“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

BÜYÜK AİLENİN BİR PARÇASI OLMAK, BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR ŞEREF

 

Bu ayki eğitim planımız, sahip olduğumuz değerleri takdir edip, daha çok değerini anlayarak şükretmemize vesile oldu.

 

Ben doğduğum günden bu yana şükürler olsun ki bu teşkilatın içerisindeyim. Çocukluğum ve gençliğimin geçtiği bu ocakta, şu an ailemle beraber bu büyük ailenin bir parçası olmaktan gurur ve onur duyuyoruz.

 

Bu teşkilatın bir parçası olmanın önemini küçük yaşlarda Yiba Çarşısı’ndaki büroda, Maltepe’de, yeni kurulan bahçemizde, rahmetli Nuri Çetiner ve İbrahim Asiloğulları amcalarımızın dükkânlarında sohbetlere babamla katılırken şu an yine beraber olduğumuz amca ve ağabeylerimizin beni kucaklayıp, daha çocuk demeyip sanki karşılarında büyük insan varmışçasına ilgilenmesi, değer verip muhabbet etmeleri ile anlamaya başlamıştım.

 

Hayatımın her noktasında bu teşkilatın varlığını ve tüm kardeşlerimizin önemini görüp şükrediyorum. Her an ve heryerde yanımızdalar ve bende çok şükür yanlarında olmaya gayret ediyorum. Çünkü biz biriz.

 

Lise bitene kadar Ankara’daydım ve Ankara’daki arkadaşlarımızla hep birlikteydik. Yaşça en yakın arkadaşım benden 10 yaş büyüktü ve ben onlarla büyüdüm. Gün geldi, üniversiteyi kazandım ve sizin yanınıza, Kırıkkale’deki evinize yerleştim. 4 sene boyunca yazları bahçede, kışın okul döneminde Kırıkkale’de devam ettik. Derneğimiz ve teşkilatımızla Tuğşat ağabeyimin sayesinde daha çok ilgilenme ve hizmet etme fırsatı buldum, çok şükür. Okulun ilk döneminde her hafta cuma olunca ders bitimde hemen otobüse biner Ankara’yadöner, pazar gece tekrar Kırıkkale’ye geçerdim. Taki Kırıkkale’de Tuğşat ağabeyim ve diğer arkadaşlarla muhabbetim başlayana kadar. Onlarla ilişkim kuvvetlendikçe, teşkilata, bahçemize hizmet etmenin zevkini almaya başladıkça, bu ocağın önemini daha çok anlamaya ve kendimi bu yola adamaya başladım. 4 sene boyunca başkanımın ve rahmetli Lütfiye ablamın yükünü alıp okuldan fırsat oldukça yardımcı olmaya çalıştım. 4 sene sonunda artık hayatımızın başka aşamasına geçmeden şu duayı ettim. “Allah’ım, bana beni bu yoldan ayıracak ne iş, ne eş, ne de aş nasip etme.” Şükürler olsun ki şu an duamın kabul olduğunu görüyorum ve her halime şükrediyorum.

 

Öyle bir muhabbetimiz vardı ki, öğle tatilinde Tuğşat ağabeyimle evine gider yemeğimizi yerdik, ramazanlarda sahurda bir bakmışsın, Lütfiye ablam ve Ayşegül ablam sahurluk hazırlamış evde yalnızım diye getirmişler, Ankara’dan sohbet dönüşü Ümit ağabeyim sahuru bizde yapmadan bırakmam demiş ve 4 sene boyunca Kudret ağabeyim ve Atiye teyzem evinde yemek yedirmiş. Bu teşkilat olmasa, bu can kardeşler olmasa ben bunları belki yaşayamayacaktım.

 

Hepimizin gördüğü gibi düğünler, cenazeler, başarı kutlamaları, yapılan tüm organizasyonlar, tek kelime ile kusursuz ve mükemmel. Bunun tek sebebi teşkilatımızın varlığıdır. Başımızdaki başkanımızın varlığıdır. En önemlisi ise bu teşkilatı kuran ve bugünlere gelmesinde malını, vaktini, tüm imkânlarını, insanların ve bizlerin kalbi huzuru noktasında esirgemeyen Yüce Dostun varlığıdır. Ondan gördüğümüz güzellikleri bizde hem kendimize hemde çevremize sunmaya gayet ediyoruz.

 

Yukarıda da belirttiğim üzere hayatımın her yeri ve anlamı aslında bu teşkilatın değerini gördüğüm sürece artıyor.

Çok şükür düğünümüz oldu, teşkilatımız yanımızda.

Cenazemiz oldu, teşkilatımız yanımızda, taa Giresunlarda…

Hastamız oldu, teşkilatımız yanımızda.

İşimiz oldu yetişemedik, can kardeşlerim yanımda.

Gece gündüz demeden bir telefonla yanımızdalar.

 

Bizim görmediğimiz, ihtiyaç ya da bir gereklilikte bizim adımıza tüm gerekenler yapılır ve kimsenin ruhu duymaz, hayat olağan seyrinde akar.

 

Teşkilatımızın kurulması ve aynı kararlılıkta yürümesi başta başkanımızın daha sonra her bir bireyimizin bu işi ciddiye almasıyla alakalıdır. Toplu yaşamak zordur ama biz her yaz boyunca, ramazan aylarında iftar ve sahurlarda kocaman bir ailenin bireyleri olarak hep bir aradayız. Hiçbir zaman bir olumsuzluk ve kargaşa olmaksızın her şey tüm güzelliğiyle yaşanıyor ve herkes canı gönülden vazifesini yaparak muhabbeti koruyoruz. Eğer bir sıkıntı var ise kesinlikle karşımdaki kardeşimde değil, benimle alakalıdır diyerek hatayı kendimde arayıp teşkilatımın ahengini bozmamaya çalışıyorum.

 

O kadar önemli bir teşkilatımız var ki en küçük çocuğumuzdan, en büyük amcamıza, dedemize kadar sahip çıkıyor. Çocuklarımız için yapılan çalışmalar 100 yıl sonrasının temelinin atıldığı çalışmalardır elhamdülillah. Yaz aylarında alınan eğitimler,kış döneminde bulunduğumuz şehirlerdeki eğitimcileri tarafından yapılan çalışmaları görmez isek nankörlük yapmış oluruz. Her ne kadar aile olarak biz çocuklarımıza evde gerekli eğitimi vermeye çalışıp aynı zamanda örnekliği yapmaya gayret etsek de aynı yaş gruplarındaki arkadaşları ve eğitimcileri ile daha çok gelişme kaydediyorlar.

 

Birazda çocuklarımın güzel kazanımlarını anlatmam gerekirse; Ömer’i yaz aylarında Kırıkkale’den Ankara’ya tekvando kursuna haftada 2 gün getiriyordum. Kurs sahibi Kadir kardeşim“Abi, kurstaki çocukları yaz kursunda havuza götürüyoruz, Ömer’ierken getirde onuda götüreyim yüzmeye” dedi. Ben, Ömer’le konuşup söylerim dedim. Bana kalsa zaten geliyoruz, yüzmeyide seviyor, katılsın derim. Oğluma söylediğimde bana öyle bir şey dediki alnından öptüm. “Baba, yüzmeye giderim güzel olur ama kız-erkek karışık mı, onu bir sor. Karışık ise gitmem.” dedi.

 

Okulda öğretmeni quiz yapıyor ve Ömer en yüksek notu alıp birinci oluyor. Fakat kâğıdı incelerken kendisinin yanlış yaptığını, ikinci olan arkadaşının doğru yaptığını fark ediyor. Ve öğretmenine “hocam ben yanlış, arkadaşım ise doğru yapmış, kontrol edermisiniz tekrar” diyor, hoca kontrol ediyor, arkadaşı birinci, kendisi ikinci oluyor. Bize anlatırken diyorki “Doğruyu söyleyince içim çok rahatladı, ikinci olmam önemli değil”. Bu yaşananlar küçük gibi görünse de aslında büyük işler ve bu ocakta, teşkilatta eğitim almanın ürünleri Efendim. Kızım ise sabah kalkar, ilk işi abdest almak olur, başladığı işi bitirmeden bırakmaz, okulda yada sohbet arkadaşlarıyla birlikte iken ihtiyacı olanla elindekini paylaşmayı sever. Elinde yoksa ise bize aldırır ve ikram eder. Bir tane varsa ikiyeböler verir.

 

İşim gereği akşama kadar ana sınıfından liseye kadar çocuklarla beraberim. Aynı zamanda velileri ile diyalog halindeyim. Öyle şeyler ve durumlarla karşılaşıyoruz ki Allah’ıma hep şükrediyorum, iyiki böyle bir teşkilatımız var, iyi ki böyle çocuklarımızla ilgilenenler var, iyi ki eğitimdeyiz diye. Bazen müşterilerimizle, bazen hocalarla bazen de akrabalarla konuşurken, çocuklarımızın aldığı eğitimleri ve kazanımlarını anlatınca hayran oluyor ve gıpta ederek bakıyorlar. Bunun bir eğitim ve teşkilatın çalışmalarının ürünü olduğunu biliyor ve şükrediyoruz.

 

Eğitim tesislerimizin kuruluşundan, inşaat aşamasından bugüne kat edilen mesafeler ve yeniliklerin hep içinde olmaya gayret ettik. Özellikle üniversite döneminde bahçede geçirdiğim zamanları, hep beraber yaptığımız çalışmaları düşündüğümde iyi ki orada bulunmuşum, iyi ki Allah’ım hizmet etmeyi nasip etmiş diyorum. Şimdi hem bize hem de çocuklarımızın eğitimine fayda sağlayacak fiziki ortamlar mevcut. Onun da ötesinde her yaz bir ay memlekete, Giresun’a giderdik, her hafta pikniğe giderdik çocukken. Ne zaman huzur bahçemiz kurulmaya başladı, bizim böyle bir isteğimiz kalmadı. Akrabalarımız, kardeşlerimiz, arkadaşlarımız hep can kardeşlerimiz artık. Şimdi her fırsatta bahçede olmaktan ve hizmet etmekten mutlu oluyor, ailecekkeyif alıyoruz.

 

Son hafta ne kazandık diye soruyor eğitim planımız, ne kazanmadık ki…

 

  • Söz verdiğimde ne pahasına olursa olsun tutuyorum.
  • Namazlarımı kılıyorum.
  • Yardıma ihtiyacı olana canı gönülden yardım ediyorum, eğer ki göremediysem bu konuda biri beni uyarsa daha da mutlu oluyorum.
  • Alış-verişime sahibim ve güven temelinde hareket ediyorum.
  • Emanetleri koruyorum.
  • Dernek aidatlarımı ödüyorum.
  • Teşkilatın bir işini elimden geldiği kadar yapıyorum, her an hazırım.
  • Başladığım işleri sonuçlandırırım.
  • Büyüklerime karşı saygılıyım, kusur etmemeye çalışırım.
  • Küme toplantılarına katılırım, aksatmam.
  • Çok şükür kurban kesiyoruz.
  • Sözüm doğrudur.
  • Elime sahip olmaya çalışıyorum.
  • Söz verdiğim saate orada olurum, aksilik varsa mutlaka haber veririm.
  • Mahcup olmaktan son derece korkarım.
  • Her derdimizi açacağımız yüce bir dostum var,samimiyetim ve ciddiyetim nispetinde faydalanıyorum.

 

HASAN ANNAKKAYA

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz