“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

İŞİMİ KAYBEDEBİLİRİM

 

 

Müdürlük yaptığım bir projede idareyle aylık toplantımız vardı. Toplantı başladığında idare yetkilisi kendileri tarafından gönderilen proje değişikliğiyle ilgili uygulamanın ne aşamaya geldiğini sordu, bahsedilen konuyu anlamamıştım, kendilerine konuyu tekrar sordum. İdareci mevcut güzergâhın belli bir kesiminde yön değişikliği yapıldığını hatta yazının imzalandığını belirti. Kısaca idare proje değişikliği yaptığını ve bunu yazıyla bize gönderdiğini söylüyordu.

 

Görünüşe göre bizim bu yazıdan haberimiz yoktu ve buna göre sahada bir aydır farklı yerde imalat yapılıyordu. Bunun anlamı koskoca dağın boş yere kazılması ve yapılan imalatların boşa gitmesi demekti. Şaşırmıştım, kendimi hemen toparladım, hafızamı yokladım, bize böyle bir yazı gelmemişti. Bunu kendilerine ifade ettim ancak müdür ısrarla yazıyı imzaladığını belirtiyordu. Bu kadar emin ifadelerden sonra, acaba yazı bize geldi de evrakların arasında mı kaldı diye terettüde düştüm. Bu soruların cevabını bulmak için izin isteyip toplantıdan çıktım.

 

Evrak odasına gidene kadar aklımdan onlarca düşünce gelip gidiyor, her bir düşünce bana büyük sıkıntı yaşatıyordu. Gerçekten yazı bize gelmişse ve ben yazıyı fark etmemişsem, o zaman bu büyük bir hatanın sorumlusu olacaktım. Böyle bir durumda nasıl hareket etmeli ve ne yapmalıydım? Durumu kurtarmak için yalan söyleyebilir, olayları çaptırabilirdim ancak “zararına da olsa doğru söyle” ilkesi doğrultusunda bu düşünce aklımdan bile geçmedi, o zaman ne yapmalıydım? İşimi kaybedecek olsam da doğruyu söylemeliydim.

 

Evrak odasına ulaştım, evrak kayıt defterini ve dosyalardaki yazıları defalarca kontrol ettim. Kesinlikle yazı bize gelmemişti. Emin bir şekilde toplantıya döndüm ve gerekli açıklamaları yaptım. Konu idare tarafında araştırılmak üzere not alındı. Sonra anlaşıldı ki müdür yazıyı imzaladıktan sonra izne çıkmış, idare sonradan yaptığı bu değişiklikten vazgeçmiş ve bu nedenle yazı gönderilmemiş.  Ancak bu durumdan müdür haberdar olmamıştı.

 

İnsan böyle bir olay ile karşılaştığında işini kaybetme, gelecek kaygısı, gibi düşünceler ile karşı karşıya kalıyor. Peki, insan böyle durumlarda nasıl davranmalı? Konuyu Eğitimcimiz ile paylaştığımda ortaya çıkan hususlar şunlar oldu:

 

Böyle bir durumda benim başlangıçta büyük endişe ve korku yaşamam geçmişi ve geleceği yaşamamdan kaynaklanıyordu. Yazının gelip gelmediği belli olmadığı halde gelmiş gibi ne yapacağımı, bunun altından nasıl kalkacağımı düşünmeye başlamakla gelecekte sonuçlanacak bir konuyu olumsuz nitelendirerek, o anı yaşamaya başlamış ve kendimi cehenneme atmıştım. Yapılması gereken konuyu sükûnetle değerlendirip mesele ortaya çıkıncaya kadar soğukkanlılığı elden bırakmamaktı. Sonuç olumsuz çıkmış ise yapılması gerekeni o an düşünmek icap ediyordu.

 

Çok şükür Eğitimcimiz sayesinde karşılaştığımız böyle durumlarda yalan söylemek, konuyu çarptırmak, kişiliğinden taviz vermek gibi küçük düşecek, mahcup olacak davranış ve hareketlerde bulunmayıp, boynu dik, alnı açık olup, hesabını yalnızca vicdanına veren insan olma yolunda ilerliyoruz ve hedefimiz; “Benim şahsi şerefimin zerresi kâinatın tümüne bedeldir” anlayışını hayatımıza dokumaktır.

 

 

 

                                                                                                                                 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz