“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

Yapman Gerekeni Yap

 

Bizim dönemimizde üniversitede, okurken yeni bir kural getirilmişti. Bir dersi ikinci defa tekrar ettiğinde dersi geçemez isen okuldan ilişiğin kesiliyordu. Bu son derece katı ve ağır bir kuraldı ve uygulamaya geçilmişti. İkinci tekrar yaptığım bir dersim vardı geçmek için yoğun bir şekilde çalışmıştım. Bütünlemeye 21 kişi girdik ama 19 kişi geçer not alamadı, bu durum okulla ilişiğimizin kesilmesi demekti. Ancak 21 kişinin girdiği bir tekrar imtihanında 19 kişinin de geçememesi normalde rastlanılan bir durum değildi. Çünkü genelde imtihandan çıktıktan sonra arkadaşlar buldukları sonuçları birbirleriyle karşılaştır ve daha o zaman geçip geçmediğiniz belli olurdu.

 

Ben kâğıdımın iyi olduğundan emindim ve soruları doğru cevaplamıştım. Bu nedenle sonuçta bir yanlışlık vardı. Hemen hocanın yanına çıktım ve kendisine sorulara doğru cevaplar verdiğimi ve geçecek puan beklediğimi ancak son derece düşük bir puan aldığımı ve mümkünse kâğıdımın kontrolünü istedim. Ayrıca bu şekilde dersi geçemediğim için okuldan atılacağımı belirtim, hocam beni dinlemediği gibi kâğıdımın kontrolünü de kabul etmedi. Aynı şekilde tüm arkadaşlarda kendileri için aynı talepte bulundular, sonuç aynı idi. Hoca ısrarla bir yanlışlık olmadığını ve kendisi için konunun kapandığını belirtti. Öylede oldu. Notlar teslim edildiği ve ilan edildiği için bizle ilgili resmi işlemlerde başlamıştı. Bu durumda okuldan atılıyorduk.

 

Durum son derece ciddi idi, boks ringinde yumruk yemiş boksör gibi abandone olmuştum. Ben şimdi ne yapacaktım; aileme ve bana güvenen insanlara ne diyecektim, çevremin yüzüne nasıl bakacaktım, okuyamamış okuldan atılmış bakışları ve sözlerine karşı nasıl dayanacaktım? Daha bunun gibi nice sorular beynimi kemirmeye başlamış büyük bir çaresizlik içindeydim. Gözlerimden yaşlar dışarıya değil yüreğime doğru akıyordu. Haykırmak istediğim halde boğazımdaki düğüm buna izin vermiyordu.

 

Bu durumu babamdan gizleyemezdim, cesaretimi toplayıp babama durumu anlatmaya karar verdim. Kendimi bir babanın hayallerini, arzularını yıkmış onu çevresine karşı mahcup duruma düşürmüş biri olarak görüyordum. Söze nasıl girdiğimi ne söylediğimi tam hatırlayamıyorum, babam anlattıklarımı sessiz bir şekilde dinledi ve hiçbir tepkide bulunmadı. Oysa ben kendisine bu durumda okuldan atıldığımı söylüyordum.  Nasıl bir tepki verecekti, neler söyleyecekti, ya anlattıklarıma inanmaz, ikna olmaz ise o zaman ben ne yapacaktım? Konuşmamı bitirmiş nefesimi tutmuş onun söyleyeceklerini bekliyordum. Benim için bir asır geçen sessizlikten sonra son derece müşfik bir ses ile:

 

- “Evet oğlum durum anlaşıldı, şimdi ne yapman gerekiyorsa onu yap” dedi. Başka hiçbir şey söylemedi. Biraz önce cehennem azabı yaşarken,  şimdi sanki cennetteydim, kendimi kuş gibi hafif ve özgür hissediyordum. Babam bana inanmış ve güvenmişti. Mesaj alınmıştı ve gereği yerine getirilecekti.

 

Hemen önce diğer kalan arkadaşlarımı organize ettim ve bölüm başkanıyla görüştüm. Durumu kendisine anlattım ve yanlışlığın düzeltilmesini istedim ancak bir sonuç alamadık. Bu sefer dekanla görüştüm yine aynı şeyler oldu. Hoca bir yanlışlığın olmadığını ve düzeltilecek bir durumun olmadığını belirtti. Soruları başka bölümlerdeki hocalara da çözdürdük onlarla aynı neticeyi aldık. Cevaplarda hata yapmadığımız konusunda iyice ikna olmuştuk.

 

Bu arada başka bir şehirdeki meşhur bir hocaya soruları götürdüm o da soruları çözdü, çözümleri bizimle aynıydı, hoca kesinlikle kâğıtları okurken yanlışlık yapmıştı. Bu sefer hocaya etki edecek kişileri araştırdım onlarla görüştüm, onların yardımlarını talep ettim. Bazıları ilgilendi ise de yine sonuç alamadım. Bunun üzerine önce rektör yardımcısına çıktım, bütün olanları kendisine anlattım, ardından zorda olsa rektörle görüşüp olanları ona da anlattım. Konuyla ilgileneceğini belirtti. Hocayla görüşmüş ve konuyu çözmesi konusunda kendisine talimat vermesine rağmen hoca rektöre de direnmiş ve yine bir şey yapmamıştı.

 

Son çare bölge idare mahkemesine gittim mahkeme başkanıyla görüştüm. Beni dinledi ve odasında itiraz dilekçesini yazdırdı. Kâğıtlarımız başka bir üniversitede bilirkişi tarafından okunmak üzere dava açıldı. Bu arada yeni dönem başlamış bizim okul ile ilişiğimiz kesilmişti. Mahkeme 6 ay sonra sonuçlandı. Davayı biz kazandık. Konu anlaşılmıştı hoca cevap anahtarını hazırlarken iki soruda hata yapmış ve yanlış sonuca gitmiş, bizlerin kâğıtlarını da buna göre değerlendirmişti. Ancak kendisine bu durum daha önce anlatıldığı halde hatasını kabul etmemiş ve bunu gururuna yedirememiş olacak ki, hatasında ısrar etmişti.

 

Mahkeme sonucu gelir gelmez büyük bir sevinçle tekrar rektörün yanına çıktım, kararı kendisine sundum. Okudu ve gereğini yapacağını söyledi. İlerleyen zaman içersinde okula tekrar kayıt yaptırdım. Artık rahatlamıştım çünkü yapmam gerekenleri yapmıştım.

 

Uzun ve zor bir süreç geçirmiş ve sonuca ulaşmıştım. Bütün bu mücadeleyi yılmadan büyük bir kararlıkla nasıl sürdürmüştüm? Bu gücü nereden almış, yapılması gerekenlerin tümünü nasıl yapmıştım? Beni destekleyen yön veren babamdı. Babamın yaşayışı, temel değerleri ve eğitim içersinde olmasıydı.

 

“Oğlum yapman gerekeni yap” sözü ile babam bana: “Oğlum söylediklerine ve sana inanıyorum, böyle bir durumda senin yanındayım,  seni neden böyle oldu, niye oldu diye yargılamıyorum, sana uzun uzun nasihatte bulunmuyorum, şimdi ne yapılması gerekir ona bakalım. Şunu da biliyorum, sen bunların neler olması gerektiğini araştırır bulursun, sizleri çocukluğunuzdan itibaren, olaylar karşında dirençli, mücadele eden, hemen pes etmeyen, yardımı ancak kendi gücünün üzerindeyse talep eden, olaylara ve kişilere suç bulmayan, kendi gücüne inanan insanlar olarak yetiştirdim. Bundan sonra her ne sonuç olursa olsun bu kaderdir ve bizler yüce Yaradan’a inanıyoruz ve yapmamız gerekenleri ondan ayrılmadan yerine getirelim.” demek istemişti.

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz