğini bilmediğinden geçici değerlere güveniyor ve hep kaybediyor. Gerçek olan, bir olan Allah’a (c.c.) en çok güvenmek, ona dayanmak, ondan yardım dilemek daima kazandırır. O külli şeyin kadirdir, her şey O’nundur. Allah’la dost olmak ne güzel, gerçek dost o değil mi her iki dünyada da?

 

*        Yumuşak huylu olmak insanı güzelleştirir, herkese sevdirir.

 

*        İnsanoğlu isteğine kavuşuncaya kadar Allah’a (c.c.) çok yalvarmalı, O’ndan umudunu kesmemelidir. İnsanın her işte başarılı olması için tek güvencesi Allah (c.c.) olmalıdır. Gerçek olmayan değerlere güvenenler hep aldanmışlardır. Güveneceğin şeyin her yaratıktan güçlü olması lazım ki güvenebilesin. Yaratılmışların hiçbirine güvenilmez, çünkü geçicidirler.

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz