“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

YA SUYA DALACAKSIN YA DA…

 

 

 

“Ye, iç, yat, kalk, iş yap... Hayat bu mu?” derken ne kadar basit bir düşüncede olduğumu fark ettim. Her gün düzenli okuduğum kitaplar ve dinlediğim sohbetler kafamı açtı. Kendimi ve etrafımı seyrederken de kafam açılıyordu. En önemlisi de eğitimcim ile konuşunca olayları başka açıdan görüyorum. Geniş bakmak ne güzelmiş.

 

Anladım ki bakmak ile görmek arasında çok büyük farklar varmış. Anladığımız farklı, konuştuğumuz farklı, yaptığımız veya yapmadığımız farklı. Gülsem mi, ağlasam mı bu duruma… Ben bir yanda, duygularım bir yanda, duyumlarım bir yanda…

 

Sohbetleri dinlerken kendimi de dinliyorum. Derinliklerimiz bize bizi anlatıyor da anlayana… Allah’a şükür bize her şeyi vermişken neden “tamam bu işte” diyemiyordum.

 

Duygular, duyumlar, derinliklerimiz her tarafımız delik deşik. Bir kaçak var…

 

İnsanın hayatında ihlâslı bir şey yoksa tabi doyum olmaz. Tatminsizlik de işin başka yönü. Var, var bir şeyler var. Neden gözümüz her şeye doysa da bir açlık var? Gönlüm, kalbim neden doymuyor?

 

Eğitim bahçemizde, Ramazan ayında masa hazırlamaya gönüllü yazıldım. Her gün koyduğum tabak, kaşık, çatal beni, işimi tam yapmaya itti. İşimi yarım bırakmamak için hastayken bile geldim. Allah’ın tabağı işte… Bir tabak bile nelere kadir… Masa hazırlarken çatlak bir bardak gördüğümde çarşıdan hemen takım alıp bahçeye koyuyordum. Tencereyi koyarken masa örtüsü az yırtıldı. Hemen masa örtüsü aldım. Bu kimi doyuruyor acaba? İnsanın mutluluğu kendi elindeymiş. Ne olacak ki canım dememek lazım. Umursamadığımız, küçük gördüğümüz şeyler bizden büyük şeyler götürüyor. Eğitimcimle konuştukça işler hem güzelleşti hem kolaylaştı. İnsanın kendine güven duyması ne kadar güzelmiş... Eğitimci koca bir dünya. Allah (c.c) başımızdan eksik etmesin. Demek ki insan düşüncelerini takip etmeli, derinliklerinde ne varsa açığa çıkarmalı. Sıradan gördüğümüz her şey bizim dikkatimizi açıyor. Her şey, benden bana geliyor...

 

Eğitimciyle müşavere çok önemli. Her şeyi doğru bilmiyoruz ya da doğru olan yanlışları kendimizin istediği şekle çeviriyoruz. Ya suya dalacaksın ya da suyun kenarında çırpınacaksın, seçim senin….

 

Üstü kapanmış duyguların, duyumların dirilmesi sadece gerçek bir eğitimciyle olur. Başkasıyla olmaz. Bunun kesin kanaatindeyim. Çevre, kendine yetmeyen aklıyla bana yardımcı olamaz. Her taraflı görmek sadece eğitimciyle mümkündür. Bundan sonra kulaklarımı tıkıyorum. Yanlış akıl zihni aydınlatmaz.

 

Eğitimcim benim zihnimde kocaman dağ yapıp büyüttüğüm şeyleri öyle kısadan anlatıp çözüm buldu ki hem düşündüm hem de kendime güldüm.

 

Her işin ehliyle konular hallediliyor. Hayatı zorlaştıran bizim dost eliyle yoğrulmamış aklımızmış. Dost aklıyla yoğrulunca kendimdeki değişikliği fark ediyorum. Hiçbir şeyin üstünü kapatmayıp orayı eğitimciyle temizlemek lazımmış. Artık dikkatim güzel şeylere çalışıyor. Anladım ki Allah (c.c) insandan aslını, özünü istiyor. Karşı diye bir şey yokmuş. Hepsi “ben” mişim. Benim eksik, yanlış bakış açım beni mahvetmiş. Her şey bizi anlatıyor. Tatmin oldukça, gönül hoşnut oldukça “tamam bu” diyorum, çok şükür…

 

İnsan kendi açlığını sadece bir eğitimci ile fark edebiliyor. Duygular, duyumlar değişmeyince ben olmuyormuşum. Desinler, sevsinler diye yaptığımızın altında kocaman bir “BEN” balonu varmış.

 

Eğitimci insana güven veriyor. Anlayışını değiştiriyor. Bu işler ihtiyaç meselesi. İhtiyaç hissedenin meselesi. İhtiyaç hissetmeden bakkaldan ekmek bile alabiliyor muyuz?

 

 

 

EĞİTİM SAYESİNDE BENDE NELER DEĞİŞTİ?

 

 

* Anlayışım değişti.

 

* Olaylara bakış açım değişti.

 

* Düşünerek konuşmayı öğrendim.

 

* Ağzımdan çıkanı tartmayı öğrendim ki boş sözler beni hâkimiyetine almasın.

 

* Takıldığım insanları takdir etmesini öğrendim. Takılmalarım bitti.

 

* Allah’ımı ve peygamberimi sevip takdir etmeyi öğrendim.

 

* Aklımı, anlayışımı nasıl kullanacağımı öğrendim.

 

* Sıkıntılarımın kaynağının kendi düşüncelerimin olduğunu anladım.

 

* Kendimi tanıdım. Ciddiyetim arttı.

 

* Şikâyet etmenin yanlışlığını görürken, insanın aslında kendini şikâyet ettiğini anladım.

 

* İnsanın çok değerli olduğunu anladım.

 

* Eğitimcimizin bizi hem bu dünyaya hem de ahrete hazırladığını gördükçe takdirim ve şükrüm her geçen gün daha da çok artıyor…

 

 

 

Sonsuz teşekkürler….

 

 

 

 

 

 

 

ZEYNEP ORHAN

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz