“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

SEVDAKAR KÜMESİNİN HAFTALIK AİLE RAPORU

 

 

 

Konumuz: “Şikâyet Ettiğimiz Hususları Kendimizde Düzeltelim”. Aylık eğitim planımızın birinci haftasını okuyarak sohbetimize başladık.

 

Aybüke Hanım: “Geçenlerde bir söz okudum, çok hoşuma gitti. “Dünyanın yarısını kadınlar, diğer yarısını da onların yetiştirdikleri oluştururlar.” diye. Kadınların dünyadaki yerini ve önemini anlatan çok güzel bir söz. Evet, kadınlar çok önemli. Dünya için de insanlık için de çok önemli. Toplumun güzelleşmesini ve değişmesini istiyorsak kadınların eğitimine çok önem vermemiz lazım. Değişime bu yüzden kendimden başladım. Gördüğüm güzellikleri kimsenin yapmasını beklemeden ben yapıyorum. Kuralsızlığın “özgürlük” olarak lanse edildiği bir ortamda “İnsanca yaşayarak hayvan yaşantısını reddediyorum.” Dini insanı kısıtlayan bir unsur olarak göstermeye çalışıyorlar. Aklına her geleni yapmayı da özgürlük olarak gösteriyorlar. İnsan olarak yaşama çabasına düşerek tüm bunları reddediyorum. Hayvan gibi yaşamak özgürlük değil, asıl özgürlük İslami çerçevede yaşamakla kazanılır.”

 

Handan Hanım: “Sınıfta bana yapılan yanlış davranış ve konuşmaları ben onlara yapmıyorum. Hoşuma gitmeyen davranışlardan neyin, hangi davranışın doğru olduğunu anlıyorum ve onları ben arkadaşlarıma yapmıyorum. “O bana şu yanlış hareketi yaptı veya şu sözü söyledi. Ben de altta kalmayayım ben de ona yapayım.” demiyorum. Ben doğru olanı yapıyorum.”

 

Babamız: “İslamın özü, çok derinlerde kalmış insanın güzelliklerini açığa çıkarıyor. İslam, gördüğün kusurlara ne yap diyor? “Önce elinle düzelt, gücün yetmiyorsa ağzınla düzelt, onada gücün yetmiyorsa kalbinle buğz et” diyor. Bir köşede otur, eleştir demiyor. Geçenlerde sağlık ocağına gitmiştim. Baktım bir yaşlı kadın ve bir genç kadın konuşuyorlar. Genç olan kadın el, kol hareketleri yapıp yaşlı kadının yanından uzaklaştı. Yaşlı kadının haline acıdım ve “Yapabileceğim bir şey var mı teyze?” dedim. “Evet oğlum, ayağıma bir operasyon yapıldı yürüyemiyorum. Araban varsa beni evime götürebilir misin?” dedi. Ben de “arabam şu an yok, al şu taksi parasını onunla evine gidersin” dedim. Önceki bayana, “Yaşlı insanlara bu şekilde davranılır mı?” deyip söyleneceğime yapılması gerekeni ben yaptım. Şikâyet edeceğimize yapacaklarımıza odaklanalım.”

 

Annemiz: “Doğru ve güzel olan bize bizim için lazım. Anlayışlarımız her geçen gün daha çok açılıyor. Beğenimsizliği daha önceleri “Cennete gideyim ya da beğenimsizlik yaparsam içim sıkılır” diye yapmazken bu anlayışlarımızın üstüne yeni anlayışlar ekleniyor. Beğenimsizlik yapmadığımız zaman Allah’a iyilik yapıyormuşuz gibi havalara girerdik veyahut etrafımızın sözlerine bakıp “Ya ben polyanacılık mı oynuyorum? Uyanık olanlar aslında kötüyü görenler mi? Ben biraz saflaşıyor muyum, Ne oluyor bana?” diyebiliyorduk. Yaptığımızın aslında doğru olanı görmek olduğunu bilmiyorduk. Yapa yapa gördük ki aslında beğenimli yaşayan saflaşmıyormuş. Beğenimli yaşayan bir duvara baktığında asılı olan tüm tabloları görüyor. Sadece güzel olan tabloyla ilgilenip güzelle meşgul oluyormuş. Kötü tabloyu dile getirip meşgul olmaması onun kötü tabloları görmeyip saflaştığı veya polyannacılık oynadığı anlamına gelmiyormuş. Beğenimli yaşayarakta Allah’a birşeyler yapmıyormuşuz. Allah her yaptığını birşey için yaptığına göre, her yapılan doğru ve güzel olduğuna göre beğenimli olan, doğru ve gerçek olanı görebilen Allah’la (c.c.) aynı bakış açısına ulaşmış anlamına geliyormuş.

 

Yani biz beğenimli olarak Allah’ın bakış açısıyla birleşmiş olup güzellikleri gören oluyoruz. Ne polyanacılık oynuyoruz ne de Allah’a (c.c.) iyilik yapıyoruz. Cennete gitmek veya fikirde gelişmek için değil. Doğru bakış açısıyla hayata bakmak için beğenimli oluyoruz. Bunun gibi Allah’ın tüm emirleri doğru ve gerçek yaşama biçimleri. Bizim hayatımızı sanal aleme göre değil, gerçeklere göre şekillendirip gerçek dünyalarda yaşamamız lazım. Beğenimsizlik sadece bir örnek, tüm hayatımıza bakmalıyız. Gerçekler üzerine mi yaşıyorum? Mesela çocuk yetiştirme şeklimiz acaba gerçek mi? Doğru mu? Çocuk yetiştiriyoruz diye pasif, özgüvensiz, tuttuğunu koparamayan gölgeler mi yetiştiriyoruz? Verdiğimiz eğitimin yanlış olduğunu sanal bir alemde yaşayıp aslında özlediğimiz çocuğu yetiştiremeyeceğimizin farkında mıyız? Yani kısaca diyorum ki fikrin ilkeleri ve İslami ilkeler doğru yaşam şekilleri olduğu için uygulanır. Kendimizi kandırıp sanal alemlerde değil, gerçek dünyalarda yaşayalım.”

 

 

İlmihal işlendi. Kur’an okundu.

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz