“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

TELEKONFERANS TOPLANTI RAPORU

TELEKONFERANS TOPLANTI RAPORU

 

11.07.2020

 

Bu haftaki uygulama ilkemiz:

 

-         Beğenimsizlik yapmam. Gördüğüm eksik ve kusurları kendimde düzeltirim. Beğenmediğim, tenkit ettiğim, şikâyet ettiğim hususları önce kendimde yok etmeye çalışırım. Kusur gözlüklerini kırarak, beğenimli ve takdirli yaşarım.

 

-         Sevinç kaynağım, beğenimli ve takdirli düşüncedir.

 

M. G. BEY:

 

Devletimize ve başında bulunanlara teşekkür ederek başlamak istiyorum. Bir işim için evrak hazırlamam gerekti, bu olay beni maziye götürdü. Bir iş yaparken, bir dosya hazırlamam gerektiğinde günlerce uğraşırdım. Ama şimdi her şey elimizin altında, e-devletten yarım saatte hallettik. Bu olayda devletimizin ne kadar geliştiğini görmüş olduk. Bir arkadaşımızın evinde taşınma işi vardı. Arkadaşımız iş sonunda elinde çay ve bisküviyle geldi. Onun o samimiyetinden dolayı teşekkür ettik. Neden kebap ikram etmedi demedik. Bir de takdir midemizi doyurduğu için arkadaşımıza teşekkür ettik.

 

Bir ara sıcaklardan dolayı şikâyet ederken bulduk kendimizi, o an tövbe edip beğenimle dolmaya çalıştık. Rabbimizin her şeyine şükredeceğiz dedik. Hastane işimiz vardı. Bir numune laboratuvara zamanında bırakılması gerekiyordu. Tam vereceğim, o çalışan arkadaş yemek yemeğe gitti pek önemsemeden. Numunenin saati geçiyordu, bizimle ilgilenecek muhatap bulamıyorduk. Ama şikâyet etmedik, ayıplamadık. Hemen çözüm üretmeye başladık ve kendi işimizi kendimiz yaptık. Üst görevliye gidip şikâyet de bulunmak yerine kendimiz çözüm ürettik. Buraları da eğitim ve eğitimcimiz sayesinde görmeye başladık. Şikâyet ettiklerimizi biz yapmıyoruz.

 

M. K. BEY:

 

Bildiklerimizi yaşar hale geldikçe güzel ve dolu günler geçiriyoruz. Daha bir güçlü ve anlayışlıyım. Burada değerleniyoruz. Eğitimcimizin davasına (insanlık davasına) hizmet ettin mi insanın kalbi açılıyor, neşeleniyor. Fikri yaşamak çok güzel. Artık insanlara anlattıklarımızı yaşıyoruz. Aidiyet duygum gelişti. Öz güvenim artıyor. Önceden mahcup olurdum, çekinirdim, şimdi kendime güvenim geldi. Emeği geçen büyük insandan Allah razı olsun.

 

O.E. BEY:

 

Pazar günü arkadaşımla piknik alanında yerde içi paralı bir cüzdan bulduk. Piknik alanını dolaştık cüzdan sahibini bulmak için. İnsanlara sorduğumuzda “İyi ki size denk gelmiş.” dediklerinde ayrıca bir mutlu olduk. Buranın görevlisine mi teslim etsek dediğimde arkadaşım, “Daha emin olalım, biz kendimiz bulup teslim edelim.” deyice zihnim açıldı ve aradık taradık derken cüzdan sahibini bulduk. Eğitimcimizle paylaşınca bize, “Eğer sahibini bulmadan güvenlikçiye verseydiniz zihniniz karışırdı, yerine ulaştı mı ulaşmadı mı diye…” dedi. Bazen de iyi diye yaptıklarımız iyi olmayabiliyor. Onun için bir eğitimcinin gözetiminde yapmamız gerektiğini görüyoruz.

 

Öğle arası yemeklerimi evden götürüyorum. İş yerinde mutfakta işlerimizi halledince alel acele bir şekilde topladım çıktım. Ama içim sıkıldı, çünkü işimi tam yapmamıştım. Beğenmediğin bir şeyi sen de yapma diyerek hemen geri dönüp düzelttim. Çünkü bizim eğitimcimizde bu şekilde davranıyor ve yaşıyor demek ki bu düzen insana yakışan bir meziyet. Boş kalmıyoruz, zamanımızı güzelce değerlendiriyoruz. Kötü var ama biz, o kötünün içindeki güzelliği bulup çıkartacağız. Olumsuz görünenin içinde ki güzeli bulmak bizim vazifemiz.

 

B.U.BEY:

 

Ortak eğitim planımızın konusu, gerçek ve geçici değerler. Eğitim ilkelerimizi ciddiye aldıkça gerçek değerler üzerinde yoğunlaşıyoruz ve güven vücudumuz gelişiyor. Etrafa güven verme konusunda kendimi güçlü hissediyorum. Bunu da hayatın içinde yapa yapa öğreniyorum.

Oğlumun kumbarası var. Geçen gün “Marketten sonra bana bozuk para getirir misin baba?” dedi. Aklımda da hep Özden Fikri’nin “Çocuğun bile güvenini sarsan insanlığın dörtte üçünü kaybetmiş demektir.” sözü vardı. Bunu hatırladım ve hemen sözümü tutup oğluma bozuk parayı verdim. Küçük gibi görünüyor ama bu bizim kendimize güvenimizi sağlıyor.

Önceden okulda öğrencilerim benden hikâye kitabı isterdi. Sözümü unuturdum, getirmezdim. Unutmanın da önem vermemekten kaynaklandığını gördüm. Şimdi güvenin önemi olduğu için hayatımda bunları ciddiye alıyorum ve unutmuyorum. Bunlar da bizlere güç veriyor. Peygamberimizin hadislerini okurken artık daha içime sinesi okuyorum, bende bir haz veriyor. Okuduklarımı elimden geldiği kadar yapmaya çalışıyorum. Mesela hadiste koğuculuk yapmayın, laf taşımayın, gıybet etmeyin diyor. Bunlardan lezzet alıyorum, çünkü hayatıma geçiriyorum.

Anneannemle muhabbet ediyoruz. Maddi anlamda işlerini yürütüyorum. Torununa borç para vermediği için kızıyla kavga etmişler. “Neden borç vermedin, sen cömert bir insansın.” dediğimde, “Biri borç verdi de o torunum 2 yıl ödemedi. Onun için ona vermem.” dedi. Bir de bu torunuyla mizaç, fıtrat ve yaşam tarzı olarak aynı zihniyetteler. Ama şunu gördüm ki insan hayatı tamamen güven üzerine kurulu. İnsanların güvenini sarstığın zaman kafa olarak yakında olsan bile yaşayan ölü oluyorsun kalplerde. Bizim fikrimiz insanı diri tutuyor. Güvenilir insan olma yolunda bizlere yön gösteriyor.

 

E.A.BEY:

 

Geçen hafta Yozgat’a gittik. Hız aşımından dolayı radar cezası yedik. Cezayı internetten gördüm. Bir süre sonra postacı tebligatı eve getirdi. Postacıya gayri ihtiyarı “İnsan güzel bir haber getirir, şu habere bak.” dedik. Sonra hemen beğenimsizlik yaptığımı fark ettim. Bir de adam işini yapıyor, biz ona sitem ediyoruz. Arkasından postacıya “Bundan sonra daha dikkatli oluruz, elinize, ayağınıza sağlık.” dedik. Bunu çok samimice söyledim. Ancak bu olumlu konuşmayı yapınca içim rahatlamıştı, sıkıntım kalmamıştı. Sonra kendime nasıl oldu da olumsuz düşünürken olumlu düşünmeye başladım dedim. Sıkıntı çeken de bendim, ferahlayan da. Burada daha önce eğitimcimizin yaptığı bir hareketi doğal olarak yapmıştım.

 

Eğitimcimizin yaşadığı olay şuydu, bir gün yolda aracıyla giderken fark etmeden kırmızı ışıkta geçer ve ilerde polis durdurur. Polis mesleğini sorduğunda avukatım deyince, memur bey yardımcı olmak amacıyla “Sanırım çok acil bir işiniz vardı, ışığı onun için geçtiniz değil mi?” dediğinde eğitimcimiz, “Hayır, acil bir işim yoktu ama ışığı da fark etmedim. Siz bana bir ceza yazın da bir daha dikkatli olalım.” der. Biz de önceden buna hayran kalıp değerlendirince eğitimciyi takdir etmenin çabası sonucu bu anlayış bize etki etmiş. Demek ki dedim eğitimcimizin yaptıklarını örnek almanın sonucunda bu hareket bize etki etmiş.

 

“Neden beğenimsizlik yapıyoruz?” diye kendi kendime şöyle bir soruverdim. İnsanın iradesizliğinden, kendi şahsiyetini ortaya koyamamasından kaynaklanıyor. Pazara gidiyorum, bir kilo alacakken pazarcı bana üç kilo satıyor, aradan bozuklar da çıkıyor. Sonra karşıyı suçluyorum. Hâlbuki ben sağlam duramadım. Bunun sonucunda da karşıyı suçlayıp beğenimsizlik yaptım.

Bir diğer neden ise kişinin eksikliğini bertaraf etmeye çalışmasından dolayı oluyor. Terziye tam ölçü vermediğim için ürün hatalı geldi. Sonra da böyle de olmaz, diyerek suçluyorum. Bunun nedeni aslında benim eksik oluşum. Ben ölçüyü tam alsaydım bunlar olmayacaktı. Burada yaptığım beğenimsizliğin nedeni kendi eksikliğimi örtmemden kaynaklanıyor.

Bir diğer neden ise kişinin ben zihniyetidir. Merkeze kendimi koyuyorum, o zaman başkasını da beğenmiyorum.

Sonuçta, şunu gördüm ki beğenimsizlikten kurtulmak, eğitimciyi örnek alıp onun gibi yaşamaya gayret etmekle oluyormuş.

 

E.G. BEY:

 

Arkadaşım çay içmeye geldi. Sohbet ediyor, bir konu üzerinde konuşuyoruz. O, şu konu günah değil yapılabilir diyor. Ben kendime baktığımda bu konuda ne düşünüyorum diye, Efendimiz (sav) aklıma geldi. Bu konuyu hoş karşılamadığını söylemiş. Efendimizin beğenmediği şeyi neden yapayım? Bu tür işlerle kafamızı hiç yormuyoruz. Kendi yorumumuzu katmıyoruz. Bunu da bir eğitim çalışmasından kazandım. Bu beni rahatlattı.

Önceden de kitapları okuyordum, şimdi ise okuduklarımı hayatıma nasıl uygulayacağım, bunu yapmayı nasıl başaracağım diye çalışıyorum. Eğitimcimizin sayesinde öğrendiklerimizi hayatımıza uygulamaya çalışıyoruz.

Ereğli’de karışık düğün yapılır. Bayan, erkek ayrı bir düğün yapıldığında çok ilginç karşılıyorlardı. Ben de bu yaşıma kadar o ortamlara çok gittim. Son zamanlarda içimde bir boşluk vardı ama şu kırılır, bu üzülür diyerek Allah rızasını kaybediyordum. Eğitime girince kendi düğünümü ayrı yaptım. Bu benim için büyük bir basamaktır. İstenilen bir şeyi yapmadığım için en yakınlarımdan uzun süre baskı gördüm ama yılmadım ve sağlam durdum. Eğitimcimizin sayesinde ayakta durduk.

Ailem evimize ziyarete geldiğinde misafir de getiriyordu. Çünkü evimizdeki huzuru muhabbeti gördüler. Yuvamızda bir yılımızı mutlu, huzurlu, bolluk ve bereket içinde geçirdik. Kardeşim düğün yapacak. Nasıl olacak dediğimde karışık olacak dediler. Orada da dik durmaya çalıştım. Baktım, ben doğru taraftayım, onlar benden etkilenmiyor. Ben peygamber tarafındayım, onlardan neden etkileneyim dedim ve güçlü duruyorum. Sürekli şükrediyorum. Rabbime layık bir kul oluruz inşallah.

 

E.A. BEY:

 

Bir arkadaşımızın eşya taşıma işi vardı, başkanımızla görüşüp bir organizasyon yaptık. Herkes elindeki güzel imkânları değerlendirdi. Arkadaşımızı rahatlattık.

Beğenimsizlik ve kusur görme gibi şeyler beni rahatsız ediyor. Kendime yapılmasını istemediğim şeyleri yapmama gayretindeyim. Kusur görüyorsam bende de vardır diyerek olumlu yönden bakmaya çalışıyorum. Karşılaştığım olumsuzluklara da “Bunda da vardır bir hayır…” diyerek ders çıkarmamız lazım demek ki diyorum. Beğenimli yaşam bizi her daim huzurlu yaşatıyor. Olumsuz ve negatif bakıp kendimi karanlıklar içinde de yaşatabilirim, olumlu bakıp aydınlıklar içinde de yaşayabilirim. Çalıştığımız arkadaşlarımızın işlerini beğenip takdir edince bir dahaki işler daha güzel oluyor. Beni mutlu ettiği gibi muhatabım da mutlu oluyor.

 

D.T. BEY:

 

Bir arkadaşla ortak bir iş yaptık. Arkadaş bencilce davrandı. Bozulmamaya çalıştım. Muhatabımın çok meziyetleri var ama bu davranış sevgimde azalmaya neden oldu. Bu benim için bir fırsat dedim. Kendime dönüp beğenmediğim bu durum demek ki bende de var deyip düşünmeye başladım. Hayat içinde ne yaptığımız önemli ama en önemlisi kendimizi yetiştirme derdimizin olması. Muhatabım beni bana gösteriyor. Çevremizde gördüğümüz güzel meziyetleri görmek, söylemekte büyük bir iş. Ama daha güzeli, gördüğümüz o meziyeti hayatımızda uygulamaya çalışmak. İnsanlar arası ilişkiler de karşılaştığım sorunlarda muhatabı bırakarak kendimle meşgul olmak, sorunları kendimde çözmeye çalışmak sonucunda zihin sadeliğimi koruyabildiğimi gördüm.

 

M.A. BEY:

 

Mevlâna Hazretleri talebeleriyle birlikteyken kurt postu görür ve kafasına geçirir. Talebeler gülmeye başlar. Mevlâna “Neden korkmadınız?” dediğinde “Efendim içinde siz olduğunu biliyorduk.” derler. Mevlana da “Aynı şekilde hareketlerin temelinde Allah’ın olduğunu bilirsek hiçbir harekete bozulmayız, beğenmeyecek bir hareket olmaz.” der. Bu hikâyeden çok etkilendim.

Duru bey de sohbetinde “Şimdiye kadar herkes şeytanı anlatmış ama biz kulağından tutup meydana getirdik ve herkese gösterdik. Şeytan beğenimsizlik demektir. Beğenimsizlik yapan herkes şeytana hizmet ettiğini bilmelidir.” diyor. Biz de günlük uygulamamızda bundan çok istifade ediyoruz.

 

A.A. BEY:

 

 

Torunlarla bir arada kalıyoruz. Arada sorunlar olabiliyordu. Bu ödevi önce kendimde, sonra da torunlarımda uygulayım dedim. Torunumun inşaatla ilgili konulara ilgisi ve merakı var. Kendisiyle konuşup kabul ederse ona bir atölye kuruyum, aletleri temin edip kullanışlarını anlatayım dedim. Temizlik sopasını kendine silah yapmış. Yaptıklarını büyük bir takdirle karşıladım.

Kendime bu hafta bardağın dolu tarafından bakacak ve beğenimli olacaksın demiştim. Uygulamam sonucunda diğer torunlarımda gelip çalışmaya ve üretmeye başladı. Diğer zaman olsa ellerinde tablet, yanlarından geçseniz sizi görmüyorlardı. Ama şimdi yaptıklarından kendileri de doyuyorlar. Bizim de onlara karşı intibaımız değişti. Bunlar bizim zihnimizi ister istemez karıştırabiliyordu. Hem torunlarımıza hem de zihnimize sahip çıkmış olduk.  

 

M.D.BEY:

 

 

Bu hafta gelirken yolda polislerin rutin kontrolü vardı. Ehliyetimizi, kimliğimizi çıkardık. Memur bey hitap ederken çok ince davrandı. Ne kadar kibar ve ince olduklarını polise söyledim. Polis de “Abi buna bile kaba diyen var.” dedi. Ben de “Şu ana kadar gördüğüm en kibar yaklaşımdı. Teşekkür ederim, görevinizi böyle güzel yerine getiriyorsunuz.” dedim. Beğenimli yaşamanın güzelliklerini hayatımızın her anında görebiliyoruz. Bunları da yaymamız ve yaygınlaştırmamız gerekiyor. Çünkü herkesin bu değerleri yaşamaya ihtiyaçları var. Bunlar da yaşanarak çoğalacak.

 

Fabrikamızda her gün bir konuyu çözmemiz gerekiyor. Yönetim kadrosunda yaşımız küçük olduğu ve görev itibarıyla sürekli insanları yönlendirmemiz gerektiği için, yaşça benden büyük olan arkadaşlarımla iletişimime daha çok özen gösteriyor ve dikkat ediyorum. Ama kulağıma gelenlerle dikkat etsem de karşı tarafta farklı algılayışlar olduğunu görüyorum. Bu hafta da benzer bir sıkıntı yaşadık. Karşı taraftaki yönetici ile konuyu görüşmemiz lazım ama telefonu açmadı. Başka bir şekilde ulaştık. Ama gene de bizimle iletişimde olmak istemiyordu. Konuyu onunla halletmem gerekiyordu. Anlayışlı taraf biz olduk. Alttan aldık, haklısınız dedik, sizi de bu saatte rahatsız ettik dedik. Bizdeki bu yaklaşımı görünce kendi de bize ılımlı bir şekilde yaklaştı ve sorunu çözdük.

Biz, hayatımızdaki çalışkanlığı sergilesek beğenimsizlik değil, çözüm üretiliyor. İnsan, kafasındaki hedefte ilerlemek için harekete geçiyor, engelleri aşıyor. Şunu görüyoruz ki yapmak isteyip de yapamadığımız bir şey yok. Güçsüz olduğunda beğenimsizlik ve olumsuzluk içinde buluyorsun kendini.

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz