“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

BEĞENİMSİZLİK YAPMAYINCA NE OLDU

 

İşyerinde öğle vakti arkadaşlarla otururken konu mimari yapılara geldi. Arkadaşlardan biri: “Bizim mimariye hiçbir katkımız olmamış, hep Batı’yı takip etmişiz” deyince ben de: “Acaba gerçek sahiden böylemi?” diye sordum ve sorumun cevabını da izah ettim.

 

Bu tip konulara en doğru cevabı yapılanlara bakarak vermek mümkün. Türklerin Anadolu ya gelişiyle başlayan süreçte yerleşik düzen başlamış ve özgün yapılar ve mimari eserler ortaya çıkmıştır. Örneğin 11. yüzyıldan itibaren ev mimarisinde geleneksel Türk evi şu özgün özellikleri taşımıştır:

 

Tasarımlarında birinci dikkat edilen husus evin ferah, havadar ve bol ışık olmasıydı, bu nedenle bir ev yapılırken diğer evin güneşini ve manzarasını kapatmayacak şekilde yerleşimi yapılıyordu. Evin planı kullanıma yönelik tasarlanmıştı, alt kat kiler, ahır veya depo olarak düzenlenerek günlük işlerin mesafe kat edilmeden yapılması sağlanmış, yaşam alanları evin üst katında yer alarak geniş ve ferah bir alan oluşturulmuş, gereksiz eşya kullanımının önüne geçilmiştir. Sade ve yalın iç mekânlar ev hanımına gereksiz ve oyalayıcı iş çıkmasını engelleyerek boş zaman oluşmasına katkıda bulunmuştur.

 

Ev, bahçe ile beraber düşünüldüğünden tabiat ile iç içe bir yaşam alanı ortaya çıkmıştır. Bu sayede bahçe ekilerek evin günlük ihtiyaçları buradan karşılanmış, dikilen farklı meyve ağaçlarıyla doğal lezzetler elde edilmiştir.

 

Evin etrafı bahçe duvarlarıyla çevrilerek dışarının etkisi kesilmiş, böylelikle aile bireylerine özgür ve güvenli mekânlar oluşturulmuş, özellikle küçük çocukların rahatça oynayacağı oyun bahçesi ortaya çıkmıştır.

 

Çeşme ve su kültürü hem bahçede sulama hem de oturma alanlarının yanı başında havuz olarak yer almıştır. Bu sayede ev halkının ve komşuların bir araya gelerek sohbet ve muhabbet ettiği bu dingin mekânlar tabiatla iç içe bir yaşam alanı sağlamıştır.

 

Bu mimari tasarımların temel amacı insan olduğundan, bütün yapılanlar insana hizmet için tasarlanmıştır.

 

Aynı dönem Batı’da ise topluma yönelik özellikle ev mimarisinde 500 sene boyunca herhangi bir tasarıma rastlanılmamaktadır. Evlerde birkaç aile birden yaşar, yaşam alanlarıyla hayvanları aynı mahalde bulunur, bu nedenle saman ve hayvan dışkısı her yere yayılırdı. Hijyen ve temizlik anlayışı olmadığından hayvanlardan özellikle farelerden geçen kolera ve veba insanların ölümünde birinci nedendi. Suyu kullanmak ve temizlik yapmak anlayışı olmadığından evler ve sokaklar çöpten ve pislikten geçilmezdi. Evler herhangi bir mimari tasarımın eseri olmaktan ziyade çöp yığınlarının içinde insanların sadece hayatlarını geçirdikleri barınaklardı.

 

Bütün bunlardan dolayı Türk ev mimari anlayışı, ev tasarımının ana ilkelerini oluşturarak günümüze kadar yapılan tüm tasarımların temelini oluşturmuştur.

 

“İşin özü, görüldüğü gibi bu hususta da biz öncüyüz” deyince arkadaş bambaşka farklı bir konuya geçti ve

 

 “Ama memlekette saygı sevgi kalmadı, artık çocuğun bile babaya eyvallahı yok”

 

Cümlesini bitirince:

 

“Benim çocuklarım son derece saygılı ve ülkelerini gönülden severler, ayrıca senin çocuklarını da tanıyorum, onlarda aynı şekilde sana karşı son derece saygılı ve iyi insanlar…”

 

“İyi ama bu işler bir kişiyle düzelmez ki”

 

“Ülkemiz işgal edildiğinde çoğunluk hangi ülkenin mandasına olalım tartışması yaparken Atatürk tek başına ülkenin geleceği için kararlar alıp mücadeleye başladı. Her şey o bir kişinin azmi ve kararıyla düzeldi, ayrıca bir tohumdan bir orman olduğunu da unutmayalım”

 

Cümlemin sonunda arkadaşıma telefon gelmesiyle konuşmamız sonlandı. Öğle vakti tesadüfen arkadaşla yemekten çıkarken bana “Çocuklarımla ilgili söylediklerin için sana çok teşekkür ederim, bu beni çok memnun etti” dedi. Yeni aldığı arabasına doğru yürürken “Bir miktar ödemesini küçük oğlum gönderdi” derken bunu gururla söylüyordu.

 

Muhabbetle arkadaşımdan ayrılırken düşünmeye başladım.Genelde böyle zıt fikirlerin tartışıldığı durumlarda iki tarafta gerilir, stres yaşarken böyle bir durum olmamış,tam tersi son derece hoş bir sohbet olmuştu. Konuşmamız sırasında karşı, fikrini beyan ederken ben fikirlerine direk itiraz etmemiş, cevabı şahsileştirmeden konuyu teknik açıdan ele almıştım. Ayrıca iddia ettiği hususlarda da kendi çocuklarının güzel örnekleriyle gerçek durumu ortaya koymuştum. Başka bir fikrine ise değer verdiği, değer verdiğimiz liderin mücadelesini örnek göstererek ortak değerler üzerinden hareket etmiştim.

 

Bütün bunlar temel ilkelerimizden olan “beğenimsizlik yapma” maddesini, ele alıp uygulamamız sonucu ortaya çıkmıştı.

 

Ne mutlu ki böyle bir eğitim çalışması ve Eğitimcimiz var ve bizler bu ilkeleri hayatımızda uyguladıkça huzurlu ve mutmain bir yaşantıya kapı açıyoruz.

 

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz