“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

BİR PAZAR GÜNÜ

 

 

 

Bu pazar sabah namazıyla ayağa kalktık. Besmele çekip ya nasip dedik. Eşimizle beraber kahvaltı hazırlamaya başladık. Normalde çalışma hayatından dolayı ben kahvaltıyı pek önemsemem ama eşim kahvaltı yapmayı ve uzun uzun oturmayı sever. Ben de ona ayak uydurmak ve onun gönlünü hoş etmek için erkenden ona yardım ederek kahvaltımızı yaptık. Kahvaltı masasında Tuğşat abiyi aradım, bugün Ahmet Sayın ağabeyimizin Eniştesi vefat etmişti, onun cenazesine gitmek üzere haberleştik.

 

Evden çıktığımda Ali ağabeyin bahçedeki yaprakları süpürdüğünü gördüm, ben de kendimi iyi hissediyordum, hemen yardıma koştum. Yaprakları süpürürken komşum ve oğlu geldi, bize yardım etmeye başladılar. Küçük Ahmet’le beraber yaprakları kovaya koyma görevi bizimdi ve iş bitene kadar beraber çalıştık.

 

Öğleye doğru bahçeye bir ağabeyimiz geldi, onun çay koyduğunu gördüm. Hemen eve gittim ve çok güzel bir tatlı vardı. Onu tek başıma yemektense hemen yarısını bölüp iki çatal alarak arkadaşımın yanına gittim, beraber tatlımızı yedik, çayımızı içtik.

 

Öğle namazı vakti gelmişti, komsularımızla birlikte cenazeye katılmaya gittik. Çok şükür hem Kudret ağabeyimiz hem de Ahmet ağabeyimizi yalnız bırakmadık.

 

Öğleden sonra Beyza kardeşimizin üniversitede sınavı vardı. Aynı zamanda Ahmet Çağrı’nın yapmış olduğu güzel bir hareketi taktir etmek üzere Ankara’dan bir ablamız ona hediye almamızı rica etmişti. Bir de babam bir emanet istemişti, onu teslim edecektim.

 

Saat 14:30’da Beyza, Ahmet Çağrı’yla beraber yola çıktık. Önce kardeşimizi üniversiteye daha sonra da babama emaneti vermeye gittik. Beyza’nın sınavının bitmesine 1 saate yakın zamanımız vardı. Ahmet Çağrı’yla beraber alışveriş merkezine gittik. Annesi, Ahmet Çağrı hediyesini kendi seçsin demişti. Alışveriş merkezinde önce Langırt oynadık, ona öz güven kazandırmak için topu hep önüne attım, başarmasına destek oldum. Daha sonra su topu oynadık ve onu bir giysi mağazasına götürdüm. 8-9 yaş arası kıyafet aradığımızı söyledim ve oradaki bayan bize yardımcı oldu. Ahmet Çağrı kendi seçimini yaparak hediyesini aldı, mağazadan ayrıldık. O sırada kardeşimizin sınavı bitmişti, onu da alıp evlerimize geldik.

 

Arabadan indiğimde Adem’in yanıma koşarak geldiğini gördüm ve “Akın abi topu şişirip oynayalım mı?” dedi. “Tamam” dedim. Önce beraber topunu şişirdik, sonrada tek kale maç yaptık. Adem’in mutluluğu benim mutluluğumdu çünkü. Biz paylaştıkça, bir arada oldukça mutlu oluyoruz.

 

Uyanık ayık bir Pazar günü geçirdiğimiz için, içimiz huzurla doldu. Sadece o an huzurla dolmadık, yaptıklarımız aklımıza geldikçe içimiz yine ferah buldu. “Bu güzel insanca yaşayışları çoğaltmak gayretinde ve azminde olmalıyım.” dedim kendi kendime.. Ya nasip Ya kısmet…

 

 

 

 

 

Akın Kazıcı

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz