“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

SEVDAKAR KÜMESİNİN HAFTALIK AİLE RAPORU

 

 

9-15 Kasım 2020

2.Hafta

 

Konumuz; “İnsanlara karşı barışık, sevgi dolu kalple yaşamamızı neler engelliyor?” aylık eğitim planımızın ikinci haftasını okuyarak sohbetimize başladık.

 

Aybüke: Benlik yüzünden sevgimizden ayrılıyoruz. "Bana bunu nasıl yapar, böyle nasıl konuşur, bana bu şekilde davranamaz." gibi uzayıp giden cümleler, bizi sevgimizden uzaklaştırıyor. Benlik öyle bir şey ki bu sözleri kullandığımız kişi ister sevdiğimiz olsun ister sevmediğimiz, benliğimize dokununca bu cümleleri yine de kullanıyoruz. Biri bize güzel bir cümle söylese tam tersi yelkenleri hemen indiriveriyoruz. Bir de beğenimsizlik bizi sevgimizden ayırıyor. Önceden dindar olmayan insanları görünce hiç hoşlanmaz ve sinirlenirdim. “Nasıl böyle İslam'a aykırı davranırlar?" diye karşımdakine kızardım. Sonra düşündüm ki onlar günah işliyor ben sıkılıyorum. Bu bana reva mı? Artık böyle yapmıyorum "bilmiyorlar" deyip sevgimden ayrılmıyorum. Allah hidayet eylerse benden daha iyi olurlar diyorum, sevgime sahip çıkıyorum.

 

Handan: İnsanlara değerinden fazla değer verip onlardan görmek isteyip de göremediğin şeyler, senin canını sıkıyor ve seni sevginden ayırıyor. Önceden arkadaşlarıma çok değer verip, birtakım şeyler göremeyince, canımı sıkardım. Artık herkese değeri kadar değer veriyorum. Benim hayal ettiğim gibi bir arkadaşlık yokmuş. Bunu fark edince herkese değeri kadar değer veriyorsun.

 

 

Babamız: Sevgimi önceden her şey bozardı. Özellikle de namaz kılmayan, İslami kurallara uymayan insanları görünce o kadar kızardım ki hatta kin ve nefret bile duyardım. Şimdi, "Önce insan" dediğim için sevgimi hiçbir şey bozamıyor. Etrafımdaki insanlara şimdi çocuğuma yaklaştığım gibi merhametle yaklaşıyorum. Çocuğum hata yapınca hemen ona merhametsizlik yapıp kin ve nefret mi duyuyorum? Tabii ki hayır. Kalbimi sevgi ve merhametle dolduran eğitimcimize teşekkür ederim.

 

Annemiz: Beklenti gerçekten de bizi sevgimizden ayıran en önemli etkenlerden biri. Şöyle bir düşünüyorum da biz bugüne kadar zor olanı seçiyormuşuz. Yani "beklemeyi…" Evet beklemek, beklememekten daha zor. Bugüne kadar kolay sanıyorduk ama işin içine girip değişme çabasına girince daha zor olduğunu kavradım. Karşımdakinin keyfi dolacak da anlayışı açılıp benim beklentimi fark edip istediğimi yapacak. Ne uzun yol... Hâlbuki "beklemeyeceğim" diyeceksin ve tüm sıkıntılardan kurtulacaksınız. Bu kadar kolay. İnsanın gücü kendine yeter.

 

İlmihal işlendi. Kur’an okundu.

 

 

 

SEVDAKAR KÜMESİNİN HAFTALIK AİLE RAPORU

16-23 Kasım 2020

3.Hafta

 

Konumuz “sevgi dillerini keşfedebildik mi?” aylık eğitim planımızın üçüncü haftasını okuyarak sohbetimize başladık.

 

Aybüke: Ne kadar değişik sevgi dillerinin olduğunu öğrencilerimden anlayabiliyorum. Kimi sevgisini bana dokunarak gösteriyor, kimi bana resim yapıyor, kimi şiir yazıyor, kimi hediye vermeye çalışıyor, kimi güzel sözler söylüyor, kimisi de niteliksel, gelip birtakım konularla ilgili fikirlerini beyan ediyor. Ben hangi öğrencime hangi sevgi diliyle yaklaşacağımı onların bana yaklaşmasından anlıyorum. Onların sevgi diline göre yaklaşınca da onların sevgi dünyasına girmem daha kolay oluyor.

 

Handan: Senin sevgi dilinin ne olduğundan ziyade karşının sevgi dilinin ne olduğu önemli. Senin sevgi dilin sarılmak, dokunmak olabilir. Seninki öyle diye karşıya da senin sevgi diline göre yaklaşırsan bu güzel sonuç vermez. Karşı anlamaz ki... Önemli olan karşının ne anladığı. Onun için karşının sevgi dilini anlayıp ona göre yaklaşmalısın. Belki karşının sevgi dili sana ters gelebilir. Senin bakış açına uymayabilir. Yine de onun sevgili diline göre yaklaşmalısın ki karşı mutlu olsun. Karşı mutlu olunca da onun mutluluğu sana yansır.

 

Babamız: Kendini tanıyınca karşıyı da tanıyabilirsin. Karşının sevgi dilini anlayabilmek için kendini yani insanı tanıyabilmelisin. Ben takdir edilmenin nasıl insan gönlünde hoşluk yarattığını bildiğim için karşıyı takdir etmeye çalışıyorum. Mesela geçen gün simitçiyi eldivenlerini değiştirdiği için takdir ettim. Simitçi o kadar mutlu oldu ki simitlerin parasını almak istemedi, "Bu da benden olsun" dedi. Kısaca kendini tanıyan karşıyı tanır.

 

Annemiz: Yüreğimizdeki sevgi açığa çıkmadıktan sonra karşının veya kendimizin sevgi dilini anlasak ne olur anlamasak ne olur… Önemli olan sevginin senin yüreğinde olması. Senin yüreğinde sevgi olacak ki sen bunu ihtiyaca göre dağıtabilesin. Sevgilerin deryası bir insanı bulup sevgini o insanla açığa çıkarıp gürül gürül akıttıktan sonra iş, sevgi dilini anlamaya kalıyor. Sevgi dilini anladıktan sonra da iş, ustamızın bize yaptığı gibi karşıyı olduğu gibi kabul edip merhametle yaklaşmaya geliyor.

 

Sevgi dilini anlamak ve içimizdeki o gürül gürül akan sevginin hangi şekille ikram edilmesi lazım, bunu çözebilmek o da çok önemli. Sevgiler karşının sevgi diline göre verilince karşının da sevgisi açılıyor, dönüp bir de o seni seviyor. Sendeki sevgi ve coşku daha yoğun oluyor, niye? Çünkü karşının sevgisi benim vesilemle açığa çıktı diye mutlu oluyorsun. Bu mutlulukta senin sevgini çoğaltıyor.

 

İlmihal işlendi. Kur’an okundu

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz