“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

RAMAZAN SOHBETLERİ

 

ORUÇ, GÖNÜLDE BAHARIN GELMESİ İÇİN TUTULUR

 

"Oruç, insanın gönlünde kışın gidip, baharın gelmesi için tutulur. Öyle ya,  orucu ne için tutuyoruz?

 

Gönlümüzün pusunun, karanlığının, sıkıntısının, öfkesinin, kahrının, perişanlığının gidip, kış gecelerinin buzlarının eriyip, baharın çiçekli ve yeşillik devresini bulmak için oruç tutulur.

 

Biz sıkıntılı olduğumuz zaman, dışlardaki yeşillikler, çiçekler bile gönlümüzü ferahlatıyor. Ya o yeşillikler, o çiçekler, bu güzellikler bizim gönlümüzde olursa, acaba biz ne kadar ferah oluruz? Şöyle bir göz önüne alalım.

 

Peki, bu nasıl olur?

 

Şimdi, insanın kim olursa olsun adam beğenmemesi bir buluttur, yani bizim gönlümüzün bahçesine doğacak güneşin önüne bulut olur.

 

Birisinin gıybetini edersek rüzgâr olur.

 

Allah’ın tecellisinden gayri bir şey düşünürsek, soğuk olur.

 

“O etti, bu etti. O öyle yapmasaydı bu böyle olmazdı.” dediğimiz zaman, güneş doğmaz karanlık olur!

İnsan her baktığı yerde Allah’ın (c.c.) tecellisini görmez, her işittiği seste Allah’ın (cc) kelamını duymaz, her hareketinde, her durumunda, her halinde, her gidişatında kendinin Allah’tan, Peygamberden (sav) ayrı olduğunu zannettiği dakikada, orucun esas vereceği tat ve lezzet kaybolur, yani gönlün baharı gelmez!

 

Peygamber Efendimiz (sav) hazretleri buyuruyorlar: “Öyle oruç tutanlar vardır ki yalnız aç kaldığı yanına kâr kalır. Günahı başka zamanlardan ziyade işler. Öyle oruç tutan da vardır ki, ne mutlu o oruç tutana! Gönlünde bahar olur, bülbül sesleriyle iftar eder.”

 

Adabı muaşeretten hukuk-u muaşerete, kaide-i muaşeretten, hüsnü-ü muaşerete hiçbir noksanlık bırakmadan oruç tutulursa, daha doğrusu demin arz edilen gibi, kendi varlığında daima Allah’ı (c.c.) ve Peygamberi (sav) duyar, nefes alıp verdiği zaman, “Bu nefesi kim alıp, kim veriyor.” derse, işte o, Peygamber Efendimizin (sav) methettiği orucu tutmuş olur!

 

Bir insanın içi dolu aşk olsa, böyle içi dolu fıçı gibi aşk olsa… En ufak bir hadiseyi nahoş görse, o nahoş gördüğü hadise, bir anda şişmiş balonun havası çıkar gibi, o aşk dolu fıçıyı boşaltır.

Hem şunu bunu beğenmeyelim, hem doludizgin gıybet edelim, hem şunun bunun kusurunu, ayıbını arayalım, hem Allah’ın (c.c.) ne kadar men ettiği işler var ise edelim, emrettiği işleri de adet yerini bulsun diye yapalım, ondan sonra al da git… Buna oruçtur de. Oldu mu?

 

Sahur yediğimiz zaman, kış gecesinin şubat ayı olur. Sabaha kadar mart ayı olur. Öğlene kadar nisan ayı olur. İkindiye kadar mayıs ayı olur. Akşam ezanında haziran ayı olur. Haziran ayında da bülbül sesleri ve gül kokularıyla iftar edilir. Ne mutlu böyle oruç tutanlara…"

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz