“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

HUZUR BAHÇESİNDEN SOHBETLER

 

05.06.2020

 

  • İnançlı bir insan, dayanağını bilen bir insan çelişkide kalmaz. Neyi ne için yaptığının farkındadır, çizgisinden ayrılmaz.

 

  • Bizler günlük yaşamın içinde bir sürü kişinin etkisi altında kalıyoruz. Eğer etki altında kalmak kaçınılmaz ise bari tek kişinin etkisi altında kalmalı insan.  Onu da tespitin ve takdirinle ancak görebilirsin.

 

  • Herkes ‘beni değerli tut’ derken, Abdulkadir Duru Bey bize ‘sen değerlisin’ diyor. Bizler de kendimizi, kendi takdirimizle kabulleneceğiz, başkasından saygı, kabul beklemeyeceğiz.

 

  • ‘Ciddiyetli çıraktan, ciddiyetsiz kral korkar’ ama korkulacak ciddiyetli çırak olmak için, çırağın bir dayanağı olmalı. Şahsiyet küpü olmalı.

 

  • Şahsiyet küpü olan bir insan, şartlara göre şahsiyetinden, ilkelerinden vazgeçmez. Tam tersi yolunda sağlam duracak ki insanların ona olan saygısı artsın. Müdür olursun ama diğer müdürler seninle aynı inançta değildir, mesela namaz kılmıyorlardır ama sana saygı duyarlar.

 

  • Sen eğer bir Eğitimci kabul ettiysen halin, tavrın da ona benzemeli. Değilse bu sadece sempatidir. Gerçekten eğitilmek istiyorsan onun ilkelerine sadık kalacaksın. Mesela o diyor ki bacağın kırılsa yine söz verdiğin kişiye gidecek, bacağım kırıldı gelemiyorum, diye ona haber vereceksin. İşte onun söze verdiği önem bu ciddiyette. Eğitimci gibi bir insan olabilmekte ona vereceğin önem nispetinde.

 

  • Usta’nı kendin tespit et. Usta’nın verdiği tavsiyeler sana iyi geliyorsa hiç başka bir doktora gider misin?
  • Kendisine dönük bir insan kendisindeki eksiği de fazlayı da kendi bilir. Açsan ve herkes sana toksun dese sen tok mu olacaksın? Vicdan da aynı böyledir, herkes ne derse desin, senin vicdanın sana ne haber veriyorsa o haktır. Bu yüzden de bir insanın Allah’tan gayri hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.

 

  • Peygamberimize de herkes her şeyi demiş. Yolundan döndürmeye çalışmışlar ama O; ‘Bir elime Güneşi, diğer elime Ayı verseniz, yine de yolumdan dönmem’ demiş. Bizim önderimiz de O olduğuna göre biz de yolumuzdan dönmeyeceğiz. Yüreğimizde ki değerleri Muhammed’i Ahlak ile dolduracağız ki inandıklarımızdan taviz veremeyecek seviyeye gelelim.

 

  • Yaptıkça olur, yapmadıkça yok olur. İlgisi, merakı nerede ona bakmalı insan. İyiyi, güzeli yaptıkça artıracak. İngilizce’yi, dil bilgisini bilmiyoruz neden, çünkü ilgimizi cezbetmiyor. Maneviyatta aynen böyledir.

 

  • Aylık programın var, onu uygulayarak, rapor edip nerede nasıl tepki verdiğini kendinde tespit edersin. Bunlar senin kendini tanımana imkan sağlar. Kendi derinliklerine de Ustan ile gideceksin. Üstünü kapatmaz da tam tersine bütün eksiklerini görürsen işte o zaman, o eksiklikleri yok etme yoluna girmiş olursun. Eğitim de o zaman başlıyor zaten.

 

  • Öldüğümüz zaman herkes sana yabancı olur, bir tek sen kalırsın. Sende de sadece diğer insanların sendeki intibası kalır. Eğer kişi bir Eğitimci edinmişse, onunla aynı frekansta olursa ancak Eğitimci ile birliğinin farkında olur.

 

  • Ölmek aslında uyanmaktır. Biz ise ölmeden uyanmanın çabasındayız. 6 Milyar sana karşı da olsa sen yolunu hakikatten çevirmeyeceksin. Bunu başarman için de hatırladığın zaman seni sıkıntı yerinden ferah yerine geçirecek bir güvendiğin Eğitimci sahibi olmandır.

 

  • Eğer kişi neşe yerine geçmek istiyorsa sevdiği biri olmalı, onu karamsarlıktan neşeye geçirecek. İşte hayatta iken bu irtibatı kurmak gerekiyor.
  • İnsan dışa bağımlı yaşamasın. Dışa bağımlılığı kesmek için de kişinin yalnız kaldığı sürelerde onu nelerin neşelendirdiğini, nelerin sıkıntıya götürdüğünü kendisi tespit etmeli. Muhasebesinin sonucunda da ona neşe veren olumları kendinde çoğaltmalı, neşe tarafına kendi geçmelidir.

 

  • Dıştan hiçbir etki senin sevgini bozmamalı. Sevdiğin kişi de dâhil buna. Sen düşündün, hissettin bir iyilik yaptın, bunu karşı taraf anlamayabilir. Sana ters tepki gösterebilir. Belki Allah seni imtihan ediyordur ya da karşı taraf seni, sendekini göremiyordur. Sen istedin sen yaptın, ihlasını sen kendin duyacaksın.

 

  • Kendini takdir etmek bencillik değildir, başkasını yani üçüncü kişiyi beğenmemek bencilliktir. Mistik inanışlar insanların kendilerini takdir etmekten alıkoyuyor. Asıl küfür, sana iyilikleri yaptıranı görmemektir. Duyuran O, yapan sensin. Bütünlüğü takdir etmek de gerçek inançtır, bencillik değil.

 

  • Usta, eğitiminde sadece bir semboldür. Senin ona verdiğin önem, sevgi asıl mesele. Kişi Usta’sına olan sevgisini artırdıkça artırmalı, önemi çoğaltmalı ki Usta’sına benzesin, eğitim yolunda ilerlesin.

 

  • Allah her şeye bir sebep yaratmış. Annen-baban dünyaya gelmene yetişmene bir sebep. Onlara o yüzden hizmet edeceksin. Batini âlemde de Ustan senin manevi annen. Onu her şeyden üstün tutacaksın, hürmet edeceksin.

 

  • Eğitimciye olan takdiri, kişi kendisi başarır. Onu sevdikçe, önem verdikçe de kişi kendisinin geliştiğini, yüceldiğini görür. Kendisini zavallı gören birine Usta gerekmez. Böyle olanlar zaman gelir yaptıkları küçük hizmetlerden bile pişmanlık duyarlar. Sen kime hizmet ediyorsun görsene, asıl sana hizmet ediliyor.

 

  • Bizim bahçemizdeki hizmetlerimiz veyahut fikrimiz için hizmetlerimiz kendi yüceliğimizi ortaya çıkartmak için bize sunulan muazzam hediyelerdir. Çünkü burada kişiye sen değerlisin, sen yaparsın deniliyor. Bunu başka yerde bulamazsın.

 

  • Abdulkadir Geylani Hazretlerinin birçok mucizeleri anlatılır da O’nun çocukken gerçekleştirdiği en büyük mucize olan annesine verdiği sözü eşkıyalara karşı bile tutması, yalan söylememesi, verdiği sözün 40 altından daha değerli olduğunu göstermesi gözden kaçırılır. Doğru olmak, dürüst olmak, sözünün eri olmak en büyük keramettir. O bir çobandı bunu başardı, sen niye yapamayasın…

 

  • Kendini küçük gören bir toplumun içinde kaldıkça sen de kendini onlardan zannetmeye başlarsın. Mesela sen kartalsın ama tavukların arasında kalmışsın, bir gerçekçi de geliyor, diyor ki sen kartalsın, kendine dön. İşte bize bunu söyleyeni gerçekten takdir edeceğiz.

 

  • İnsan olmaktan daha büyük bir değer yok şu hayatta. Makamın yok, mülkün yok, sen kimsin diyorlar değil mi? Ama görmüyorlar mı ki Veysel Karani de bir koyun çobanı idi. Bizler O’nu anıyoruz ama yanındaki zenginlerin adlarının esamesi okunmuyor.

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz