“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

KOMANDO YUSUF

 

Evimizin bahçesinde kuyu ihtiyacı olunca kazılması için babam işçi getirdi, üst toprak kazılıp alttan kaya çıkınca işçiler kayayı kazamayınca işi bırakıp gittiler. Bu sefer balyoz ve keski kullanan işçiler getirdik ancak kaya o kadar sertti ki bunlar da iki gün çalıştıktan sonra gelmediler. Bu böyle birkaç sefer tekrarlandı. Gelen bir daha tekrar gelmiyordu.

 

Bir gün yeni bir çalışan geldi, akşama kadar yemek ve çay araları hariç durmadan çalıştı. Önce kayaya keskinin gireceği yeri ayarlıyor, sonra da balyozla keskiyi kayaya çakmaya çalışıyordu. Balyozu her vurduğunda keskinin küçük bir kısmı içeri giriyordu. Birkaç saatin sonunda ancak çok küçük parçaları kayadan sökebiliyordu. Tekrar aynı işleme başlıyordu, koca balyozu her seferinde kaldırıp vurmak büyük güç gerektirdiği halde akşama kadar aynen devam etti. Ben, bu da diğerleri gibi birkaç gün çalışır sonra gelmez diye beklerken aradan üç gün geçmesine rağmen aynı ciddiyetle çalışmasını sürdürdü. Bu kararlı çalışması dikkatimi çekmiş kendisiyle yakınlaşmaya çalışmıştım.

 

Adı Yusuf’tu, Yerköy’ün köylüklerindendi, babası ölünce Yerköy’e yerleşmiş ve amelilik yaparak geçimini sağlıyordu. Bana bunun dışında başka bir şey anlatmadı. Ne kadar kendisiyle konuşmak istesem de buna fırsat vermiyor ve durmadan çalışıyordu. Sanki kırdığı kayalarla konuşuyor, onlarla mücadele ediyordu. Bir haftanın sonunda haftalarca sürecek işi kısa sürede bitirdi.

 

Babam bu arada işinde böyle son derece ciddi, çalışkan ve dürüst bir insana sahip çıkmak gereğini görmüş ve ne yapılabilir arayışına girmişti. Yusuf’un askerliğini, Kayseri Hava İndirme Komanda Tugayı’nda yaptığını ve Kıbrıs Savaşı’nın çıkması üzerine savaşa ilk katılanlardan olduğunu öğrenmişti. Bunun üzerine Tugay komutanı Tuğgeneral Sabri Evren’e (20 Temmuz 1974’de Kıbrıs’a inen tugayın başındadır, uçağa askerleriyle birlikte biner ve ilk ben atlayacağım, arkamdan beş bin askerim diyerek savaş alanına paraşütle atlayan ilk komutan.) bir mektup yazdı. Onun, tugayın savaşa katılmış eski bir askeri olduğunu, sivil hayatta son derece disiplinli çalışkan bir insan olarak tanıdığını ve böyle bir insana sahip çıkılmasından söz ederek iş imkânı sağlanması konusunda desteklerini beklediği belirtmişti.

 

Aradan zaman geçmesine rağmen mektuba bir cevap gelmedi. Bunun üzerine ikincisini yazdı ancak üçüncü mektupta tugay komutanından cevap geldi,

 

“-İbrahim Bey eski tugay komutanın burada görev yapmaması nedeniyle adına yazdığınız mektupların gereği konusunda ben yardımcı olacağım. Askerimizi bana gönderin. Selamlar.”

 

Bu mektuptan sonra Yusuf abi Kayseri’ye giderek işe başladı.

 

Burada şunu gördüm. İnsanlar işlerini severek ve isteyerek yaptıklarında, işlerini küçümsemediklerinde Allah (c.c.) karşılarına daha iyi imkânlar çıkarmaktadır.

 

Eğitimcimiz, iş ciddiyetini anlatırken bir insanın işini yapış şeklinin onun kişiliğinin göstergesi olacağını, işini en iyi yapan bir çöpçünün, işini doğru yapmayan zirvedeki insandan daha üstün ve saygın olduğunu belirtmiş ve kişi yaptığı iş ile şahsiyetini ispat eder demiştir.

 

 

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz