“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

YAPICI TENKİTTEN NE KADAR HOŞLANIYORUM?

2. Hafta

10-16 Mayıs 2022

 

Konu: YAPICI TENKİTTEN NE KADAR HOŞLANIYORUM?

 

“Kızım (oğlum) kaç defa söyledim, niye böyle yapıyorsun?”

 

Eleştiriye tekrar bir eleştiri yanıtıyla cevap veren zihniyet, “Sen de hiç görmüyorsun zaten anne, ne zaman sana yaranabildim ki!” dediği anda kendi gelişimine direk balta vuruyor.

 

“Komşum, şu ayakkabıları içeri alsana, gelip geçerken rahat olmuyor.”

 

“Vay, kaba adam böyle mi söylenir, nezaketten haberi yok.” diye size sunulan eleştiriye üst perdeden cevap vermek yaptığınıza bir gerekçe mi olur? Evet, söylenen söz doğru. Yaparsam ben incelik kazanacağım. Bunu söyleyenin ifade tonajı, yaklaşımı önemli mi?

 

“Çok fevrisin arkadaşım. Bak haberin olsun, kalpleri kırıyorsun.”

 

“Hiç de öyle değil. Sen sanki çok farklısın. Önce kendine bak.”

 

Hemen mazeret üretip karşıyı yargılamak yerine kendine dönen insan eksikleriyle yüzleşir, hatta fark edebildim diye şükredip düzeltme gayretine girer. Aslında karşıya da bir özür borcu olduğunu anlar. Nitekim onun vesilesi ile uyanmıştır.

 

“Hayatım, şu tıraş takımımı neden her seferinde yerinde bulamıyorum. Lütfen biraz düzen-intizam!”

 

“Sen sanki çok düzenlisin, arkanı toplamaktan bir hâl oluyorum.” diye yine eleştiriye eleştiriyle karşılık vermek kime ne kazandırır acaba? Kontrol edelim tepkilerimizi. İşte yüzleşmenin başka bir kısmı.

 

Ne kadar kendime dönüp kabullenebiliyorum, söylenenler doğru mu acaba diye ne kadar öz eleştiri yapabiliyorum? Doğru da olmayabilir. Karşı taraf yanlış da fark etmiş olabilir. Bu benim de onu suçlayıp tenkit edeceğim anlamına gelmez.

 

Bizim maksadımız ne, bunu çok net anlayalım bir kere. Kendimizi geliştirmek gibi bir derdimiz varsa eğer, eksik ve hatalarımızın üzerine gider, bunu kimin ve nasıl söylediğini hiç önemsemeden düzeltmek için fırsat biliriz.

 

Belki de benim normal görüp yıllarca farkında olmadığım bir tarafımı yakınımdakiler fark edip dile getirebilir.

 

“Hadsizler!” deyip geçebilirim ya da “Doğru olabilir, şuna bir dikkat edeyim. Söylemese ben bir ömür belki de yanlışın içinde gidecektim.” diyerek kendimi kâra da çevirebilirim.

 

Eleştirdiği sözün doğruluğuna hiç bakmadan “Başkalarının içinde benim izzeti nefsimi nasıl küçük düşürürsün?” hezeyanı kendimize yaptığımız gurur yüzünden bizi bize gösterir mi acaba?

 

“Sen yapma kardeşim!” derler, hoşuna gitmediyse başkalarının içinde kimseyi küçük düşürme. Oradan bir hisseni al kendine. Diğer taraftan, o insanı bu kadar galeyana getirecek ne yaptın bir bak bakalım. Meseleyi çözüme ulaştırmak maksadıyla bakarsak mutlak doğru olanı görürüz. Bencillik kılıfıyla devam ediyorsak, yine suçlarız, yine suçlarız.

 

“Ben hak etmedim. Bana yapmamalıydı. Haksızlığa uğradım.” ifadeleri seni bencillik dünyandan dışarı çıkarabiliyor mu? Onun dünyası ona zarar. Gördüğü eksiklik, yaptığı tenkit onu mutsuz eder. Ama sen diyorsun ki tek başına mutsuz olma. Ben de sana kızayım beraber cehenneme girelim. Akıl kârı mı?

 

İşte yine yüzleşme zamanı…

 

Hayatımızın içine bolca eğilip kendimizi kontrol edelim. Ne kadar yapıcı tenkitten gelişmek adına hoşlanıyoruz, ne kadar sinirlenip biz de aynısını karşı tarafa yapıyoruz?

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz