“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

BUNLARI BİZ İCAT ETTİK TARİHİ GERÇEKLER-21

 

- Geçen konuşmamızda Türk milletinin vasıflarından konuşuyorduk, bu konuya devam edelim. Bu sayıda da sosyal yaşayışta dikkat ettikleri hususlar nelerdi, bunlara bir bakalım mı?

 

-  Bir toplumum huzurlu ve güven içinde yaşayışını sağlayan etkenlerden biri de sosyal yaşamı yani insan ilişkileridir. Bu ilişkiler ne kadar zarafet ve incelik taşıyorsa karşılıklı anlayış ve saygı da o düzeyde gerçekleşmektedir. Türk milleti, tarihin her döneminde bu hususlara büyük önem göstermiş ve bunun sonucunda da çok güçlü bir sosyal yapıya sahip olmuştur.

 

-  Bunlardan bazı örnekler vererek devam edelim mi?

 

-  Elbette iyi olur, günlük hayattan konuşma ve ifade inceliğini ele alalım.

 

Kişilerin söylemeleri gereken bir kelime nahoş, yakışıksız, olumsuz bir çağrışıma sahipse bu kelimelerle ilgili örtmece sözler(edebi kelam, güzel adlandırma) kullanırlardı,  örnek tuvalet kelimesini ifade edeceklerse bunu; hela, ayakyolu, hacet yeri, abesthane, lavabo kelimelerini kullanarak, ifade etmişlerdir. Hastalanan birinden söz ederken, hasta kelimesi yerine rahatsız, vücudu kırgın, biraz neşesi yerinde değil demek isteniyor.

 

istifra: “çıkarma”  (Midesi fazla doluydu rahatladı)

 

verem: “ince hastalık “(Biraz uğraştırır ancak baş edilebilir) 

 

kanser: “ tümör” (Hepsi vücutta oluşan bir topak)

 

koma: “bitkisel hayat” ( Çok şükür hayatta  yaşıyor)

 

Yapılan bu ifade şekilleri ile kişilerin hastalık ve hastalık çağrışımı yapacak duygulardan uzaklaşmaları amaçlanmıştır.

 

Hayvanlardan bahsederken bile zarif ifadeler kullanmışlardır; Kertenkeleye “el öpen”,  kaplumbağaya “tahtalı miskin”, baykuşa “hayırlı kuş” diyerek onları sevimli hale getirmişlerdir.

 

Ölümü korkulacak ve acı veren bir olaydan bir yer değiştirme, daha güzel bir yere gitme, yaratana kavuşma anlamlarını taşıyan “Dünyadaki misafirliği bitti, adres değiştirdi, sevdiklerine kavuştu, bu dünyadan göçtü, hakka yürüdü, hakka kavuştu” kavramlarıyla ifade etmişlerdir.

 

İnsanların fiziki görünüşünden bahsetmesi gerektiğinde şişman birisine “minik” diyerek kişiyle ilgili zarif bir imaj oluşturmuşlar, kimsesizler yurduna “huzur evi, bakım evi” diyerek bu insanlara sahip çıkmışlar, mesleği çöpçülük olan bir kimseye “temizlik işçisi” diyerek onun emeğiyle çalışan biri olduğunu belirtmişler, sınıfta kalmayı “çift dikiş” ifadesi kullanarak öğrencinin temkinli gittiğini, sadakayı bunun yararlı güzel davranış olduğunu belirten “hayır hasenat” ifadesiyle tanımlayarak teşvik edici olmuşlar, dedikoducuyu “ağzı bozuk, arabozucu” diyerek olumsuzluğu önlemeye çalışmışlar, cimri birini de “eli sıkı” diyerek kişinin eylemini öne çıkarmışlar, yetim bir çocuğa yalnız olmadığını söylemek için önceleri oğulluk sonraları ahretlik ve can oğul diyerek şefkat ve merhametlerini ifade etmişlerdir.

 

-  Anladığım kadarıyla hayatın tüm alanlarında özenli bir dil kullanılmış.

 

Evet, kullanılan kelimeler ve ifadeler ile olumsuzdan söz etmemek, kötülüğü paylaşmamak iyiliği ve olumluyu artırmak amaçlanmıştır.

 

Bu kapsamda düşüncelerini o kadar ince ifade etmişler ki ocağı yak yerine “Ocağı uyandır”,  Işığı yak  yerine,  “Işığı uyandır” demişlerdir. Yani anlam olarak  yok et anlamına gelen kelime  yerine  aydınlat, geliştir, harekete geçir anlamlarını taşıyan uyandır kelimesini kullanmışlardır.

 

Ocağı söndür yerine  “ocağı dinlendir”, lambayı söndür  yerine, “lambayı dinlendir “,  kapıyı kapat  yerine  “kapıyı ört” denirdi. Böylelikle isteklerini, düşüncelerini olumlu ve yapıcı kelimelerle ifade etmişlerdi. Yemek davetinde ev sahibinin biraz daha yemek alır mısınız?, sorusuna, yok teşekkür ederim demek yerine, “kâfi, yeter” teşekkür ederim şeklinde cevap vererek bunda bile yok kelimesini kullanmayıp olumlu ifade kullanmışlardır.

 

•  Bu husus yeterince açıklığa kavuştu peki günlük hayattın başka yönlerinde neler yapılmış?

 

•  Onu da gelecek sayıda anlatalım.

 

 

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz