“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

CAN DOSTLAR KÜME RAPORU EĞİTİM PLANI İKİNCİ HAFTA (Mayıs)

 

Okunan kitap: DÜNYAYI HAYVANLAR İDARE EDİYOR

 

 Duygu Hanım: Gerçek değerlerin asla eskimemesi, aynı hisleri her düşündüğümde hissettirmesi kadar gerçek bir şey yok. Şimdi düşündüğümde bile ilkokulda arkadaşımın beslenmesini unutması üzerine tüm yemeğimi ona vermem beni çok mutlu ediyor ve duygulandırıyor. Aradan kaç sene geçmiş ama duygular aynı.

Yapıcı tarafın adamı olmak, sürekli bardağın dolu tarafını görmek büyük bir ayrıcalık... Çok şükür ki eğitimimiz sayesinde bizler de bu ayrıcalığa sahibiz. Bunu gün geçtikçe daha iyi anlıyorum. Etrafımdaki insanların hiçbiri eğitimimizde değil. Bambaşka bir çevrem oldu ve görüyorum ki her kafadan bir olumsuzluk her kafadan bir ses çıkıyor. Özellikle şu an dünyamızda olan olaylardan dolayı herkes bir şikâyet içerisinde. Kimse memnun değil. İki güzel şey söylese de arkasından on tane eleştiri geliyor. Ben de inatla onların yanındayken dolu tarafından bakıp yıkıcı olmamaya, olumlu tarafından bakmaya ve onları da alıp yönlendirmeye çalışıyorum. İçim, ruhum kabul etmiyor şikâyet etmeyi. Ya bitmez oldu bu hastalık, mahvolduk diyorlar. Bak bu hastalıktan ailesini kaybeden nice insanlar var, bizler sağlıklıyız ve kimseyi kaybetmedik diyorum ve hemen değişiyorlar. Eskiden bu konularda çekingendim. Kafamdan hayır şikâyet yok, Rabbim ne verirse en hayırlısını verir desem de karşı tarafa söylemiyor, onu dinliyor ve geçiştiriyordum. Şimdi  güzel bir üslupla diyeceğimi diyorum. İnşallah ömrüm boyunca da yapıcı tarafta yer alıp her zaman dolu olana bakacağım.

 

Tekmile Hanım: Ramazan ayımızın sonuna geldik. Bereketle, şükürle eğitimle dolu rahmet dolu bir ay oldu. Bunları yüreğimizde hissettik. Günlerimiz talimle ve güzellikle geçerken Kadir Gecesi geldi. Geçen yıllardan bambaşka geldi hem de. Günümü en verimli şekilde değerlendirip iftarımızı yaptık. Ailemizi büyük küçük ayırt etmeden Kadir gecelerini kutlayalım dedik. Telefonu aldım elime ve rehbere girdim. Orada arayacağım kişiyi bulmaya çalışırken bir kişinin ismini gördüm ve içim sıkıldı, sıkılmakla kalmayıp sevgisizlik sarmaya başladı zihnimi. Ne bu hal, nasıl bir etki bu? Hani tüm gün hoşnut geçmişti. Bir isim nasıl da etkiledi seni böyle... Ne sesini duydun, ne yüzünü gördün, ekranda yazan bir isim nasıl bozdu sevgini… Bunları düşünürken içimden asıl en başta onu araman lazım uyarısı geldi. Aklım giriyor devreye, niye arayacağım ki o beni aradı mı, halimi sordu mu? Hani demiştin ya senin aklın sana dost değil. Bak yine karıştırıyor ortalığı. Eğitimcin ne diyor? Maharet yapmayana yapmakta, aramayanı aramakta, küs gönülle ne yapsan nafile... Bak bozuldu kalbin, tamiri de yine senin elinde. Kendi aklımı dinlemedim. Hemen o kişi arayıp Kadir gecesini kutladım, halini hatırını sordum hem de en sevdiğimle konuşur gibi konuştum. Aradığımda karşı taraf o kadar şaşırdı ki bocalaması sesinden anlaşılıyordu. Şaşırtacaksan da yapıcılıkta şaşırt insanları. Gövde geçici ama gönül kalıcı… Karşımdaki kişiyle gövdelerimiz hiçbir sorun yaşamadı, ne bir söz ne bir hareket ne bir ima ama kalpten kalbe bir yol var ve aramızda negatif bir enerji vardı. Bir bağ var ama olumsuz yönde. Niye ben bağlı kalayım, niye ben esir olayım? Aradığım gibi sevgim düzeldi, kalbim düzeldi. Kendime olan takdirim arttı. Bak nasıl bir esaretten kurtuldun, basit gibi gelen bir adımı atarak nasıl da hafifledin. Seni sevenleri aramak kolay, sevdiklerini aramak kolay, bak zoru başardın. Sahipliğini yaptın ve şimdi nasıl özgürsün… İşte o zaman asıl Kadir gecemizi eğitimcimize yakışır şekilde değerlendirebilmiş oldum. Şükürler olsun ki Peygamber Efendimizin (sav) ahlakını anlayabileceğimiz bir eğitimimiz ve onun ahlakını örnek alabileceğimiz bir eğitimcimiz var. Her ay, hafta hafta en anlaşılır şekilde eğitim planımız hazırlanıyor. Aklımızın yetmeyeceği değerler bize ilmek ilmek işlenip de anlayacağımız şekilde önümüze sunuluyor. Bu nasıl bir nimet, nasıl bir hizmet… Koca bir derya, gözümüzü karşıya diksek sonunu görmeyip kaybolacağız, zor gelecek ama eğitim planımızla hafta hafta talim edip gözümüzün önüne bakıyoruz ve ben de başarabilirim ben de yapabilirim diye kendimize olan güvenimiz ve inancımız artıyor. Bütün bu nimetler için bütün bu hizmetler için minnettarız. Kadrini kıymetini bilmek, layık olmak bu emeklerin meyvelerini vermek de en büyük hedefimiz. Rabbim gafletten uyandırıp anlayışlarımızı açsın ve ona layık kul olmayı nasip eylesin inşallah.

 

İnci Hanım: Eğitim planımızın ikinci haftasındayız. O gün biraz acıkmıştım, iftar vakti gelmişti. Hemen sofraya yöneldim, benden küçük de vardı, servisi de o yapardı. O zaman afiyetle gövdemi doyurabilirdim. Ama içim rahat değildi. Gövdeme sahip olamamış, boğazımın derdine düşmüşüm gibi geldi. Bu orucumu kendime, boğazıma sahip olup hizmetle doyarak taçlandırmalıydım. O zaman daha çok doyacağıma emindim. Ezan okundu. Tüm servisin hepsini yapıp tatlıyı da ikram ettikten sonra sofraya oturdum. Karnımın açlığı kalmamıştı. Ama ağzıma, irademe sahiplik yapmam beni çok gururlandırmıştı. Her şeyden öte Rabbimin hoşuna gidecek işlerde bulunduğumuzdan içimiz rahat, kalbimiz neşe doluydu. Sonra aklımıza 2 yıl önce bahçemizde geçirdiğimiz Ramazanlar geldi. İçim kıpır olmuştu. Orada iftar yemeklerinde servisçi olmak büyük zevkti. Herkes yedikten 20 dakika sonra yiyor, bazen de yemek kalmadığı olabiliyordu. Ama ondan aldığımız doyumun lezzeti hâlâ gözlerimizi dolduruyor, iftiharla bahsediyoruz. Yediğim yemeklerin şu an bende ne tadı var ne de zihnimde yeri, yiyemediğim, kalmayan yemeklerin de ne eksikliği ben de... Ama bahçede yine 100 kişilik servisten sonra yemeğimiz yetişmeyince yaptığımız kaşarlı tostun tadı hâlâ damağımdadır. Her tost yaptığımda o tadı yakalamaya çalışırım ama maalesef hiç biri o günkünün yerini tutmuyor. Apaçık ortada gerçek değerler. Kendinden öte başkalarını düşünmek, kendi ihtiyacın varken vermek, Allah'ın insanına hizmet etmek bir de vakıf yani eğitim ocağımız içinde teşkilatımızı hizmet ve samimiyetimizle hizmet etmek insanı tatmin ediyor, kendi gözünde de muhatabın gözünde de yüceleştiriyor. Ne mutlu ki bize gerçek doyumun nasıl olacağını öğreten bir eğitimcimiz var. Şu hayatta sayesinde beşere gönül bağlayıp gerçek lezzetleri tanımadan ömrümüzü bitirmiyoruz. Sayesinde gerçek doyum noktalarını bulduk şimdi daha da derinleşme vakti.

 

 

  Teşekkür ederiz dedeciğim…

Dedesinin Gülleri

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz