“Türk'ün vazifesi, dünyada öncü ve örnekliktir.. ”

Bilmek Ne İşe Yarar

Biz istesekte istemesekte hayat içerisinde belli konuların bilgisine vakıf oluyoruz. Özellikle de bizim çalışmamız olan kişiliğimizi şahsiyetlendirip, şerefe ulaştırma çalışmasında yani yaratılıştan gelen insanlık sıfatlarını açığa çıkararak her hal ve şart karşısında insan sıfatında yaşama eğitiminde insana dair birçok şey öğreniyoruz veya duyuyoruz. Bunların kimini kendi tespitlerimizle, kimini okuyarak veya bir başkasından duyarak elde ediyoruz. Buraya kadar herhangi bir sorun yok. Ancak insanlığın çıkmazı buradan sonra başlıyor. Bizlere küçüklüğümüzden beri bilginin ne işe yaradığı ve bu bilgilerle neler yapacağımız konusunda herhangi bir bilinç verilmedi. Ancak şimdi İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği’nde kendimizi insan etme derdine düştükten sonra eski bildiklerimizi sorgulama ve eksiklerden kurtulma ihtiyacı hissediyoruz. Burada Eğitimcimiz’den öğrendiğimiz o ki, bilgi hayata geçirmek ve kullanmak içindir. Yani insan bir şeyi biliyorum diyorsa, onu uyguluyor demektir. Yani bir insan “yalanın kötü olduğunu bildim diyorsa, yalan söylemiyor” demektir.

 

Bu anlamda bilginin bir işaret olduğunu anlamamız gerekiyor. Örneğin Ankara’ya gideceğiz. Kırıkkale’nin çıkışında “Ankara 70km” levhasını görmemiz bizim Ankara’da olduğumuz anlamına gelmiyor. Ancak biz o işarete itibar eder ve gösterdiği güzergâhta o kadar yol alırsak, Ankara’ya varmış oluruz. Aynı şekilde kişilik eğitiminde de ilke ve gerekler var. Bizler bunları, bizi hedefe ulaştıracak birer işaret olarak kabul edersek, istediklerimize daha kolay ulaşırız. Bu anlamda eğitimin, eğitilmek isteyene yüklediği tek bir sorumluluk vardır: O da öğrenilen şeylerin uygulamaya geçirilerek, doğruluğunun günlük yaşam içerisinde doğrulanması, tespit edilmesidir. Yoksa o doğru, başkasının doğrusu olur ki bunun da bize bir yararı olmaz.



Siz çalıştınız çabaladınız ve maddesel anlamda çok zengin oldunuz. Cebiniz ve kasanız para dolu. Ama hiç harcamıyorsunuz, ihtiyaçlarınızı gidermediğiniz gibi kimseyle de paylaşmıyorsunuz. Bu kadar paraya sahip olmanız ile olmamanız arasında ki fark nedir? Bir insan ki iyiyi, güzeli ve doğruyu bilir, konuşur ama siz yaşamda o güzellikleri göremezsiniz. Bir de iyiyi ve güzeli bilmeyen ve yaşamayan bir insanı ele alalım. O da bu değerleri yaşamıyor. İkisinin arasındaki fark nedir? İkisinin arasında fark yoktur.

 

   
Bize verilen hayat fırsatının amacı; içi dışı bir, gerçek insanı var etmektir. Burada gerçek insan derken Efendimizle örnekliğine şahit olduğumuz Muhammedi Ahlak’ı kast ediyoruz. Sizin öğrendiğiniz bilgiler, ayetler, hadisler veya kıssalar sizi bu ahlaka götürmüyorsa felaketiniz oldu demektir.

 

Sadece bilgiyi öğrenmek bize bir şey getirmeyeceği gibi gerçeğin önünü de kapatabilir. Kutsal kitabımızda öğrenen ama uygulamayan kişi “Kitap taşıyan eşeğe” benzetilmiştir. Bu kadar çok bilgi edinmeye koşmamızın veya öğrendiklerimizin uygulamaya geçmemesinin bize neler getirip, neler götüreceğinin farkında olmalıyız. Aslında hayatımızı adayacağımız ve uğrunda her şeyimizi feda edecek bir ömürlük hedefimiz olmalı.

 

Özet olarak bilmek; yapmak ve yaşamak içindir. Bilgi işarettir. Bize düşen ise gideceğimiz hedefi kesinleştirerek, işaretleri de bu istikamette kullanmak, istikametimizle ilgili olmayan konu ve bilgilerden de uzak durmaktır. Dileğimiz o ki; çok bilen değil, bildiğini değerini duyarak yaşayan olmaktır.

                                                   Deniz Tonga

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D