“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

TELEKONFERANS TOPLANTI RAPORU

 

07.11.2020

 

Kasım ayı aylık eğitim planını okuduk. Bu haftaki pratik eğitim konumuz olan “Konuşma ve davranışlarınızda daima barışçı, birleştirici, övücü, onore edici, yüreklere ümit, gayret ve sevgi aşılayıcı olun.” uygulama ilkesi hakkında tespitler paylaşıldı.

 

A.E.: İş içerisindeki toplantılarda bazen sohbet havası oluşabiliyor. Konuşma esnasında başka bölümden bir arkadaşın adı geçti. Tam da bu esnada o arkadaş ortama geldi. Sonra benim odama gelip “Ben gelmeden önce benimle ilgili konuştunuz mu?” diye sordu. Ben de “Sizle ilgili konuşulmadı, sohbet ortamı vardı, sizi de nükte ettik.” dedim.  Ama sizin için şöyle-böyle dediler desem sevgiler iyice bozulacak, aralar açılacaktı. Ortadaki ilişkileri ısındırmak için kendimizden bir şeyler de kattık. Sonuç olarak hem doğrudan ayrılmamış hem de kalplere sıkıntı değil, ferahlık vermiş ve iki kişinin arasının bozulmasını engellemiş olduk.

 

İş yerinde bize bağlı olan kendini işine daha çok veren ve titiz olan arkadaşlarla daha yakın bir ilişki kuruyoruz. Hal böyle olunca iş konularında nazımız geçiyor. Yine bir konu hakkında çalışırken arkadaşımıza bir soru yönelttim ve soruma çok açık ve detaylı cevap verdi. Ben de “Beklemezdim senden, tebrik ederim.” dedim. Aradan iki gün geçti bana, “Müdürüm herkesin içinde bana öyle dedin, hiç oldu mu?” dedi. Baktım, normalde ben takdir ettiğimi düşünüyordum ama muhatabım yanlış anlamış. Kalbine, zihnine en ufak bir pürüz gelmesin diye niyetimizi anlattık. Ondan sonrada iletişimlerimizde daha dikkatli olarak sevgi dolu ve barışçı yaklaşmaya çalıştık.

 

Yetiştirmemiz gereken, herkesin üzerinde baskıcı ve hassas bir proje vardı. Bu hal herkes de stres yarattı. Ve projede sorun çıktı. Önceden olsa “Siz bu kadar baskı yaparsanız çözün o zaman sorununuzu derdim.” ama şimdi iş bizim diyerek işin üzerine daha çok düştüm. Çok şükür ki konuyu hallettik. Bundan dolayı çok da motive oldum tabi.

 

Aklımıza “kimse de teşekkür etmedi”  diye düşünce gelince hemen o düşünceden uzaklaştık. Sonuçta üzerime düşeni yapmış ve ben mutluluğunu duymuştum, bunun için güçlü durduk beklememeye çalıştık. Günün sonunda İtalyan bir müdür teşekkür etti. Bu durum da hoşuma gitti, memnun olmuştum. Şu da bir gerçek ki hala içimizde saysınlar, sevsinler, görsünler isteklerimiz var. Huzurlu yaşamak için bekleyişten, ummadan kurtulmamız lazım. Akşama kadar iş yapıyoruz, bir de bekleyiş içinde olursak tüm günümüz sevgisizlik içinde geçecek. Hem emek harcıyoruz hem de beklenti içinde olduğumuzda sırtımıza yük vuruyoruz. Yaptığımız işi “kendimiz için, Allah için, milletimizin rahatlığı için”   yapıyoruz deyip hiçbir beklentiye girmememiz gerektiğini tespit ettim.

 

M. G.: Hastaneye gitmiştik. Vakit namazı girdiği için namaza geçiyordum. Yaşlı bir teyze önümdeki adama “Poşetleri mi taşır mısın?” dedi oda “İşim var.” deyip gitti. Bakıyorum da önceden olsa benim de işim var veya namaza gidiyorum derdim ama ustamız sağ olsun ki ufkumuzu açıyor, bizim için asıl önemli olan değerleri gösteriyor da gereklileri yapıyoruz. Sonrasında teyzenin yanına gidip hemen aldım poşetleri. Hatta arabamla götürüyüm dedim “yok” dedi. Bana “Ben oturacağım, sen poşetleri şu adrese, şu kişiye götür” dedi. Poşetleri götürdük, gittiğimiz kişiye bize bu imkânı sağladıkları için teşekkür de ettik. Geri dönünce teyzeyi de arabamızla evine bıraktık. Artık insanların zihnini rahatlatmak, onlara destek olmak bize huzur veriyor. Şükürler olsun ki eğitimcimiz sayesinde ve yaptığımız bu eğitimle beklemeden gördüklerimizi, çevremizdeki gereklileri yapmaya ve kendimiz doymaya başlıyoruz.

 

Bir akrabamızla konuşurken “Kimse yaptığım işi takdir etmiyor.” diye yakındı. O anda yaptıklarımızla kendimiz doyacak, beklentisiz yaşayarak gücümüzü artıracak bir çalışmanın içinde olduğumuz için eğitimimize şükrettim. Akrabama da “bak sen elinden geleni en güzel şekilde yapıyorsun, sen memnunsan yaptığından tamamdır, gene de takdir istersen de beni ara, ben seni takdir ederim” dedim.

 

Kızımın okuluna gittiğimde bir veli okulla ilgili olumsuz yorumlar yaptı. Biz de güzelliklerinden bahsettik. Eksikleri görmüyor gözlerimiz artık. Bunun huzurunu iç dünyamızda görüyoruz.

 

D. M. : Girdiğim derslerden birinde kendi canımızı kendimiz sıktığına ilişkin konu işledik.  Uygulama ilkesi olarak da her öğrenci gün içinde gördüğü bir güzelliği muhataba söyleyecek, ardından da muhatabın ve kendinin duygularını not alacak ve telefondaki grubumuzdan paylaşacaktı. Öğrencilerim her gün uygulamalarını paylaştılar. Sonuç olarak gördük ki, kötünün nasıl ki yayılıcı etkisi varsa iyiliğin de var. İnsana yakışan değerleri yaşamamız ve yaşatmamız uygulamasından hep olumlu sonuçlar alıyoruz.

 

Başkaları hakkında karamsar konuşmalar yapan insanlara baktığımda aralarında bir çıkar ilişkisi olduğunu, birbirlerinde çekemedikleri bir konudan kaynaklandığını gördüm.  O yüzdendir ki muhabbetli bir birlik ve zihin rahatlığımız için insanlar arası ilişkilerimizde kalplerde, gönüllerde, zihinlerde pürüz bırakmadan hoşnut bir ilişki kurmamız şart.

 

Bir yakınımın olumsuz anlattığı bir şeyi ben de anlatırken olumlu hale getirerek bir başkasına aktardım. Bu sayede olumsuzun reklamını yapmadım. Konuşulan bir olumsuz söz muhatabımızda çok derin etkiler ve izler bırakabildiği gibi olumsuzluğu büyütmüş oluyoruz.

 

Bu yaz inşatta çalışarak yeni tecrübeler edindim. Şimdi ise arkadaşlar cami inşaatı hakkında konuşuyorlar, aralarında tecrübeli kişiler de var, ben de konuşmak, fikir vermek istedim ama sonrasında “iki gün çalışmış olmak akıl vermene sebep değil” diyerek yapılan bir işe akıl katmadım.

 

Arkadaşla konuşma esnasında bir anda şikâyet etmeye başladı. Ben de “Sende bu durumlardan şikâyet ediyorsun” deyince bir anda ciddileşerek “Şikâyet etmem, olumsuz konuşmam ben” demeye başladı. Aklıma eğitimcimizin, “kendimizden ayağımızı kaldırdığımız her an sayıklıyoruz demektir. Konuşuyor, eleştiriyoruz ama maalesef ki kendimizi hiç görmüyoruz” sohbeti geldi.  

 

Kötülüğü paylaşma ile ilgili de bize yapılan bir olumsuzlukta içerlememek, karşıyı tabi görmek ve bu sayede olayı kapatarak bir daha gündeme gelmemesini ve zihinlerde bitmesini sağlamak kötülüğü paylaşmamak oluyor. Bir ayette “Allah katında en değersizi aklını kullanmayıp debelenen sağır ve dilsizlerdir” diyor. Yaşamımızda eğitimcimizin tavsiyesini uyguladıkça günlük yaşayışta sonuçlar alıyoruz. 

    

B. U.: Bende ortak eğitim planı konumuz olan “Kendini sevmek”le alakalı tespitlerimi söylemek istiyorum.

 

Bir meziyet prensip haline gelmişse kendimizi sevebiliyoruz. Kendimi nasıl sevebilirim dediğim de beni doyuran şeylerin devamlı olarak yaptığım şeyler olduğunu gördüm. Dedikoduyu birçok zaman yapmıyoruz ama her daim yapamıyorsam tam olarak sevemiyorum kendimi. Eğitimcimiz sohbetlerde “Olumlu özelliklerinizden güç alın, yapamadıklarınıza kullanın” der. O konu üzerinde yoğunlaştım. Beni doyuran ve iz bırakan işlerden gurur duyuyorum. Namazlarımı tam kılınca gurur duyuyorum kendimle. Dizileri hiç izlememişim, onun yerine kitap okumuşum, bununla gurur duyuyorum. Gereksiz harcama yapmamışım, borçlanmamışım, bu bende övünç haline gelmiş. Eserlerden devamlı okumuşum, besmelesiz başlamamışım, bunlar prensip haline geldiğinde kendimle gurur duyup sevebiliyorum.

 

Tespitlerini paylaşan arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, haftaya eğitim prensiplerimizden “Ana, baba, çocuk ve yakınlar için yerecek sözler etmeyin.” ilkesini ödev olarak alıyoruz. Herkese bol uygulamalı haftalar…

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz