“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

İNSANLIK SIFATLARIYLA DONANMAK İÇİN, İNSANLIK SIFATLARIYLA DONANMIŞ BİR İNSAN BULACAĞIZ

 

 

Yaratılışımıza uygun olmayan kafamızdan, inançlarımızdan bizi kurtaracak bir eğitim ve eğitimciye ihtiyacımız var. Kalbimizde değerli diye bir şey tutmuş gidiyoruz. Geçici âlemde sele kapılmışız. Ancak güvendiğimiz, inandığımız bir insan olacak ki nerede ne yaptığımızın farkına varalım. Doğru diyoruz, oysa yanlışın içindeyiz. Bunu kendimiz nasıl göreceğiz? Bizi bize gösterecek bir insana ihtiyacımız var.

 

Bir okuma yazmayı bile öğretmenden öğreniyoruz. Zahiri bir meslek sahibi olmayı bile bir ustadan talim ediyoruz. Bu bir hayat-ı ilahi kanunudur. Ancak iş insan olmaya gelince, Allah’a imana gelince, bu iş kendi başına olabilecek gibi zannediliyor. Bir zahiri mesleğin bile sebepler aracılığıyla öğrenildiğinin farkına varılmıyor. Burada ise bizim insanlığımızı kazanmamıza eğitimcimiz sebep olacak. Sen zaten özünü, insanlığını gerçekten ciddiye alsan bir eğitimciye gerek yok. Bu ne demektir? Sen ameliyatı yapabilirsin, cerraha gerek yok. Şimdi cidden kendimize bakarsak ciddiyetimiz dağılmış, aynen dağılan sudan elektrik üretilememesi gibi. İşte şimdi eğitimcimiz bizim ciddiyetimizi çalıştırmamıza ve insanlığımıza odaklamamıza yardımcı olacak.

 

Bu yolda gerçekleşebilmek için tecrübeli, kendinde bu işleri halletmiş, dışı gibi içi de insan birine ihtiyacımız var. Yani onu biz değerlendireceğiz. Gözlüğe ihtiyacı olan birisi gözlük olmadan kitap okuyamaz. Bizim de insanlık değerlerini yaşamaya ihtiyacımız varsa eğitimsiz insanlığımızı yaşayamayacağımızı bileceğiz. Eğitim olmadan özümüzdeki yüceliğe ulaşma şansımız olamaz. Eğitim de bir usta ile yapılır.

 

Kendimize dost olmamız diplomayla, parayla, makamla olmaz. Ancak kendine dost olan bir insanla eğitime girersek kendimize dost olabiliriz.

 

Kendimize dost olmak istiyorsak, evvel bildiklerimizi bir köşeye bırakıp bizi bize dost edecek eğitimcimizin ilkeleriyle donanacağız. Yoksa güzel sözleri öğreniriz ama iç dünyamızda kendimizi beğenmemezliğe devam ederiz, kendimizi kendi elimizden kurtaramayız.

 

Ancak eğitimcimizin önem verdiği şeylere önem verirsek onunla meslektaş olabiliriz. Eğitimcimiz, en çok izzet-i nefislere değer veriyor. Yani kimsenin küçük düşmesine, mahcup olmasına gönlü razı olmuyor. İşte biz de küçük düşecek işlerden uzak duracağız ki ona benzemiş olalım. O zaman ahbaplığımız sonsuza kadar sürer. İzzet-i nefsine düşkün kişi en kolay yattığı yerden tanınır. Dağınıklığın olduğu yerde kişi kendini hiçe sayıyor demektir.

 

Gelmişsin bir eğitimciye. Ondan ne alman gerektiğini bileceksin. Onda olmayan bir şeyi istiyorsan boşluğa düşersin. O, seni sana tanıtıp, sendeki büyüklüğü var etmeye, açığa çıkartmaya çalışıyor.

 

Hz. Mevlâna ve tarihte yaşamış büyük insanlar önce hocalarını bulmuşlar sonra fedakâr olmuşlar. İşin inceliği burada. Yani insanlık sıfatlarıyla donanmak için insanlık sıfatlarıyla donanmış bir insanı bulacağız.

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz