“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

İYİ Kİ VARSIN

 

 

Dalgalar birbirine çarparken aynı şeyleri söylüyorlardı sanki. “Haydi bakalım başla!” Uzun zamandır kendimle yüzleşmekten kaçtığımın sıkıntısını anlamış olmalılar ki beni rahatlatmak istercesine aynı ritimde çarpıp aynı sesleri çıkarıyorlardı. Başla...

 

İnsan herkesten kaçabiliyordu ama bir kendinden kaçamıyordu. Süslü verilen cevaplar ya da artistçe hareketler başkalarının gözünü boyuyordu da bir içindeki sesi susturamıyordu.

 

Ve kendi kendime dedim; bir süredir hayatımın kaçak oyunculuğunu yaparken, şimdi başroldeydim. Ekranın karşısında ben, oynayan yine ben… Haydi bakalım başla dedim...

 

Hayatımı gözden geçirmeye, yapmam gereken önceliklerimi tek tek sıralamaya koyuldum.

 

İlk olarak aklıma çocuğum geldi. Nasıl bir anneydim? Yemesine, içmesine verdiğim önemi manevi duygularına da verebiliyor muydum? Kulağından güzel sözlerin geçip, o tazecik dimağında yer etmesine ne derece zemin hazırlayabiliyordum? Büyüdüğünde özgüvenli, cesur, girişken olsun düşüncesinin yanında dürüst, güvenilir, doğru olsun helâlinden kazanacağı bir mesleği olsun diyebiliyor muydum?

 

Anne olmanın yanı sıra bir de öğretmendim. En az çocuğum kadar ilgi bekleyen 150’yi aşkın öğrencim var. Uzaktan da olsa onlarla ilgilenebiliyor muyum? Mesleğimi içe sinesi yapabiliyor muyum? Hemen aklıma iş hayatımda bana yön veren o söz geliyor. “İş ciddiyeti olmayanın namusluluğundan söz edilemez.” Çok şükür diyorum.

 

Sonra eşim alıyor sırayı. Onunla da çocuğum kadar ilgilenip, gözlerine baktığımda ben senden razıyım, Allah (c.c.) da senden razı olsun mesajını alabiliyor muyum? Hep güler yüzle davranmak, saygı ve güven ilişkisini zedelemeden evlilik hayatımı sürdürmeye ne kadar çaba sarf ediyorum?

 

Ve en sona sakladığım kendim. Çünkü ben özelim ve Elhamdülillah farkındayım. Bu yukarıda saydıklarımı yaptığım sürece kendimden memnunum.

 

Arada kendimi geliştirmek için okuduğum iki sayfa bile beni mutlu eder. Çünkü bilirim ki, “iki günü eşit olan ziyandadır”. Mutfağım yine çok dağılmış, demek yerine bu sefer daha hızlı toplarım diye kendimi yarışa sokacak güce sahibim. Ne zaman sıkılsam yaşatanımdan ayrıldığımı fark ederim. Nefesimi kontrol edip kendime gelirim. Yine mi ile başlayan cümleyi kurmadan buna da şükür deyip kendimi frenleyebilirim. Kimseye gidemediğimiz şu günlerde ikram etmenin zevkinden kendimi alıkoyamam. Kapıdan da olsa ikramımı yapar gelirim. Sabırla davrandığım her an Peygamberime (sav) benzemenin güzelliğini yaşarım. Her gece şükürle yatmanın zevkini sürerim. Kendi çıkarımı zedeleyeceğini bilsem de karşımdakini düşünür ve o inceliği kendi kendime yaşattığım için teşekkür ederim.

 

Bu güzel duyguları yaşarken fark etmemi sağlayan, hayatımıza küçüklükten beri ilmek ilmek dokuyan dosta sonsuz şükürler olsun. Her yazımın sonunda olduğu gibi “İyi ki varsın...”

 

 

 

 

Fatma BEZENİROĞLU

ANKARA

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz