“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

BUNLARI BİZ İCAT ETTİK TARİHİ GERÇEKLER-20

 

 

Bizim Taşlar

 

• Şimdi ben, konuştuklarımızdan farklı olarak, Türklerin günlük yaşayışlarındaki daha detay uygulamaları öğrenmek isterim çünkü bu hususlar milletlerin gerçek yönlerini gösterir.

• Gerçekten de öyle, bir toplumu gerçek manada tanımak istiyorsanız o toplumun insanının izzet-i nefsine verdiği değere bakarak bunu anlayabilirsiniz. Bu kültür hayatında hemen karşımıza çıkar.

Kültürümüzün ayrıntılarından biri de taşlardır. Bunlardan bazılarını; sadaka taşları, soluk taşları, köşe taşları, binek taşları, hamal taşları olarak sıralayabiliriz.

Milletimiz bu kapsamda günlük hayatında neler yapmış bunlardan örnekler sunalım.

 

Dinlenme (Hamal) Taşı

 

Bu taşlar ticari hareketliğin yoğun olduğu çarşı pazar yerlerinde, ana cadde ve sokak kenarlarında yokuş başlarında yer alırdı.

Şadırvan kenarındakiler, o bölgeden geçen yük taşıyan hamallar namaz vakti geldiğinde sırtındaki yük dolu küfeyi yere bırakırken ve tekrar küfeyi yüklenirken, kimseye muhtaç olmasın, beli incinmesin diye yapılmıştı. 

Çeşme kenarına yapılmış olanlar da sırtındaki yük dolu küfe ile bir çeşmenin önünden geçerken su içmek için yere eğilmesin, beli incinmesin diye düşünülmüştü.

 

Binektaşı

 

Yapıların dışında binmek, yük taşımak için kullanılan yük hayvanlarına özellikle kadın, çocuk, hasta ve yaşlıların rahat binebilmeleri için teşkil edilmişlerdi.

Bu uygulama ile kişiler başkalarının yardımına ihtiyaç duymasınlar ve kendilerine hizmet ettirmesinler ki her iki taraf da rahat etsin anlayışı vardı.

 

SADAKA TAŞI

 

Cami, mescit, hastane ve bakımevlerinin, kimi zaman da sık geçilen sokakların başına dikilen taşların üstündeki çukur kısma  sadaka bırakılır, ihtiyaç sahibi bir kimse, oraya gider, oradaki paradan bir günlük ihtiyacını karşılayacak kadar parayı alır ve rızkını aramaya devam ederdi.

İhtiyacından fazlasını almazdı çünkü o bilirdi ki ihtiyacı olursa yarın da orada o para olacaktır ve yine o bilirdi ki kendisi gibi ihtiyacı olan başka insanlar da vardır.

Bu konu ile ilgili Prof. Dr. Süheyl Ünver’in değerlendirmeleri;

“Bu uygulama gerçek fakir ve muhtaçların kişiliklerine verilen değer ve gösterilen engin anlayıştı. Onurundan ve hayâsından dolayı fakirliğini belli etmeyenler, onur ve vakarlarından dolayı ihtiyaçlarını kimseye açamayanlar için ince, hassas bir destek metoduydu.

Bu, onlara alan el olmanın utanç ve ezikliğini yaşatmamak için gayet zarif yardım şekliydi. Böylece alan el hicaptan, veren el gurur ve riyadan korunuyordu. Çünkü insan eşref-i mahlûkat ve âlemi kübradır anlayışı hâkimdi.” diyerek sadaka taşlarının önemini vurgulamıştır.

 

SOLUK TAŞI

 

Soluk (mola) taşları ise yine şehrin belirli güzergâhlarında yük taşıyanların, yaşlıların, hastaların durup dinlenmeleri için yapılmış taşlardır. Daha çok bayır olan sokaklara yapılırdı.

Bu uygulama ile yokuşu nefes nefese çıkan yaşlıların durup soluklanması sağlanırdı. Oturan kişi bunları yapanlara dua etmeyi de ihmal etmezdi.

İşte yine yaşlısını, hastasını düşünen ince bir uygulama örneği.

 

Yemek Taşı ve Yemek Dolabı

Yemek Taşı

 

Çoğunlukla hâli vakti yerinde olan kişilerin evlerinin önünde bir kişinin oturabileceği yükseklikte bir taş parçası yer alır. Bu taşların binek taşlarından farklı yanı ondan biraz daha yüksek olmasıdır.

Bu taşlar üzerine akşamın alaca karanlığında evde pişen yemekler bir veya birkaç kap içinde bırakılır, ihtiyaç sahipleri bu yemekleri kendi kaplarına alarak ihtiyaçlarını giderirlerdi.

 

Yemek Dolabı

 

Bazı yöre evlerinde mutfak duvarının sokağa bakan tarafında döner dolap teşkil edilirdi. Bu dolaba yemek konur ve ihtiyaç sahipleri bu dolabı çevirerek dolaptan yemekleri alırlardı.

Ne yemeği veren ne de yemeği alan birbirini görmezdi.

Bu uygulama insan izzet-i nefsine  verilen önemin bir göstergesidir.

• Evet, oldukça ince ve hassas bir yaşayış şekli, bugüne kadar buralara hiç bu gözle bakmamıştım. Bu şekilde başka kültür değerlerimiz var mı?

• Bu konuda oldukça fazla örnekler mevcut ancak burada sınırlı örnekler verebildik, diğerlerinden de gelecek sefer bahsedelim.

 

Ertuğrul Asiloğulları

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz