“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

İNSANI HAYVANDAN AYIRAN FARKLAR

4. Hafta

24-30 Temmuz 2021

 

Konu: Hayvan Yaşantısı

 

İNSANI HAYVANDAN AYIRAN FARKLAR

 

 

Hayvan edep-haya bilir mi? Çıplak gezer, yatak odası diye mahrem olgusu yoktur. İstediğini istediği zamanda yapar, kimseye hesap verecek bir durumu olmadığı için anlık zevkleri adına yaşar.

 

İnsan ise, mahrem yerlerini örterek hayvandan ayrılır. Zevklerinin peşinde koşmaz, ölçüsü, tartısı vardır. Yanlış bir şey yaptığında yaşadığı yüz kızarıklığı, onu hoyratça yaşayan hayvandan ayırır. Yine istediği zaman istediğini yiyip, içip sonra da olduğu gibi bırakarak el-ağız temizliği bilmeden yaşayışına devam eden hayvanla benzer yanımız olabilir mi? Modernlik adı altında bütün hijyen kurallarını çiğneyerek ayakkabıyla eve girer, yer içer, yatar, kalkar, hiçbir şeyi temizleyip düzenlemeden çekip gider.

 

Bu yaptığını hayvanlar yapıyor dersen sana aslan kesilir. Ben insanım, yaşayış olarak onlardan farkım olmalı, diyebilmesi için ihtiyaç hissetmesi gerekir. Hayvanlar sürü halinde yani karışık hep birlikte gezerler, yatarlar, yaşarlar. Deniz kenarına kendini atıp çıplak yan yana yatan zihniyet acaba modernizmle nasıl bağdaşabilir? Esas neye benzetilebilir? İnsandaki haya duygusu kendini korumaya aldırır.

 

Ailesine sınırlar çizer, başkalarının zihninden geçeni görüp müdahale edemeyeceğine göre kendi kalbini ve zihnini korur. 15 Ne olacak, hepimiz kardeşiz zihniyetiyle hep bir arada olan arkadaşlar, aileler sonrasında pek çok sıkıntıya sebep olacak olayların içinde kendilerini buluverirler. Diğerinin senin eşin hakkında imrenip iç geçirmediğini nereden biliyorsun? Biz kardeşiz diyen gençlerin bir araya gelip koklaşan hayvanlar gibi her şeyi normal kabul ederek sonra tuzağa düşürüldüğünü hepimiz biliyoruz.

 

Demek ki insana yakışıyor iffet, namus, haya duyguları... Peki, siz hiç aç kaldığında veya karnını doyuramadığında oturup ağlayan, birilerini suçlayan hayvan gördünüz mü? Bugün aç kaldıysa yarın hiç kimseye bakmadan, anne babam niye destekçi olmuyor demeden mücadelesini verir, ihtiyacını karşılar. Oturup beklemez, çaresizlik ve acizlik içerisinde kıvranıp şikayetlenmez.

 

İnsanız diyorsak eğer ondan daha da farkımızı ortaya koyup maddi-manevi tüm ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılayıp etrafımızdakilere de destekçi oluruz. Peki, siz bir araya gelip de diğer bir arkadaşını çekiştiren, arkasından konuşup beğenimsizlik yapan hayvan gördünüz mü? Bir hayvanın diğerine özendiğini, onu taklit ettiğini gördünüz mü? Göremeyiz çünkü onlar yapılarının gereği neyse onu yaşarlar, tek bir sıfattan dışarı çıkmazlar. İnsana öyle bir yetki verilmiş ki kendinden aşağı bütün sıfatların durumuna da düşebiliyor, hepsinden sıyrılıp tek bir insan sıfatında da yaşayabiliyor. Tercih tamamen bizim. Bizi hayvandan ayıran en büyük ayracımız da bu.

 

Değer yargısı verilmiş, seçim hakkı sunulmuş, nasıl istersen öyle yaşa, ama sonucuna da katlanırsın denilmiş. 16 Hayvan tek sıfatta yaratıldığı için onun dışına çıkmadan yaratıldığı yere dayanarak yaşar. İnsan ise eğer yaratıldığı yerden Allah’a (c.c.) dayanmazsa pek çok şeye dayanmaya başlar. Mesela derse ki “Ben, maddem yani param olursa her konuda rahat ederim. Her sahada güçlü olurum, kimse bana dokunamaz.” Onun dayanağı belli olmuştur. Ağzı Allah dese de kalbinde madde sevgisi, dayanağıdır. İster camiden çıkmasın ister kiliseden, ister Kâbe’den çıkmasın, ister ilahiyat profesörü olup fetvalar versin.

 

Kişi kalbini dolduran değerlere tapar ancak. Hayvanda görebilir misiniz, madde, makam, şan, şöhret sevdasını? O sadece hayatta kalıp karnını doyurabilmek için yaşar. Yaşamak için gözünü kırpmadan öldürür. İnsan ise yaşatmak için yaşar. İşte hayvanla benzer taraflarımızı ortaya çıkarıp, bazı yerlerde örnek alarak kendimizle kıyaslama imkânı sağlayacağız. Onun gibi çıkar dünyasında, makamıma ya da parama dayanarak kaybetmemek için her şeyi mi yapıyorum? Ya da sadece gerçek değerler adına yaşayıp bunu da etrafıma yaşatmak için mi yaşıyorum? Biz insanız…

 

İnsana yakışır tek sıfatta yaşamak zorundayız. Kur’an-ı Kerim’de yaratılmışların en şereflisi diye bahsedilen insanın şerefine yaratılmıştır bütün mahlukat. Ey İnsan! Kâinat yaratılıp emrine verilmiş, sahipliğini yap, adalet ve ihsan üzere yönet diye yetki de verilmiş, peki sen neredesin? Yüce Yaradan’ın yeryüzündeki halifem diye şereflendirdiği insan, kendi aslına dönüp sadece kendi sıfatıyla yaşamak zorunda. Bu zorunluluğu hisseden bahtiyar insanlar olarak değişim ve gelişim yolculuğuna çıktık. Bütün kardeşlerimize azimli, gayretli yolculuklar dileriz….

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz