“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

SEVDAKAR KÜMESİ AİLE RAPORU

 

1-8  MAYIS 2018

 

1.HAFTA

 

KONUMUZ:“Hedefli Kişi Yarışa Girer”. Aylık eğitim planımızın birinci haftasını okuyarak sohbetimize başladık.

 

Aybüke: “Bilmek önemli değil, hedef yolunda gayret etmek, yaşamak önemli. Geçenlerde bir boksörün suyun altında antreman yaptığını duydum. Sebebi ise, yumruklarının suyun altında daha da güçleneceğiymiş. “Bu ne gayret, bu ne azim” dedim kendi kendime. Hedefli kafanın zekâsı çalışıyor, hedefi yolunda her gerekliyi görüp uygulayabiliyor. Hedefli insanın belirtisi aynı bu boksördeki gibidir. Hedefine kilitlenir ve daha iyisi için tüm gereklileri görür.

 

Handan:“İnsan hedefi yolunda yarışa girince zindeleşiyor ve kendini daha iyi hissediyor. Yapamadıklarımla yarış halindeyim. Neleri başarmam gerekiyor. Onları fark edip başarmak için kendimle yarışıyorum. Mesela “şu kadar test çözeceğim” dedim kendi kendime. O günde o kadar çok midem bulanıyor ve uykum geliyor ki, her şeye rağmen belirlediğim testleri bitirip öyle uyudum. Bu herşeyde böyle. Belirlediğim eksiklerimin üzerine gidip kendime yarışıyorum.

 

Babamız: “Benim yarışım kendimle... Yanlış inanışlarımla… Yanlış inanışların yerine doğru inanışları kendim kendime getirmeliyim. Buda eğitimcimin tavsiyelerini yaşamaya bağlı. Öğrenmek yeterli değil, öğrendiklerimizi yaşantıya geçirerek hedefimize ulaşabiliriz.”

 

Annemiz: “Hedefli kişi hedefi doğrultusunda yarışmayı, güreşmeyi göze almazsa, bir süre sonra her şey ona sıradan gelmeye başlar. “Bunu biliyorum, şunu daha önce duymuştum. Bunlar hep bildiğimiz şeyler” deyip her bilgiyi basite alır ve hayatını bir çıkmaza sürükler. Hedefli kişi yarışacak ki hedefi yolunda daha çok incelikleri fark etsinde hayatına bir heyecan ve güzellik gelsin. Her geçen gün insanik değerlere bir adım daha yaklaşıp insanlık değerleriyle donanan olsun. Hedefliyim diyen kişinin hedefli oluşu heyecanından anlaşılır. Yarışan insanda heyecan kaçınılmazdır. Her gün neleri fark edip, neleri yaşayacağım diye güne heyecanla uyanır. Ustamız bize ölçüleri vererek uyumamıza hiç izin vermiyor. Kendinizi ölçüp, biçin ve nerelerde olduğunuzu siz görün diyor.

 

Bize bu kadar emek veren ustamıza teşekkür ederiz.

 

İlmihal işlendi, Kuran okundu.

 

                                                                         22-29 MAYIS 2018

 

                                                                                 4. HAFTA

 

KONUMUZ:“Hedefli Kişi Hedefi İçin Attığı Adımları Takip Eder”. Aylık eğitim planımızın dördüncü haftasını okuyarak sohbetimize başladık.

 

Handan: “Bu haftaki konumuzu zaten hep hayatımda uyguluyorum. Ne zaman kendime olan güvenimi yitirecek olsam, ne zaman moralim bozulacak olsa hemen kendi kendime moral ve güven veririm.

 

Dıştan bir ikinci kişiden moral ve güven beklemem. Niye bekleyeyim ki? Herkes geçici. Bugün varlar, yarın yoklar. Sonuçta herkes ölümlü, sen kalıcısın. Kendi kendine moral ve güven vermeyi öğrenebilmelisin. Sonuçta ustamızda bizden bunu istiyor. Kendi kendinize yeter olun. Her şeyde bu böyle, sadece güven ve moralde değil ki. İnsanlar sevsin istiyorsun. Kendini sevmeden kimin sevgisi sana yeter ki? Önce sen seni sevecek, sen seni beğeneceksin. Sürekli kendi kendimle konuşup kendi kendimi motive ediyorum. İntiharların sebebi de kendi kendini sevmeyip, kendi kendine birtakım ihtiyaçlarını karşılayamamaktan kaynaklanmıyor mu? Bazıları kendi kendini sevmeye “egoistlik” diyorlar. Arkadaşım geçenlerde diyor ki; “Benim hiçbir şeye yeteneğim yok.” Ben de ona dedim ki; “İyice kendini incele, Allah sanada mutlaka bir güzellik vermiştir mutlaka.” Yani kısaca güzelliklerimizi görüp moral ile yola devam etmeliyiz.”

 

Aybüke: “Aramızda yoktu.”

 

Babamız:“Aramızda yoktu.”

 

Annemiz:“Bu haftaki bölümü okuyunca çok şaşırdım. O kadar çok moral verici konuşulmuş ki, yıllardır alışık olduğumuz anlayışları ve inanışları yıkacak cinsten olmuş. Bir kere deniliyor ki, kimi çok azimlidir günde 10 km yol alır, kimi ise daha az azimlidir daha az yol alır. Önemli olan yolda olmaktır. Hızımız sonraki meseledir. Bu cümleyi okuyunca özellikle şöyle bir kaldım. Niye mi? Çünkü yıllardır korkutularak eğitim görmeye alışmışız. Hocalar cehennemde yanarsınız diye korkutmuş, ailemiz okumazsanız şöyle olur diye korkutmuş. Kendimiz kendimizi ilerleyemeyiz diye hep korkuyu, olumsuzu göstererek korkutmuşuz. Şimdi biri çıkıp bize diyor ki, “Bir adım attıysan sen ona bak. Yirmi adım atana bakma.”“Niye az azimlisin, niye gayret etmiyorsun da onun gibi yirmi adım atmıyorsun?”demiyor. Daha önceki inanışlarımız diyor ki, karşındakine,“aferin bir adım, bir adımdır” dersen onu tembelliğe alıştırırsın. Eğitim anlayışlarımızı yıkma zamanımız geldi. Hep eleştiren, hep kızan, hep kınayan, hep bir üstünü gösteren düşünce yapımızla bir yere varamadık. Zaten yirmi adımın önemini bilse atardı. Sen bir adımını takdir et, ondan moral bulursun, sonra o yirmi adımı o güçle zaten atar. İnsanların ve kendimizin moralini bozarak bir yere varamayız.”

 

İlmihal işlendi, Kuran okundu.

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz