“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

CAN DOSTLAR KÜMESİ HAFTALIK GELİŞİM RAPORU

 

 Güzel memleketimizin ayrı ayrı yerlerinde olsak da arkadaşlarımızla aynı değerleri paylaştığımız için ayrı değiliz. WhatsApp grubundan oluşturduğumuz birliktelikte her hafta uygulama notlarımızı birbirimizle paylaşıyor, birbirimizin görüş ve tespitlerinden istifade ediyoruz.

 

İ.D.(ANKARA): Anaman kitabımızda biz hanımlara İnsanlık anası, sen eşinin manen sahibisin” hitabının karşılığını yaşarken görüyorum. Ne kadar dışarıdan kalender, büyük gibi görünseler de aslında içlerinde kocaman kucaklanmayı bekleyen, dışarıdan ne kadar beğenilse yine de eşinin beğenisini, taktirini isteyen, evine gelince günün yüklerini bırakıp evinde çocuk gibi olan muhteşem insanlar bizim eşlerimiz. Bizler de yeri geldiğinde anne gibi şefkat ve sevgiyle kucaklayan, yeri geldiğinde en iyi arkadaş olup onore ederek yalnız olmadıklarını hissettiren, yeri geldiğinde bir geminin limana sığındığı gibi ona sığınak olan, şefkatli bir eş, koca bir anayız.

 

Bizlere verilen bu yetkiyi kitabımız, eğitimlerimiz sayesinde ailemizden öğrendiklerimizle ve eğitimcimizin bize her an doğru insan olmamız için harcadığı çabalarla öğreniyor ve yaşantımıza yansıtıyoruz.  Hepsinden başta eğitimcimiz ve sonrasında anne ve babamızdan Allah bin kere, on bin kere razı olsun.

 

Eşimin yanında maddi ve manevi en küçük eksiğimi, yanlışımı göstertmemeye özen gösteriyorum. Gerek ev işleri olsun gerekse iç dünyamdaki yetersizlikler olsun, bunu dışa vurmadan, ona belli etmeden halletmeye çalışıyorum. Ama gereken yerlerde yardım da istiyorum. Ya da bir şeyi bilsem de eşime sorduğum da nasıl tatmin olduğunu, nasıl yüceldiğini gördükçe Rabbime bir kere daha teşekkür ediyorum. Bir hanım isterse eşini yüceltiyor da rezil de edebiliyor. Eşimizin zihin sadeliği, mutluluğu, huzuru, manevi gelişimi, hanımın ciddiyetine ve yönüne göre arttığını veya azaldığını hem çevremizde hem de kendi yaşantımızda görüyoruz. Bunun için ben hanım olarak eksiksiz olmalıyım, örnek olmalıyım diye düşünüp daha dikkatli yaşıyorum.

 

En çok dikkat ettiğim ve kendime yakıştıramadığım şey, eşim gelince şikâyetlerde bulunmak, yok çok yoruldum, sıkıldım, yapamadım gibi bahaneler üretmek. Elimden geldiğince hanım olarak dört dörtlük olmaya gayret ediyorum. Eğitimcimizin sözleri hep kulağımızda “Bir yönden değil, her yönden tamamlanın.”

        

Bunları önce eşim için yaparken, şimdi görüyorum ki o takdir etsin, etmesin bu muntazam yaşantı bizi Allah’a bir adım daha yaklaştırıyor. Peygamberimizin (sav) yaşantısına benziyor yaşantımız, hal böyle olunca eş de ortada kalmıyor, Allah’ın rızası çıkıyor meydana.

 

Eşimize yaklaşımımızda, hizmetimizde, ikramımızda zaten Allah’ın emri bunlarmış deyip beklentisiz doygun yapıyoruz, ne yapıyorsak. Fikrimizden öğrendiklerimizi fark ettiğimiz kadar yaşıyoruz.

 

- Eşimizi saygı ile kabul etmeye ve onun benim için eşsiz olduğu düşüncesini kendimize yerleştirmeye çalışıyoruz. Gerek sözlü gerek hâl ile en yakınlarımıza bile eksikliklerini belli etmiyoruz.

 

- Ev içinde beraberken karşılaştığımız yanlış bir durumda dâhil bunu ona hissettirmeden, duyurmadan hallediyoruz.

- Konuşmalarımızda, hareketlerimizde laubalilikten uzak olmaya dikkat ediyoruz. Eğitimcimizin sözleri hayat ışığımız oluyor."İlişkiler yaklaştıkça daha ciddiye alınmalı, laçkalaşmamalı…" Hafif çizgiyi aştığımı hissettiğimde hemen eğitimcimizin sözlerini hatırlıyor ve kendime çeki düzen veriyorum.

 

- Ev içerisinde üstümüze düşen sorumlulukları yaparken bazen zorlansak da yeri geldiğinde yapmak istemesek de sorumluluğumuz deyip eksiksiz yerine getiriyoruz. Sonrasında “Elhamdülillah, içimiz nasıl rahatladı, iyiki yapmışız.” deyip kendimizi ödüllendiriyoruz.  Eşimiz geldiğinde ise ocakta yemek var, evimiz temiz, gönlümüz ferah bir şekilde kapıyı gururla açıyoruz.

 

-Birkaç gün elimizde olamayan nedenlerden dolayı akşam yemeğini geçiştirme yaptık fakat içimiz hiç rahat etmiyordu. Birde eşim anlayışla davranınca, hemen eğitimcimizin sözleri şimşek gibi çaktı. "Sizi kabul edip eğilene siz daha çok eğilmelisiniz, bu kalite ölçüsüdür." Diğer gün fevkalade hazırlanıp eşimi öyle ağırladım. Teşekkür ederim Efendim, teşekkür ederim Rabbim ki; bizleri nefsimizin eline vermekten, evlerde benliklerin savaştığı ortamlardan, günden güne azalan sevgi ve saygıdan kurtarıp, evimizde, gönlümüzde Asrı Saadeti yaşattığınız için.

 

Aylık eğitim planımızda yaptığımız çalışmayı görelim, takdir edelim diyor. Bizde uygulamalarımız ve tespitlerimize göre, toplumun en büyük derdi olan aile birliğini eğitimimizin nasıl muhafaza ettiğini görüyoruz. Verilen ölçüler mutlak Peygamberimizin yaşantısı olduğundan, ilkelerin her biri bizi mümine yaptığı gibi hayatımızda da kurtarıcı oluyor…

 

E. D.(KIRIKKALE): Bugünlerde ne kadar beklentiyi bırakırsam o kadar mutlu olduğumu bir kez daha gördüm. Bir evin tek gelini olduğum için genelde herkes benden birşeyler bekliyor. Fikrimiz ve eğitimcimiz sayesinde görüyorum ki herkesi en güzel şekilde idare edebiliyorum. İlk zamanlarda eşimin ailesidir, onun rızasıdır derken şimdi Allah rızası için yaptığımız zaman çok daha huzurlu olduğumu hissediyorum. Gerçekten haklı olduğumuzu düşünsek bile karşıyı kırmadan hemen gönlünü alıyoruz. Ben eğildikçe eşimde benim huzurum için uğraşıyor. Kitabımızda sen eşinin annesi gibisin diyor. Cidden çocuğuma gösterdiğim ilginin azını bile göstersem çok mutlu oluyor. Rabbim bana çok şükür ki herşeyi yapabilme idare etme gücü vermiş. Can bacılarımın tespitlerini okudukça çok daha fazla gayrete geliyorum.


H. B. (YOZGAT): Evlilik hazırlığı yaptığım dönemde bir gayretle çeyiz hazırlamaya, alışveriş yapmaya başlamıştım. Bir yandan da manevi olarak çeyiz hazırlığındayım tabi. Her şeyi mükemmel kontrol edeceğim, yapacağım, edeceğim diyerek evlendim. Aldığım güç, hazırlıklarım, beni bir süre götürdü. Fakat sonra gördüm ki hoşuma gitmeyen şeyler olmaya başladı. Şimdiye kadar fazlasıyla anlayışlıydım, haydi şimdi sıra eşimde diyerek sanırım en büyük hatamı orada yaptım ve olumsuz bir şeyle karşılaştığımda anlayış göstereceğime bekler konumuna girdim bile. Huzursuzluklar da peşinden geliverdi. Habibe dedim, sen ne okudun, ne dinledin, ne yapıyorsun? Kendine gel, aldım tekrar ipleri elime, bu evi maddi manevi düzene sokan benim, düşmemeliyim, beklememeliyim deyip anlayışa geçtim. Kitabımızda yazdığı gibi ben eğitimcimden şarj oldum sonra eşimi şarj ettim. Oh be dedim, neden çırpınıp duruyormuşum “peki” demem yeterliymiş. Arada hep ben mi sesleri kulağımda çınlasa da “Evet habibe hep sen, sustur o sesi” diyorum kendime. Dolayısıyla huzuru böyle daim edebiliyorum.

 

D.D. (ANKARA): Çok şükür ki önümde bir sürü yaşayan örnekler var. Ve hepsinden örnek alıyorum ileriki hayatım için. Şu an (bir eş olarak) neler yapmam gerekiyor, nasıl davranmam gerekiyor çok iyi biliyorum, inşallah ilerde bu bildiklerimi de uygulayacağım. Nişanlıyken bile bir durum oluyor, o an anlayış gösterecek gücü kendimde bulamıyorum, hemen arkadaşlarım aklıma geliyor. “Bak ne kadar güzel anlayış gösterip huzurunu kendileri yaşamış, demek ki güç herkes de var, sende yaparsın” diyorum ve tekrar ayağa kalkıyorum.

 

O kadar mükemmel bir ortamdayım ki her tarafım iyi örneklerle dolu. Olumsuzluk olsa da herkes gidip hallediyor zaten konuşacağı kişiyle. Kimseye yansıtılmıyor. Şimdiden herkesin dediği o yetkiyi görmeye başladım kendimde. Aslında eskiden alttan almanın, sürekli anlayış göstermenin beni düşüreceğini ve mutsuz olacağımı düşünürdüm. Ama yaşayınca anlıyorum ki istersem dünyanın en haklı insanı olayım, o an anlayış gösterip sinirlenmeden sakin şekilde davranmanın tadı, huzuru hiçbir şeyde yok. Beklemeden yaptığım bir hareketin mutluluğunun tarifi, izahı bile yok.

 

Çok şükür ki güç bulamadığım yer de ustam yetişiyor. Hep ben mi dediğim anda “mutlu olmak istiyorsan evet, hep sen Duygu” sözleri çınlıyor kulağım da. Olayları akışına bırakıp dert etmeden, tasaya kapılmadan, kızmadan geçirdiğim her an mükemmel güzelliklerle karşılaşıyorum. İçimdeki huzur zaten paha biçilemez ama Allah diyor ki resmen  “kulum sen bir adım geldin, al benden de on adım, huzurunu kendin yaşa. Bak, karşındaki insanı da değiştiriyorum” diyor resmen. Bir an da önceden beklediğim ama bulamadığım şekilde oluveriyor karşımdaki insan. Tabi kendime sonuçlar çıkarıyorum, sen sadece kendi eğitimine bak, kendini yetiştir ve gerisini sadece Allah’a bırak, kimseyi değiştirmeye uğraşma.

 

A. C. (ANKARA):İş içinde eğitim grubumuzda Allah’ın istediği, hoşnut olacağı şeyleri yapıyoruz, samimiyetle birbirimize hizmet ediyoruz. Candan arkadaşlık kuruyor kendimizden önce arkadaşımızı düşünüyoruz. Teyzelerimiz bunu yapıyordu önceden ama hizmet etmenin, samimi arkadaşlığın kıymetini, güzelliklerini ben bu sene anladım. Önceden bedenim yorulacak diye zoruma giden işlerin, şimdi birliği, beraberliği,muhabbeti sağladığını gördüm.

 

Allah’ın hoşuna gidiyor, birliğimiz artıyor diye düşündükçe bende hizmet etmeyi, bir işin ucundan tutmayı, bu grubun bir parçası olmayı iyice sever oldum. Şimdi biri için şu iş yapılacak denildiğinde seviniyorum. Sohbet grubundan birinin annesinin ihtiyacı görülecek, uzakta yaşayan bir kızımıza destek olunacak bu işlerle diyorum. Teyzemin bir tanesi bana güvenmiş, yaprağını çıkarmış Ayşe sarar diye, nasıl mutlu oldum. Bak özendiğim bu hizmet etme ve birliğe özenmekle kalmamışım, çabalamışım demek ki bana güvenilip önüme fırsatlar çıkarılıyor.

 

Çok şükür hizmette, iyilikte, yarıştığımız bir toplum vermiş bize Allah. Her zaman daha ileriye gidiyoruz el ele. Kendimin de önceye nazaran daha gayretli, daha hevesli olduğunu gördükçe şükrediyorum.  Yeni evimiz temizlenecek whatsapp grubuna yazılmış “Ayşe’nin ev temizlenecek kimler gelebilir” diye.  Arkadaşlar benden daha hevesli tabiki yaparız diye yazmışlar. Çok büyüyordu gözümde bu iş ama böyle biryerde,böyle insanlarla beraber, hiçbir şey yük gibi gelmiyor.Herkes arkadaşının yükünü sırtından alıyor çok teşekkür ederim.

 

Bende arkadaşlarıma karşı daha duyarlı, daha hizmetli olmalıyım diye yarışa girdim bunu görünce. Çok şükür Allah’a bir insanı sevdirip etrafına bizi böyle topladı da güzellikte yarıştırıyor. Yarışımız gayretimiz artsın inşallah. Hepinize çok teşekkür ederim, çok seviyorum sizi…

 

N. U.(VAN): Kitabımızı önceden okumuş olsak da asıl iş bir evin içine girince başlıyor gerçekten. İlk zamanlar yine canım cicim ayları gerçeklerin üstünü kapatıp işimizin büyüklüğünü biraz perdelese de zaman ilerledikçe her şey gün yüzüne çıkıyor. Hele çocuk olduktan sonra insan iyice bir benliğine kapılıp “bana ne kardeşim bende çok yoruluyorum, ben anlayışlıysam oda olsun, bir kere ben alttan alıyorsam bir kerede eşim alttan alsın” diyebiliyor.

 

“Huzurlu yaşamak isteyen insan, her şeyi yapar ama beklemez” denmiş ya o kadar doğru ki... Evin neşesi, mutluluğu, düzeni maddi ve manevi annenin elinde. Anne suratını az biraz asınca düzen yavaş yavaş düşmeye başlıyor. Allah bizi hem kendimizi hem eşimizi hem de yavrumuzu sarıp sarmalayacak, sevecek, idare edebilecek bir sistemle yaratmış gerçekten. 

 

Eşim bu iki hafta, bir gün evde, bir gün yurtta nöbette kalıyor. Gerçekten hali kalmamış şekilde geliyor eve. Oğlumla kapıda karşılıyoruz, sarılıyoruz hoş geldin diyoruz ki geldiğine mutlu olsun, oh be iyi ki evim var desin diye. Dinlenmek istiyor elimizden geleni yapıyoruz. Ve gün sonunda bütün yorulmuş haliyle bana dönüp “biliyorum sizde çok sıkıldınız ama çok yorgunum, hafta sonu da sizinle gezelim” diyor. 

Benim anladığım bu şu demek; hep ben yapayım ama eşimde yapsın diye beklentiyle yaptığımda hiçbir şey olmadı, kimse beni anlamadı, beklentilerim karşılanmadı. Ama ne zaman ki gücümüzü ustamız sayesinde fark edip, Allah'ın izniyle Allah rızası için yapmaya başlayınca tüm dünyada sanki kelebekler uçmaya başladık. Beklentileri bırak beklemediğimiz inceliklerle bile karşılaşmaya başladık. Allah bize bu gücü vermiş.  Bazen ana, bazen arkadaş, bazen eş olabilmek gücünü. Ve emin olun hayatta yaşanılan hiçbir şey, hiçbir olumsuzluk Allah'ın bize verdiği gücü götürmüyor, aksine çoğaltıyor. Gücümüzü ustamızla ve Allah'ın izniyle daha çok fark edip daha çok yaşayabilmek duasıyla...

 

T.C. (ANKARA): Bohçamızı okuyunca bir kez daha binlerce şükrettim. “Şahsiyetin ve şerefin kadar seni beğendirecek hiçbir şeyin olamaz.” sözü yıllar önce okuduğumda da beniçok etkilemişti. Gerçekten de öyleymiş. Bakıyorum, nişanlım ve de ailesi bizleri takdir ederken hep yaşanılan insani değerleri konuşuyorlar. Edindiğimiz vasıflarla bizleri seviyorlar. Hiçbir zaman duymadım ki ya şu zaman giydiğin elbise ne güzeldi, başına taktığın şal ne hoştu dediklerini. Ama gösterilen anlayış, halden anlama, iyilikler, hizmetler, hoşgörüler hep hatırlarda.

 

Nişanlımın karakteri dolayısıyla “nasıl olsa iyi bir eşim olacak oh ne rahatım” diye bir düşünce olmuştu başlarda. Benim çok da uğraşmama gerek yok gibi gelmişti. Sonra baktım ki o uyanık ve dikkatli, beni de fark ettirmeden değerlendiriyor. Eğitimimizi benden çok önemsiyor. Eğitimcimize daha hassas. Hemen kendime geldim. Bu düşüncenin yerini azim aldı. Kendi kendime onunla yarışmaya başladım, ona hissettirmeden. Ve hedefimizi her gün tekrarladık. İnsani değerlerin yaşandığı, Allah'ın rızasının gözetildiği,Muhammedi ahlakın yaşandığı Sultani aile kurmak. Zorlandığım, nefsimle mücadele verdiğim her noktada bunu kendime hatırlattım ve öyle bir güç verdi ki Rabbim. Elhamdülillah, böyle güzelliklerin çabasında, uğraşında geçiriyoruz zamanımızı. Rabbim öyle bir nimet vermiş ki bizlere... Eğitimimizi, eğitimcimizi, kardeşlerimizi ve kendimizi takdire başlayınca sanki bulutla karanlık bir hava varken, güneş doğuyor, her yer renklenip şenleniyor içimizde. Takdir ettikçe Rabbim zihnimizi açıyor, sevgimizi artırıyor, hedefimiz hep sağlam kalıyor ve yolumuzu açıyor.  Dolayısıyla içimizdeki yaşatanımızla barışık yaşıyoruz, Onunla irtibatımız kuvvetleniyor.

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz