“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

EŞYA DEĞİL İNSANIM

4. Hafta
24-30 Haziran 2021
Konu: Eşyalar Gibi Beklemeyelim

 


EŞYA DEĞİL İNSANIM

 


İnsanca yaşayışın önüne geçen engellerden birisi de eşya tipliktir diyebiliriz.

 


Hep beklerler ki etrafından birileri onları harekete geçirsin. Geçen haftadan, öğrendikleri işi sağlam yaparlar ama onları hep takip edip yönlendirmeniz gerekir, demiştik.

 


Gölgeler gibi batıl inanışları, uğurlu uğursuz takıntıları, muskaydı faldı umutları yoktur. Eşya tiplere, talep etmedikleri sürece, bunların etkisine ne kadar inanmışlarsa o kadarından dışarıya çıkarıp daha inceliklerini öğretemezsiniz.
Kendisine söylenenin dışında ötesini düşünemeyen eşya tipe güzel bir örnektir Ayaz’ın hikayesi.

 


Bir gün beylerden birisi Sultan Gazneli Mahmud’a “Bu köleye neden otuz köleye verdiğin maaş kadar maaş veriyorsun?“ diyesorar. Gazneli Mahmud, “Biraz bekle anlarsın.” der ve yanındaki hizmetçilerden birisine uzaktaki bir kervanı göstererek:

 


“Git sor bakalım bu kervan nereden geliyormuş?” diye gönderir. Adam geri gelerek “Rey’den geliyorlarmışSultanım!” diye cevap verir. Sultan “Peki nereye gidiyorlarmış?” deyince adam “Sormadım Sultanım!” der.

 

 

Sultan başka birini yollar. Yemen’e gidiyorlarmış cevabını getirene “Yükleri neymiş?” diye sorunca bir cevap alamaz. Birisini de ne yüklediklerini öğrenmek için yollar. O adam ise, “Her cins malları varmış ama en çok kâse taşıyorlarmış.” diye cevap verir. Ama Sultan’ın “Rey’den ne zaman çıkmışlar?” sorusuna cevap veremez.

 


Sultan’ın gönderdiği otuz adamın otuzu da tam cevap veremezler. Bu defa Sultan, Ayaz’ı çağırtır. “Ayaz, git bakalım bu kervan nereden geliyor, öğren.” der.

 


Ayaz gelip cevap verir, “Kervan dün sabah Rey’den kalkıp buraya gelmiş. Yolları Yemen’e doğru. Yükleri ise kumaş, kâse ve diğer şeyler. Kervanda şu kadar at, şu kadar deve, şu kadar katır, şu kadar tüccar, şu kadar, köle var. Muhafızları şu kadar, silahları şunlar, şu kadarı atlı bu kadarı yayan. Şu yollardan geçip, o yollardan gidecekler diye otuz kölenin vermediği bilgiyi verir.

 


Sultan yanındaki beye dönerek;
“Ayaz’a neden otuz kişilik ücret ödediğimi anladın mı şimdi?” der.

 


Evet, sıfatımıza uygun insan olarak yaşayışımızın önüne geçen engeller, hatta yol kesicilerdir bu vasıflar. Bunları hayatımızda ince ince tespit edip kaçak noktaları belirlersek kendimizi aldatmadan yaşadığımız gibi aldanmayız da.
Karşımızdaki insanların hemen durumunu tespit eder, “Aman bu gölge, buna güven olmaz veya tipik bir eşya şimdi hep bekleyişe girer.” diyerek ona göre önlem alırız.

 

Yoksa hayatımız baştan sona aldanmalar, hayal kırıklıkları ve pişmanlıklarla geçer gider.
Bu tipleri tanıtmamızın sebebi onların reklamını yapıp anlatmak değil, çıktığımız şerefli sahip insanlık iddiası yolunda yolumuzu kesen engelleri ortadan kaldırmak içindir.

 


İnsanlık yolunun yolcusu, yaşayışının her anında insan olarak sadece kendine yakışanı yapmakla mükelleftir. “İnsanım Elhamdülillah, bu bana yakışır” diye kalkış yaparken, eşya tipler ise “Onun yapması lazım, bunun görmesi lazım, şunun takdiri, bunun sevgisi...“ derken bekleyişle ömürleri geçer.

 


“Ben eşya mıyım, maddi-manevi ihtiyaçlarımı ben karşılayamaz mıyım? İlgiyi, beğeniyi, sevgiyi, kabulü niye hep dışarıdan bekleyeyim? Niye hep başkaları beni idare etsin, yönlendirsin? Benim aklım, fikrim yok mu? Sahipliğim yok mu? Kendimi kendim geliştiremez miyim? Kendi eksiğimi kendim fark edip harekete geçemez miyim? Şerefli sahip insanım diye iddiam var bir kere, ben yerimde duramam, taassup içerisinde kalamam. Bu iddiamı her an ispata hazır olmalıyım. Unuttuğum anda sahiplik tahtından düşerim.” diye şahlanıp eyleme geçelim...

 


Her şey insan için değil mi? Eşyası, bitkisi, hayvanı hepsi insan kullanımına, hizmetine sunulmuş. Sen onlara benze de onların seviyesine in denilmemiş. Her şeyiyle onları tanıyacağım ki yaradılış amaçlarına uygun kullanabileyim, kendime hizmet alabileyim.

 


Bütün yaratılmışa sultan olarak, sahip olarak gönderilmiş yetkili insan vasfıyla yeniden başlıyorum hayatıma. Ne gölge ne de eşyayım! Bütün mevcudiyetimle insan olmaya koşuyorum. Allah (c.c.) beni nasıl eşsiz yaratmışsa tekrar o yaradılış kodlarıma dönme mücadelesi veriyorum.

 


İnsanım... Öyleyse insanca yaşamak bana yakışır. ŞEREFLİ-SAHİP insan olma yolunda hepimizin azmi daim, sabrı kaim, mücadelesi keskin olsun. Âmin...

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz