“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

GÜL DİKENİ İLE GÜZEL

 

 

Gül dersin de hiç dikensiz olur mu? Neden gül demişler adına? Gül, gülmekten gelir. Huzur ve mutluluğun kaynağı, bir amacın gerçekleşmesi ve oluşmasıdır. Kişinin çabaları neticesinde oluşan kazanımı, başarısıdır.

 

Kişi neyi kazanacak ki gülebilsin? Hayat gülmek içindir, her varlık bir amaç uğruna yaratılmıştır. Her varlığın bir gülme zamanı vardır ve bu zaman her varlık için değişir. Her varlığın yaradılışından gelen bir memnuniyeti vardır.

 

Bitkiler çiçek açarak meyvelerini verdiği zaman amaçlarını gerçekleştirirler. Onlar için başarı sağlanmıştır. Neticede huzurlu ve mutludurlar. İşte bitkiler de gülmeyi başarmışlardır. Hayvanlar da yavru yapar, onları büyütüp yuvadan gönderdikleri zaman amaçlarını gerçekleştirmiş olurlar. Başarılarının huzur ve mutluluğunu duyarlar. Onların da gülmeleri gerçekleşmiştir.

 

İş insana gelince çok farklı bir hayat yönü ortaya çıkar. İnsan şerefli sahiplik sıfatıyla yaratılmıştır. Her şey insan için bir araçtır, her varlık bu amaca hizmet eder. Çünkü eksisi ve artısıyla insan bir bütündür.

 

Her varlığın yaratılma sebebi insana hizmettir, çünkü insan kâinatın özüdür, zıtlarıyla bir bütündür. Her şeyi temsil eden insan, yaratıcının ispatı olan tek varlıktır. Her insanın oluşumunda gül ile diken, kurt ile kuzu bir aradadır. Bütün varlıklar zıtlarıyla insanda mevcuttur.

 

Büyük bir varlık olan insan zıtlarıyla yaşamaya güç yetiren, şerefli bir varlık olarak yaratılmıştır. Her varlığın barındığı yerde hâkimiyetini kurup sahiplik sıfatıyla yerini almalı ki, gül olup gülebilsin. Böyle yüce bir yapılaşma içerisinde olan insanoğlu bu ulvi değere kendiliğinden ulaşamaz. Bu bir insan inşasıdır, ciddi bir şekilde mühendislik gerektirir.

 

İnsan yapısı çok hassas olduğu için, insan mimarı olmak ayrı ve özel bir yetenek ister. Her mühendisin ve mimarın işi değildir insan inşasında bulunmak. Çok çok ince hesaplarla, dengeli bir kişilik yapıtaşlarıyla oluşan insan yapısı; hiç hata kabul etmeyen, güven üzerine oluşan özünden örülme ile gerçekleşir.

 

İnsanın soyut olan mücerret vücudunun oluşması; bir iç dünya mimarının hassasiyetiyle, havadan daha ince bir metotla, iç âlemde yapılan; gönül denilen bir varlığın yeniden oluşması, varlığın yeniden ruhlanarak canlanması, çalışmayan bütün organların çalışır şekilde faaliyete geçmesi, akıl denen takdir mekanizmasının oluşması, mücerret olan vücudun bütün organlarının inşasının tamamlanmasıyla çalışır hale getirilmesi bir süreç işidir.

 

İnsanın kişilik vücudu, ancak insan amacı gerçekleştiği zaman yeterli gücünü bulup şahsiyet vücuduyla ortaya çıkıyor. Mühendislik ve mimarlık desteği ile oluşan yapılaşma hiç durmadan devam etmektedir. Devam eden süreçte insan yapısı direnç ve güç kazanmakta, mertlikle sağlamlaşmakta, son olarak da şerefli kişilik yapılaşması ile tamamlanmaktadır.

 

Ancak o zaman insan denen yüce varlık ortaya çıkıyor. Zıtlarla örülü yapıtaşlarıyla oluşan varlığını sevk ve idare etme gücü ve yetkisine sahip oluyor. Her varlığı yerince değerlendirip, hem o varlıkların gülmesine vesile oluyor ve onları memnun ediyor; hem de kendi varlığı olan insanın gerçekleşmesi ile şereflenip, yaptığı sahiplik sıfatının hazzını ve mutluluğunu duyarak gül oluyor. Dikeni olsa bile gülebiliyor.

 

Varlığında bir bütünü hissetmesi, yerli yerince oluşmasının verdiği başarma neticesinde her an huzur insanı olarak karşımıza çıkıyor. İşte bizde de bir insan yapısının oluşması için, o huzur insanının ellerinde en ince şekilde eğitimde, insan yapısı kazanımındayız. Her an şekil almaktayız, kişiliğimiz belirgin halde oluşmakta, şahsiyet kazanıp mert kişilik yapısına doğru yürümekteyiz. Amacımız; şerefli insanlığımıza kavuşmak, bir gül olup, dikenine rağmen gülebilmeyi başarmaktır.

 

İnsan, hayatındaki zorluklar karşısında hiç durmadan mücadele ederek başarı sağlamaktadır. Mücadelenin olmadığı yerde hayat durmuştur. Durağan bir hayatın hiçbir getirisi olmaz, çünkü emeksiz bir kazancın kişiye tat vermesi mümkün değildir aksine hayatı anlamsız kılar.

 

Nerede olursan ol, bir ürün almak istiyorsan, emek harcaman gerekir. Bir şeyin bereketi emek ve çalışmakta gizlidir. Hareket olan yerde bereket vardır. Çalışmadan, emek verilmeden hiçbir şeyin sahibi olunmuyor. Bir şeyin oluşması için bir hareket olması gerekiyor.

 

İnsan ömrü bir gül gibidir, tomurcuklanır, açar ve gidiverir, hiçbir şey anlaşılmaz. Onun için kısa olan ömrünü iyi bir şekilde, anlamlı yaşayarak değerlendirmeli, kendini ispat etmelidir. Kendisine verilen kısa dünya hayatında yaşarken hayatına anlam kazandıranlar, hep gülen insanlardır. İnsanların hayvanlardan farklı tarafı budur. Hayvanlar yer, içer, gezer, çiftleşir, yavru yapar, yavrusunu büyütür. Onların hayatlarının anlamı bu kadardır. İnsan içinse böyle değildir. İnsanın amacı gereği vasfını gerçekleştirmesi gerekir. Şerefli sahiplik adına yaşayıp, insanlığını ispat edip, bir gül gibi hayatını gülerek yaşayıp ayrılmalıdır.

 

İnsan gülünün öncüsü, örneği ve modeli, ilk gülen Peygamber Efendimizdir (sav). O insanlığın ispatını gerçekleştirmiş, hayattan gülerek ayrılmıştır. Bir insan olarak yaşantısında, her şart karşısında kesin kararlı bir mücadele vererek, emekleri karşılığında ürün ve meyvesini almış, amacını gerçekleştirmiştir. Bizlere de örnek olarak insanın nasıl yaşaması gerektiğini göstermiştir.

 

Her asrın gülen bir huzur insanı olduğu gibi, günümüzün de gülen huzur insanı vardır. Çok şükür ki Allah bizlere o insanla tanışmayı nasip etmiş. Kısa ömrümüzde hayatımıza bir anlam kazandırarak, hayattan tat alıp gülerek yaşamamız için; gülen huzur insanın eğitiminde bulunmakta, bundan da mutluluk duymaktayım.

 

      

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz