“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

ÖZDEN FİKRİNE NEDEN İHTİYAÇ HİSSEDİLİR?

 

Günlük hayatın içinde her şeyimiz rahatlıklarımız, sıkıntılarımız, mutluluklarımız…Kendimizi günlük hayatın içinde görüyoruz, tanıma imkânı yakalıyoruz. Tüm eksiklerimizi, doğrularımızı, yanlışlarımızı… Hani çocuğun elinden çikolatasını alırsında hüngür hüngür ağlarya… Hiç çikolata yemeyen bir çocuğun elinden çikolatasını alsan ağlar mı? Onun ağladığı çikolatanın kendisine değil, tadınadır.

 

İşimi sapasağlam bitirmezdim, güveni havada döver, kıymetini bilmezdim. Siyaset benim işimdi sanki… Yeri gelince hükümetler kurar,iki saatte devletimizi kurtarırdık. İnsanları kırmak büyük başarı ve güç gösterisiydi, paylaşmak aptallıktı. Ne güzel ben kazanıyım eller yesin, oh ne alâ…Aslında sayılmayacak, söylerken utanılacak ne hastalıklar, neler neler… Acizliğimizin, pasifliğimizin, başarısızlığımızın üzerini başkalarını suçlamakla örtecek kadarda zekiydik aslında. Çünkü paylaşmanın, güvenilir olmanın, temiz, tertipli ve düzenli olmanın, çalışkan, gayretli, uyanık olmanın, fedakâr olmanın, beğenimli olmanın, sınırlarımızı bilmenin, anlayışlı olmanın, barışçı olmanın, övücü olmanın, iyinin, güzelin değerini bilmenin, vicdan sahibi olmanın, taktir sahibi olmanın tadını almamıştık.

 

Güzellikler taktir edilmediği, övülmediği için, herhangi bir olumlu yaptırımıda yoktu ki yaptıklarımızın değerini görelim, yaptıklarımızdan pişman olmayalım. Cennet mekân atamız ne güzel söylemiş, ‘’Tok olan cümle cihanı tok sanır, aç olan cihanda ekmek yok sanır.‘’ diye. Bizde hastalıklı olduğumuz için cihanda güzellikleri görememişiz. İnsanlık sadece güzel Peygamberimiz (sav) zamanında vardı sanmışız.

 

Meğer gördüklerimizin ötesinde bambaşka dünyalar, özenilecek insanlıklar varmış. Hele hele aklımıza asla gelmeyecek sahabe yaşantısı varmış, akla mantığa sığmayacak, var olduğuna zor inanılacak bir Eğitimci varmış. İnsanlığın hastalıklarını gideren dünyanın tek insan hastanesi, Özden Fikri varmış.

 

Bütün bunları Huzur Bahçemizde gördük. Gelen nice arkadaşlarımız çok büyük ilerlemeler kaydettiler. Ne çok huyları düzeldi. Pintiler bonkör oldu, hırsızlar güvenilir oldu, sinirliler mülayim oldu, tembeller çalışkan oldu, Milleti tanımayanlar Milletçi oldu, Devleti tanımayanlar Devletçi oldu, partizanlar o işleri bırakıp kendi işleriyle ilgilenir oldu. Abdest almayı bilmeyenler sade salim Müslüman oldu, pejmürde, dağınık olanlar tertip düzen sahibi oldu, aile saadeti bilmeyenler huzurlu yuvalara kavuştu, borç batağında yüzenler aile bütçesi sahibi borçsuz kişiler oldular. Daha neler neler…

 

İşte bu yüzden insanı insanca yaşatacak tek yol olan, tek ilim, tek bilim olan Özden Fikri’ne tüm insanlığın ihtiyacı var. Ne mutlu bize ki dünyanın en ulvî ocağına kabul edilmişiz.

 

         

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz