“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

TARİHİ GERÇEKLER -25

 

 

 -Türk tarihinde yemek kültürü nasıldı?

 

Orta Asya’da yaşayan Türklerin ana yemekleri, hamur işleri, süt ve süt ürünleri, et ve etli yemeklerden oluşmaktaydı ve en çok koyun eti tüketilmekteydi. Eti ateşte, yağda kızartarak, tandırda pişirerek, daha pek çok şekilde pişirmişlerdir. Kebap kültürü dünyaya Türkler vasıtasıyla yayılmıştır. (M.Tezcan)

Türklerin çok bol etleri olması nedeniyle bunu uzun süre kullanmak amacıyla konserve tekniğini keşfetmişlerdi. Çin’e ihraç edilen malların başında konserve etler gelirdi. (İ.Kafesoğlu)


Türkler hayvancılıkla beraber kümes hayvancılığına da yönelmişlerdir. Çünkü kümes hayvancılığı onların daha hızlı ve kolay et ve yumurta ihtiyaçlarını sağlıyordu. Deniz ve göl kenarlarında yaşayanların temel besin kaynaklarından biri de balıktı. (A.köymen)

 

- Eski Türk yemekleri neler idi?

 

Eski Türk yemeklerinden bazıları şunlardır. Akıtmaç, bulamaç, keşkek, höşmerim, tarhana çorbası, samsa, tutmaç, yufka, kebap, sucuk, pastırma, kelle paça, işkembe, süt, yoğurt, meyve sebze.

 

-Bu yemekler hakkında biraz bilgi verir misin?

 

Akıtmaç: Sütün unla karıştırılıp sacda pişirilmesiyle yapılan hafif hamur yemeği.

Bulamaç: Un, yağ ve yoğurtla yapılır.

Keşkek: En iyi buğdaydan ve etle pişirilerek yapılır, üzerine kırmızı biberle eritilmiş yağ dökülerek yenir.

Höşmerim: Peynir tatlısıdır. Yağ ve şekerden de yapılır.

Samsa: Kuru bohça şeklinde bir hamur yemeği.

Tutmaç: Türklerin meşhur yemeği olarakbelirlenmiştir. Yumurtalı hamurdan yapılmış yufka, et, tereyağı ile yapılan bir yemektir.

Kebap: Daha çok kuzu veya oğlak etlerinin ateşte kızartılmasıyla yapılan yemek. Yüzlerce çeşidi vardı.

Sucuk: Orta Asya’nın uzun süren kış aylarında tüketmek için et başta olmak üzere pek çok besini muhafaza etmenin yollarından biri olan sucuk da bu dönemde yenmek için icat edilmiş bir yemek şekliydi.

Pastırma: Akına giden savaşçılar, dilimlenmiş ve tuzlanmış etleri deri kılıflara doldurup atlarının eyerlerinin altına sıkıştırırlar, bu şekilde pastırma elde ederlerdi. Uzun süreli savaşlarda, göçlerde ve kuraklık dönemlerinde hiçbir şekildebozulmayan bu yiyecek, eski Türklerin başlıca besinlerindendi.

Kelle paça işkembe: Kelle paça işkembe yine bu dönemin yemeklerindendi. Beyin, kesilen koyunun en makbul yeri sayılır ve ağır misafirlere ikram edilirdi.

Yufka:Yörüklerin, Türkmenlerin ekmeğidir. Sac üzerinde yapılan mayasız ekmektir. Göktürk Kitabelerinde yufka “yufka” diye geçmektedir.(M.Eröz)

Süt: Türklerde süt çok fazla tüketilmesinin yanı sıra son derece de kutsal kabul edilen bir içecek idi. Sütün kaymağını yufkaya sarıp yerlerdi.

Yoğurt: Yoğurdu hamur işlerine döküp yiyorlar bazen de sütle karıştırıp bir yemek yapıyorlar, sulandırıldığında da ayran oluyordu. Ayrıca çorbası ve peyniri de yapılıyordu. Yoğurttan tereyağı elde ediyorlardı. Yağı alındıktan sonra da çökelek yapıyorlardı.

 

-Bu anlatılanlardan anladığım et, süt ve hamur işlerin bu dönemde ortaya çıktığı.

 

-Evet atalarımızın icat edip ortaya koyduğu bu ürünler bugün de aynı şekilde tüketilmektedir. Sütten yoğurt yapılması, tereyağı elde edilmesi, peynir yapılması hep bu dönemin ürünleridir.

 

-Aynı dönemde diğer toplumlar bu yiyecekleri biliyorlar mıydı?

 

M.Ö 3000’li yıllarda Asya’da sürü hâlinde manda beslendiği biliniyor. Avrupa’nın ehlileştirilmiş koyun ve keçiyle tanışması ancak orta Asya’dan iki bin yıl sonra olmuştur. Türkler tereyağını icat edip kullanırken Avrupa ancak beş yüz sene sonra tereyağıyla tanışabilmiştir.

Çinliler ve Japonlar da bu dönemlerde süt ve süt ürünlerini tüketilecek ürünler arasında kabul etmiyorlardı.

Türklerin yeme kültürüne getirdiği yeniliklerden biri de “küflü peynir” idi, yapısındaki küften dolayı bu vücutta penisilinin görevi üstlendiğinden hem beslenme hem de tedavi amaçlı tüketiyorlardı.

Türk ordusunun veya toplulukların uzak yerlere gidebilmesi ve hareket edebilmesi yanlarında bulunan konserve et, küflü peynir ve yufka gibi temel yiyeceklerin bulunması sayesinde kolayca gerçekleşebilmekteydi.

Yufka ekmek icadı da Türk insanının karnını doyurmasına yönelik oldukça pratik bir ekmek türüydü. Bir yerden bir yere giden insanlar acıktıklarında hemen unlarını çıkarıp suyla hamur yapıp sac üzerinde pişirip yiyebiliyorlardı. Hatta seferdeki askerler sac olarak kalkanlarını kullanıp ekmek pişirebiliyorlardı.

 

-Bütün bu yemek kültürünün sosyal hayatta yansıması ne olmuştur?

 

Bu beslenme şekli ile Türk toplumu aç kalma ve karnını doyurma endişesi yaşamamıştır. Bu durum onun sosyal yapısı güçlü bir toplum olmasını sağlamıştır.

 

Kısaca Türklerin bu yiyecekleri, vatandaşının refahına ve devlet düzeninin devamlılığına katkı sağlayan temel besinler olmuştur.

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz