“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

Bunları Biz İcat Ettik Tarihi Gerçekler-22

 

Bunları Biz İcat Ettik

Tarihi Gerçekler-22

 

 

•  Türklerin sosyal hayatla ilgili yaptıklarını ele alalım, bu konuda neler söylersin.

 

•  Bir milletin, bir toplumun vasıflarını ve karakterini öğrenmek istiyorsanız onun toplumsal yaşayışına bakmanız gerekir.

 

•    Nasıl?

 

•  Toplumsal yaşayış bir toplumun hayat anlayışı ve yaşam tarzı diyebiliriz. Aile yaşayışı, inanç değerleri, sosyal kurumları, ticareti ve hukuku bu kapsama girmektedir.

 

•  Bu yapıları biraz daha açar mısın?

 

•  Türkler tarihin her döneminde toplumu oluşturan yapının sağlam temellere oturması için yardımlaşma müesseseleri kurmuşlar ve bunlara vakıf adını vermişlerdir. Vakıf, bireyin şahsi mülkiyetini ve imkanlarını hayır amacıyla ihtiyacı olanlara tahsis etmesidir. Yani yardımlaşma ve dayanışma duygusunun kurumsal hâle gelmesidir.

 

•  Bunların örneklerini verir misin?

 

•  Başlamadan önce bir noktaya dikkat çekmek isterim, ecdadımız ihtiyaç sahiplerine yönelik yüzlerce hayır amaçlı vakıf kurmuşlardır, burada bahsedilenler ise örneğine çok az rastlanandır.  Önce sağlıkla ilgili kurulmuş vakıfları sıralayalım; hastalara evinde bakım hizmeti sunan vakıf, hastalara ilaç yapan vakıf, bulaşıcı hastalıkları tedavi vakfı, doktorların güzel huylu olmasını isteyen vakıf, garipler için hastane kuran vakıf, göz hastalıkları için ilaç hazırlayan vakıf, hasta haklarını koruyan vakıf, şifahane yaptıran vakıf.

 

 

 

•  Bu bahsettiğin vakıflar bize ne anlatıyor?

 

•  Bunların bazılarının kuruluş tarihleri bin sene ile beş yüz sene önceye dayanmakta, yani Selçuklu ve Osmanlı devleti dönemlerini kapsamaktadır. Bunun önemi şudur, bin yıl önce kurulan “Evde bakım hizmeti sunan vakıf”, “Hasta haklarını koruyan vakıf” gibi vakıfların yaptıkları görevler ve faaliyetler bugün yeni yeni yapılmaktadır. Bunun anlamı insana verilen değerin büyüklüğü, oluşturdukları sistemin ne kadar kalıcı ve işlevsel olduğudur.

 

   Bu konunun bir diğer tarafı da geçmiş dönemlerde tıp alanında Türklerin ne kadar ileri düzeyde olduğudur. Siz devlet olarak o dönemde hastanelerde her çeşit hastaya hizmet veriyor ve bir de “Bulaşıcı hastalıkları tedavi vakfı” gibi vakıflar kurarak insanlara şifa olurken batı cüzzamlıları diri diri yakıyordu.

 

•  Başka alanlardaki kurulan vakıflara geçelim.

 

•  Burada ilginç vakıflardan bazı örnekler vermek istiyorum. “Meyve yediren vakıf”, “Boğazda temiz hava aldıran vakıf”, “Helalleşme vakfı”, “İlkokul hocalarına tütünü yasaklayan vakıf”, “Sıcakta sebillere kar koyan vakıf”, “Sıcak pide dağıtan vakıf”, “Mübarek gecelerde mahkûmlara ikramda bulunan vakıf”

 

•  Buradan ne anlıyoruz?

 

•  Dikkat ettiysen buradaki vakıflar daha çok kişilerin elinde ne imkânı varsa onu paylaşma amaçlı kurulmuş vakıflar. Bu vakıflar her türden insanın zengin fakir, çoluk çocuk, yaşlı genç gibi gündelik hayatın içindeki insanlara elindekilerini ikram ederek, insanların gönüllerini hoş etmekte ve bunlar benim değil hepimizin demektedirler. İşte insanların beklentisi ve talebi olmadan bunları yapabilmek muhteşem bir şey.

 

•  Diğerlerine geçelim.

 

•  İşte sana hayvan haklarıyla ilgili kurulmuş vakıflar; “Sokak hayvanlarına yiyecek veren vakıf”, “Hayvanlara mera açan vakıf”, “Güvercin hane yaptıran vakıf”, “Leylekleri koruyan vakıf” gibi vakıfları sıralayabiliriz.

 

•  Buradaki ilginçlik ne?

 

•  Buradaki ilginçlik değil de büyüklük, bu vakıfların nerdeyse beş asır önce kurulmuş olması yani hayvanlara da insanlar kadar değer verilmesi ve onlara hizmet edilmesidir. Düşünsenize Osmanlı’da Gurabahane-i Laklakan” (Kimsesiz Leylekler Bakımevi) adı ile Dünyada ilk ve tek leylek bakım evi açılmış olup bugün burası restore edilerek tüm hayvanlara hizmet veren bir hastaneye dönüşmüştür.

 

•  Sanırım başka vakıflardan da söz edeceksin.

 

•  Evet yine onlardan bazıları, “Duvar yazılarını silen vakıf”, “İsrafı önleyen vakıf”, ”Yaşlı fakirlere evde bakım hizmeti sunan vakıf”, “Tohum saklayan vakıf”, ”Şehir estetiğini koruyan vakıf”, ”Nehir kenarlarına söğüt diken vakıf”, “Kitapları tamir eden vakıf”, “Dara düşenlerin vergisini ödeyen vakıf”, “İlim kitapları bağışlayan vakıf”, “Fabrika kuran vakıf”

 

Konuyla ilgili bir hususa dikkat çekmek isterim, bu tarihsel süreç içerisinde günümüze ulaşan vakıf sayısı 52 bindir. Burada bireylerin malını mülkünü tamamen miras bırakmak yerine dağıttığı, bağışladığı vakfettiği görülmektedir.

 

Bu durum insanlarımızın paylaşım yaptığını, elindekini verebildiğini bu güzel örneklerle bize göstermektedir.

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz