“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

BAYANLAR AİLE SOHBETİ RAPORU

Bu Hafta Herkes Kendini Okumuş

 

ÖDEVİMİZ    :    “Oku okut döne döne oku…”

 

OKUNACAK KİTABIMIZ   :    “Güçlü olmak için Seçilecek Yol ve Ölçüler”

 

SOHBET ALAN AİLEMİZ  :    Mustafa-Emine GÖKTAŞ

 

Beyler üs katta, hanımlar altta, küçük çocuklarımızda bir odada…Herkes bir biriyle kucaklaşıp hal hatırdan sonra muhabbetle içilen çayların ardından sohbetimize geçildi. Her zamanki gibi Peygamberimize salavatla  başladık.

Hemen ardından ödevlerimizi uygulayan arkadaşlardan görüşlerini alıyoruz.


Ziyade Hanım;


Günlük hayatımızda çok şükür, olumsuzu görüp dil ile ifade etmeyi hallettik. Ama aklımıza bazen geliyor. Söylemiyoruz ama bunun rahatsızlığını da duyuyoruz. Hemen olumluya çevirmeye çalışıyoruz.  Lisanen  söylemek bitti şimdi ise sıra düşünceye geldi.

 

Önceden bunlar normaldi. Hissetmiyorduk bile bu rahatsızlığı. Ama şimdi düşüncelerimizi de düzeltmeye çalışıyoruz. İçten kızmalarımı yenmeye çalışıyorum. Olumsuzluk akla gelince hemen olumluya çevirip zihnimi meşgul etmiyorum çok şükür. Bende kendimi bu hafta böyle döne döne okudum.

 

Genç Kızlarımızdan;

 

Ben  de bol bol kendimi okuyorum. Olaylar karşısında ne hissettim, ne duydum, ne tepki verdim, kendimde onları yakalamaya çalıştım. Bazen acıda olsa insanı kendine getiriyor. Kendindeki olumsuz kaçakları fark edebiliyorsun. Bir şey geliyor aklıma 10 dk. öncesine gidiyorum. Hemen tövbe edip dönüyorum. Tabi bu beni anımdan uzaklaştırabiliyor.

 

Annemle beraber bir şey almak için markete gittik. Orada parayı verirken cüzdanımdaki bozuk paralar düştü ve kasadaki beyefendide o tarafa düşen paraları bana verdi. Ben cüzdanımdaki bozuk paranın miktarını  bildiğim için çıktıktan sonra bir baktım ki 0,25 KR fazla para vardı.

 

Sanıyorum yerde daha önce düşen 0,25 kr fazla para yanlışlıkla bana verilmişti. Ve müthiş rahatsız oldum. 0,25 KR bile olsa benim olamayan para baktım ki benim zihnimi meşgul edecek. Hemen gidip verdim. Üstümden öyle büyük bir yük kalktı ki anlatamam. İnsanın içini duymaması mümkün değil.

 


Gül Hanım;

 


Değerini anlayıp, derinleşmek çok güzel… Neşesini takip etmek ve derinleşmek, yaptıklarımın değerini görmek, fark etmekmiş, asıl olan. Sabırlı olduğumdaki halim, tavrım düşüncemin bana ne getirisi var. Ve bunu fark edip değerini görmek, iyice kendimde oturtmakmış derinleşmek.İşte orada kendimi okumam çok önemli. Hiçbir şey olmasa bile şu an  beni geçmişe götürüyor boş zihin. Yaptığımız işlerde dura dura hissederek, iyice kendimizi okuyup dinleyerek derinleşmek lazım. 

Sohbet Cd’lerimizden birini izlerken orada bir soru sordu Yüce Dost ve hemen bende kendime sordum aynı soruyu. “Memnun musun hayatından?” diye… Ve Evet dedim… evet memnunum. Sayesinde memnun olur olduk hayatımızdan.

 

Gül Hanım bunları söyleyince başkanımız hemen devreye girdi ve “nelermiş sizi hayatınızda memnun eden şeyler? Ustanız neler katmış hayatınıza bakalım?” deyince büyük bir dolulukla Gül Hanım anlatmaya başladı.

 

"Artık hiçbir şeyi yüzeysel almıyorum. Ne yaparsam  yapayım her şeyin benim  bakış açımla olduğunu anladım. Bana kutsalı göstermiş, hiçbir şey yok sen varsın. Ama seninle beraber o kutsalı “ALLAH (c.c), PEYGAMBER (sav.) inancını yüklemiş bana.

Bütün ilişkimi düzenlemiş, ve sen seni var eder duruma gelmişsin. Aynı zamanda da beklentisiz, telaşsız olmuşsun.


Bir konuyu, bir olayı değerlendirmek de de farkımız var. Ustam kutsaldan olaya bakarak değerlendirmeyi öğretmiş bana.

Eksik, ayıp arayan gözler gitmiş, güzeli gören insan olmuşuz. Bütün bunlar günahtan alıyor beni. Bu çok büyük ve önemli bir olgu…

 

Hiçbir ayrım yapmadan konu değerlendirirken Peygamber çizgisine göre yapıyoruz çok şükür…

Önceden bilmeden yaptıklarımı şimdi zevkle, fark ederek yaptığım için daha hızlı şekilde ilerliyorum.

 

 
Maksatları okumak çok güzel, hafif kayma olacağı zaman hemen yön verip, çevirip olumluya aktarıyorum. Dışta değişen bir şey yok ama içte her şeyi değiştiriyorum. Tüm düşünceler gidiyor, yerine yenileri geliyor. Bunun temelinde de kişinin kendisini, anlayışını, inancını değiştirmesi gerekiyor. Bu da sahiplikte oluyor. Kendine sahip olursan herkese de sahipliğini gösteriyorsun. 

 

Tefekkür, oturup seccadeye sus-pus olmak zannedilmiş. Oysa yaptıklarını, ettiklerini, altındaki niyetlerini, karını-zararını tespit etmekmiş tefekkür.
Takdiri övme sanmışız, değerlendirmek, değer biçmekmiş takdir etmek..

 

Eski bildiklerimizi atıp, yerine yenilerini koyduruyor. Hayvani yaşantıdan çekip alıyor, çizgiye, dengeye sokuyor bizi eğitim.

 

Dostu sevdikçe kafamız açılıyor, açılan kafamızla sorunlarımızı çözüyor ve ne işler başarıyoruz. Dah o kadar çok ki bize kazandırdıkları saymakla biter mi?"

 

"Daha nice kazançlar sana ve hepimize Gül Hanım"  diyerek diğer arkadaşlara geçiyoruz.

 

 

Hatun Hanım;

 


İnsan kendini okumak istedikçe her şey ona bir ışık olur. Bir olayda kendini muhasebeye çekmek gerekli.  Mesela dinlediğim bir konuda çok etkilendim ve hemen kendime çevirdim. Sen bir şirketsin, sultansın. Muhasebecinde vicdanın, nasıl muhasebecin senin haklarını koruyup kolluyor, menfaatine hareket ediyor.

 

 Benim vicdanımda beni koruyup kollayıp, olumsuzlardan sıyırıp karımı görmeli. Tabi sultan olan insan ne kadar kendine eğilirse o kadar fark edebiliyor bunları. İnsanın kendini okuması dünyayı okumasıymış. Uyanık olursan. Karşına ne çıkarsa çıksın okuyup ona göre davranıyorsun.
Bizde işte ustamızdan etkilenip güzelliklerimizi büyütüp takdirimizi artırıyoruz.

 

 

Güler  Hanım;

 

Sevginin ayarı da çok önemliymiş. İnsan sevdiğini serbest bırakmalı dedim ve hemen bir kendime döndüm. Çünkü bu konuda hala benliğim vardı işin işinde. İnsan sevdiğini hür bırakmalıymış. Dikkat edince eksi ve artıları gördüm kendimde.

 

Anlayışın artmış ve yaptıranla yaptığın işin şükrüne  geçiyorsun. Birlik, beraberlik ve muhabbetle yapılıyor işler ve daha güzel oluyor.  Sonra kendine güven geliyor . Tavsiyeye uyunca güç geliyor. Benlikler kırılıyor, uyguya geçince. Dostun verdiği güven birbirimize güvenmemizi de sağlıyor. Dolayısıyla başkalarıyla da işin kalmıyor.

 

Beni beğensinler diye yapmıyorsun. Biz dosta eğildikçe, o da bize daha fazla eğiliyor. Başkalarını okumaktansa kendini okumak, zihin karışıklığını da gideriyor. Başka şeylerle de ilgilenmiyorsun. Kusur da görmüyorsun o zaman. Ben idare edilen değil, idare eden olmalıyım diyorum. Eşimi ve çocuklarımı da o yolda görüyorum. Onları da o yolda görmek beni doyuruyor.

 

 

Yadigar Hanım;

 

Güçlendiğimi gördüm. Uygulamanın verdiği gücü gördüm. Bu gücü de en yakınlarıma kullanmaya başladım. Kendimde o gücü görmesem , onlarla da ilgilenmezdim. Yakınlarımızla ilişkilerimizde bu yönde ilerliyor çok şükür. Bunun da kaynağı belli. Eğitim ve eğitimcimiz…

 

 

Neslihan Hanım;

 

Okumak nedir dedim kendime. Zahiri anlamda harfleri bilip okursun. Kendimi okumakta da ise özünü bilmem gerektiğini hissettim. Bir olay oldu. Orda hangi alfabeyi kullanacağım, orada nasıl davranacağım diye düşünerek bakmaya çalıştım olaylara. Şu durumda benim niyetim ne, onu anlamaya  çalıştım. Bir olay karşısında kendimi yokluyorum. Olay anındaki hareketim bana öze inip maneviyata eğilmeyi gerektiriyormuş.

 

 

Emine Hanım;

 

Bir durumda hemen kızdığımda kendime dönüp benliğimi fark ediyorum ve hemen  kendimi toparlıyorum. Gün içinde bol bol çocuklarımı okuyor anlamaya çalışıyorum. Eğitimde olmak çok güzel. İnsanın kendini kontrollü yaşaması çok güzel.

 

 

Sevinç  Hanım;

 

İç dünyamı okumaya çalışıyorum. En yakınımdakine yön verdim ve kırgınlığı bitirdi. Bir yerden bir yere aracımızla giderken yolda birilerini alıp bırakıyoruz gidecekleri yere. Güzellikleri görmeye çalışıyorum. Hastanede herkes sanki bana yardım için çalışıyordu. Ben güzel görüyorum ya oradan da güzellikler yansıyordu bana yani benim düşüncem nasılsa hayatıma o yön veriyor. Çok güzel eğitimli ve şükürlü olmak.

 

 

GÖRDÜKKİ BU HAFTA HERKES, KİTAPLARIN YANISIRA BOL BOL KENDİNİ OKUMUŞ.

 

“Gönülden anlayabilsek
         Mevla’yı bir sevebilsek
                Bed görür mü hiç bu gözler,
                       Ettireni bilebilsek…… “    A.K. DURU

 

    

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz