“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

EĞİTİMİN TEMELDEN TAVANA KADAR SIRRI SEVMEK-SEVİLMEKTİR

 

 

"Bir temel eğitim var, ilköğretim. İlköğretimi devlet üstlenmiştir. Mutlaka yetişen çocuk ilköğretimini bitirecek. Onun devamı; lise, üniversite ve mezuniyet. Temel eğitimden başlayarak yüksek öğrenimin sonuna kadar görüyoruz ki her derste öğretmenini seven öğrenci başarılı oluyor.

 

Mesela üniversitede olan bir öğrenci toplumlar hukukundan geçmediyse başka sebep arama. O dersin hocasını sevmemiştir. Diyelim ki edebiyatta çok başarılı. Sebebini arayın. O dersin hocasını çok sevmiştir ki yeteneği az olduğu halde edebiyatta başarılı olmuştur. Sebebi öğretmenini sevmesi ve güvenmesidir.

 

Tabi ki seven sevilir. Sevmenin belirtisi de kendisini sevdirmektir. Öğrenimde ikinci faktör de öğrenim azmidir. Öğrenmeye azimkar olan dikkatli ve azimli olur. Şüphesiz bu azim daha ziyade öğretmenine sevgiden ve hedefini belirlemekten gelir. Azim, sevgi, hedef sıralanmaz. Hangisi önceliktir diyemeyiz. Bu varlıklar birbirinden doğar, başı gerçek sevgidir. Her şey sevgiyle başlar.

 

- Eğitim nasıl olacak?

 

- Bunun için ustaya aşırı sevgi lazımdır. Ciğeri yanarcasına.

 

- Diyeceksiniz ki böyle bir doğal sevgim yok. Nereden bulayım bu sevgiyi?

 

- Haklısınız. Onun da kolayı var. Ustanın kişiliğini, yaptığı işleri, fedakarlıklarını değerlendiren varsa, onunla değerlendirici sohbetler yapmak sevgiyi uyandırır. Zaten her insanın derinlikleri sevgi doludur. Biraz değerlendirmek o derinlikteki sevginin kafaya çıkmasını sağlar ve değerlendirmek çoğaldıkça sevgi de çoğalır.

 

İşte bu şahsiyet eğitiminde temel meseledir. Sevgi çoğaldıkça kafa çalışmaya başlar, anlayış açılır. Sevgi öyle bir alemdir ki seven sevdiğini unutmaz. Bu sevdiğini unutmamaktan dolayı rabıta başlar. Rabıtanın sürekliliği ortaokuldur. Ortaokulda rabıta kuvvetlendikçe okuduğunu öğrendiğini uygulamaya başlar. Sevgi daha artar. Değerlendirme, okuyup yazmaktır. Değerlendirme daha ileri giderse rabıta daha ciddileşir. İşte o ciddi rabıta, ustasını her an kendisiyle beraber hissetmesini ve ustanın kontrolü altına girmesini sağlar. Mesela, gereksiz bir davranış yapmak istese ustasının yanında onu yapamaz. Gerekliyi yapmamak istese de yine yapar. Çünkü sevgili, ustasının önündedir. Yapmazsa sevgili, ustasının gözünden düşeceğini düşünerek gereklileri yapar, gereksizleri yapmaz.

 

Böyle bir ciddi rabıtanın etkisiyle yaşıyorsa, liseye girmiştir. Artık lise talebesidir. Lisede sevgi daha derin daha yanık daha ciddileşir. Değerlendirme ilerlemeleri olur. Daha ciddi rabıta hali yaşaması başlar ve epey güçlenmek de kendisini gösterir. Ne var ki bu gidiş çok müspet olduğu kadar üçüncü kişiye intikal etmemesi lazımdır. Hiç kimse bu gidişi ve ilerlemeyi sezmeyecek, anlamayacak. Eğer en yakını dahi ufakça sezse bu ilerleme bozulur.

 

Gidişat ustasıyla kendisi arasında sır olacak. Tek şart budur. Hiç kimseye sızmayacaktır. Sızarsa o haller bozulur. Aynı gidişler daha ilerledikçe lisenin sınıfları da geçilir, eğitim tüm müspetliği ile oraya çıkar. Ortaya çıkan müspet gelişmeler de ustanın değerini daha çok ispat eder. Daha çok değerlendirmeye daha çok takdir etmeye doğru gidilir. Sonra üniversiteye giriş imtihanı vardır. Biraz çetindir ama bütün müspetlikleriyle takdir etmek gerçekten yerinde ise o imtihan da kolay kazanılır."

 

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz