“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

Arkadaşımın Not Defterinden

 

Ocak ayı 2010. Mevsim kış. Kış dediysem de siz şekle bakmayın. Ağustos ayının sıcaklığı bile, bizim beraberken hissettiğimiz ve yaşadığımız anın yanında soğuk kalırdı.

 

Arkadaşlarımızın gözlerinden çıkan kıvılcımlar çakmak çakmak etrafı aydınlatırken, içimizi ısıtırken kucaklaşmalarda cabası. Her buluşmamız sanki bir bayram havası.

 

Başkanımızın besmelesiyle şöyle bir toparlanarak, sohbet moduna girdik. Hepimiz kendimize zihinlerimize çeki düzen verip, gözlerimizi bir noktaya diktik.

 

Evet dedi başkanım, “bu haftaki konumuz, uygulama ödevimiz “ şükür” dü.


Nasıl geçti uygulamalar herkesten alalım”, derken  kalbimin atışını anlatamam.

 

O anda baktım aynı heyecanla Döne ablam atıldı hemen. Yerinde duramadığına göre güzel şeyler anlatacaktı. Gelin onun ağzından dinleyelim.

 

Ben bu hafta özellikle bir olayla, bu ödevi çok güzel yaşadım. Kızım geçen hafta hasta olduğu için sohbete gelememişti. Bende evden çıkarken balkondaki çamaşırları toplamasını söylemiştim.

 

Sohbet bitipte eve döndüğümde, arabadan iner inmez gözüm balkondaki çamaşırlara ilişti.

Çamaşırları görünce eyvah! İs koktular deyip,kızıma söyleyeceğim lafları bir bir hesap edip, peş peşe düzerken, hangi dünyada yaşadığımın farkında dahi değildim.

 

Takii, sohbetteki konuşmalarımız, kararlarımız ve ustam aklıma gelene kadar.


Bir eyvah! Daha çektim. Ama bu islenen çamaşırlar için değil, kendi zihnimi kirlettiğim içindi.

 

Şöyle bir işin temeline baktığımda esas sıkıntı, çamaşırların is kokmasından ziyade benim sözüm nasıl tutulmaz düşüncesindeydi.

 

Ama bunu önceden fark etmiyordum. Karşı tarafın durumunu hiç düşünmeden “nasıl olurda benim sözümü tutmaz” diye kendimi kızgınlığın içine atardım.

 

Şimdi bir sürü eğitim ilkeleri tek tek aklıma geldi. Anlayış göstersene, o kız hasta değilmiydi. Hem ayrıca o,  gireceği sınavın derdinde unutamaz mı? Hani ayıpları örtücü olacaktık, hani kızmayacaktık?

 

Anında harekete geçtim. Çamaşırları toplayıp kızıma göstermeden katladım. Onun kini hemen dolabına yerleştirdim.

 

 Mesele onun hatasını anlaması, mahcup olması değildi. Mesele benim aldığım kararlara uygu ciddiyetimdi. Ohh! Dedim. Çok şükür. Çabuk toparladık. Kızım ertesi sabah “ anne çamaşırlar” dedi.


Olsun kızım onlar iyiler sen nasıl oldun? Dedim.
Dedim ama, bu genişliği, bu rahatlığı, bu anlayışı, içinde bulunduğum kişilik eğitimiyle kazandım. Eğitimcime sonsuz şükranlar…

 

       Gül Asiloğulları

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz