“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

HAYAT ZITLARLA KAİM

 

3. Hafta

17-23 Mayıs 2022    

 

 

Konu: HAYAT ZITLARLA KAİM

 

Bu ayla birlikte kendimizle yüzleşiyor, gördüklerimiz karşısında moral bozmak yerine daha çok gayrete ve gelişme hızına düşüyoruz. Kendinden bihaber hayal ve zan dünyasında gerçeklerden uzak yaşamayı hangimiz isteriz ki?

 

Doğrunun ve güzelin takdirini yapabilmek için mutlak zıttıyla kıyaslamanız gerekir. Gündüzün güzelliği ancak gecenin varlığıyla ortaya çıkıyor. Peki ya mertliğin değeri sahtekârlık olmadan anlaşılabilir miydi? Samimiyetin güzelliği ikiyüzlü insanların varlığıyla ortaya çıkmıyor mu?

 

Öyleyse hayat zıtlarla kaim. Mis gibi koklayıp yediğiniz domates ve salatalığın altında onu lezzetli yapan belki iğrenerek baktığınız hayvan gübresi. Güzelliğine hayran kaldığınız gülü koklarken dikeni de elinize batmaz mı? Ama hiçbir zaman güle kızıp da canımı acıttın diye elinizden fırlatıp atmazsınız. Hatta kendinize söylenirsiniz, niye dikkat etmiyorsun diye. Ah bunu bir de insanlar için yapabilsek…

 

Her şeyin yaratıcısı ve sahibi Yüce Mevla diye söyleyip kabul ederken şerrini ve şeytanını da içinden ayırt edebilir miyiz? Bizi ne güzel tarafına seçmiş Rabbim diye sonsuz kere hamd ederken şerrin tarafına vesile olanları da ayıplayamam, kınayamam. Belki Yüce Mevla onları kader kurbanı yaparak doğrunun ve güzelin değerini açığa çıkarıyor. Ağzı dualı ve güzel sözlü insanın değerini küfürbaz insanla anlamıyor muyuz? 

 

Mesele burada bizim hangi tarafı seçip oranın işleyişine vesile olmamızdadır. Allah’u Zülcelal işini bütün yarattıklarıyla yapacaktır. Ben hangi tarafına talip olmuşum ve hizmet ediyorum, onu kesinledikten sonra kader kurbanı yaptığı hiçbir varlığını da küçük göremem, kınayıp ayıplayamam. Rahman tarafına seçtiği kulları uyansın diye olumsuzlukları hem yaptırır hem de yaptırdığına hesap sormaz.

 

“Seni eşrefi mahlukat olarak görmek istiyorum. Kendi değerini gör diye karşına bir sürü zıtlıklar da çıkarıyorum. İbret alman için kötüler, örnek alman için iyiler önünde mevcut. İşte bütün bunlar içinde sana hesap sorarım.” diyor tabiri caizse…

 

Mülk onun, kâinat onun. İstediğine sorar, istediğine sormaz. Bunu bilemediğimden her an bana hesap sorulacakmış gibi hareket ederim. Erenlerden birine sormuşlar, sen bu hâle nasıl geldin diye. O da “Yalancıdan dosdoğru konuşmanın değerini, cimrinin hâlinden cömertliğin güzelliğini, edepsizlerden edebin kıymetini gördüm, kendim öyle yapmamaya çalıştım.” demiş.

 

“İbret için dahi olsa kötü örnek verme.” diyen bir fikri çalışmanın içerisinde iyinin ve güzelin yaşayıcısı, taraftarı olmayı öğreniyoruz. Bunun akabinde tam zıttı olanları da kınayıp ayıplamadan, bütünlüğün bir parçası olarak görüyor, kendi yerimize şükrederek sadece ibret alıyoruz.

 

Bizim dünyadaki görevimiz, eksikleri kusurları dedektif gibi araştırıp hataları deşifre etmek değil. İyinin ve güzelin yaşayarak örnekliğini yapmaktır.

 

Bir arkadaşımız anlatmıştı; “Şehirlerarası yolculuk yapıyoruz. Birden arabamızın lastiği patladı. Bir baktık ki çivi girmiş. Yavaş yavaş giderken 200-300 metre ileride bir lastikçi gördük ve sevinerek lastiğimizi değiştirdik. Bu arada dikkatimi çeken iki arkadaşın hâliydi. Biri “Allah’ım çok şükür kulunu darda koymuyorsun, patlatan da sen, tamirciyi karşımıza çıkaran da.” diye minnetle söylenirken diğerinin verdiği tepki ise beni hayrete düşürmüştü. “Kesin, yollara çivileri lastikçi dökmüştür, para kazanayım diye.” Adamın günahını aldın gitti. Nasıl bu kadar emin konuşabiliyorsun? dedim ama ne yazık ki insanın damarlarına güzeli görüp çıkartmak değil de suizanlar içerisinde karamsar yaşamak işlemişse her yerde bunu neşrediyor.”

 

“İyi-kötüde kalan yâri ağyari bilmemiş,

 

Âlemde eksik gören dost kokusu almamış.” der Yüce Dost.

 

Haftamızın başında da belirttiğimiz gibi esasında yaratılan içinde kötü ve yersiz diye hiçbir şey yoktur. Her şey zıddıyla var iken hepsinin de değeri yerine göredir. Bize düşen zehri dahi şeker yapabilecek bir olgunluğa erişmek iken hâlâ eksik taraflarda kalmak çok şey kaybettirir.

 

Bakalım biz de bu hafta kendimize. Buyurun yine yüzleşme zamanı… Biz, Allah’u Zülcelal’in hangi tarafındayız? Kendimizi nerenin kurbanı etmişiz? İyinin, güzelin, rahmetin mi, yoksa kötünün, şerrin, şeytanın mı? Ona göre istikametimiz doğru yol bulsun…

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz