“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

SEVDAKAR KÜMESİNİN HAFTALIK AİLE RAPORU

 

 

 

09-12-2017

1.HAFTA

 

KONUMUZ: “İnsanın Varlık İçindeki Yeri” aylık eğitim planımızın birinci haftasını okuyarak sohbetimize başladık.

 

Aybüke: “İnsanlar küçümsendiği zaman hemen kızıyor, küsüyor ve ben böyle değilim diye hemen bir savunmaya geçiyor. Bazen de düşüncesinin tersinde bir düşünce ile karşılaştığı zaman düşüncesini savunmaya geçip karşı tarafa düşüncesini kabul ettirmeye çalışıyor. Neden? Çünkü kendisine karşı güven duymuyor da onun için savunmaya geçiyor. Niye güven duymuyor? Hâlbuki biz, Yaratan’ın halifesi değil miyiz? Halifesiyiz, halifesiyiz ama tahtına geçmeyen ne olduğunun farkına varmayan bir halife... Bir ülkenin sahibi ama dilencilik yapıyor. Sevgi, saygı, anlayış dileniyor. Mesele halife olmak değil. Mesele tahta oturmak. Tahtına oturursan halifeliğine inanacaksın. Bizim yolumuz, insan olarak bizi tahtımıza oturtan bir yol. Bize düşen tahta oturmak için çaba göstermek, istemek. Biz istemezsek kimse bizi o tahta oturtamaz. İnsan şunu düşünmeli: “Evet, ben halifeyim, o zaman halifeliğime inanıp, o koltuğa oturup sahiplik yetkimi kullanmalıyım.”

 

Handan: “Bu hafta dinlemek istiyorum, bu konuyu tefekkür etmek istiyorum.”

 

Babamız: “Enam suresinin 75. ayetinde diyor ki; “Sizi yeryüzünün halifeleri yapan, size verdiği şeylerde sizi denemek için kiminizi, kiminizden derecelerle üstün kılan O’dur. Bu ayet eğitim ilkelerimizin birinci maddesi olan “Unutma Şerefli Sahip İnsansın” ilkesinin ispatı. Bu ayetle bunu görebiliyoruz. Evet, bizler Yüce Rabbimizin şerefli sahip yetkili kullarıyız. Önemli olan bunun farkında olup bunu bilerek yaşamaktır. Ancak o zaman kâinattaki yerimizi anlayabiliriz.”

 

Annemiz: “Şöyle bir etrafımıza baktığımız zaman görüyoruz ki; su insan için, hava insan için, yiyecekler insan için, giyecekler insan için, tüm bunlar gövdesel sağlığı için… Yine anne insan için, baba insan için, arkadaş insan için, ahbap dost insan için, teyze hala insan için yani kâinattaki her şey insan için. Ne büyük bir varlık, her şey onun için. İşte büyüklüğünü gördüğüm insan nedir incelemeye layık değil mi? Yunus Emre ne demiş “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir” yani bil, bil de en önemli kendini bil demiş tüm büyük insanlar. Bilgilerin hepsi insanın gövdesine ait bilgiler olursa, manevi yapısına ait bilgiler bilinmezse, manevi huzur nereden gelecek? Tüm büyük insanlar en önemli bilginin kendini bilmek olduğunu anlamış ve manevi yapısını tanımaya koşmuşlardır. Demek ki mesele elle tutamayıp, gözle göremediğimiz esas kendimizi tanımak. Rabbim bu uğurda bilincimizi artırsın. Amin.”

 

İlmihal işlendi, Kuran okundu.

 

 

16-12-2017

2.HAFTA

 

KONUMUZ: “İnsanın Varlık İçindeki Yeri-2” aylık eğitim planımızın ikinci haftasını okuyarak sohbetimize başladık.

 

Aybüke: “İnsanoğlu gerçekten koca bir varlık. Kendi ihtiyaçlarını kendi karşılayabilen, Allah’tan başka hiçbir şeye muhtaç olmayan bir varlık. İnsan Rabbiyle bütünleştiği, O’na kendini kattığı zaman etkisiz, katıksız, hür ve gür bir şekilde yaşayabiliyor. Sahiplik yetkisine çıkıp tahtına oturabiliyor. Bizler şükürler olsun kendimizi her geçen gün daha iyi tanıyıp, Rabbimizin bize verdiği yeteneklerin farkına varıyoruz. Önemli olan anladım, bildim, gördüm değil, her geçen gün incelikleri daha çok fark etmektir. Mesela saraya girdin, sarayı geziyorsun, tüm odalarına baktın. Bir tarafta salon, bir tarafta mutfak, bir tarafta kiler var. Ne oldu, sen sarayın tüm detaylarını bilmiş mi oldun? Salonu gördün ama salondaki tüm incelikleri fark ettin mi? Sadece kabaca bakıp çıktın. Onun için kendimizi tanıma yolunda; “Sevgi dünyamız var, inanç dünyamız var, anlayış dünyamız var…” gibi. Bildim, anladım dememeliyiz. Her geçen gün bu dünyaların daha inceliklerine inmeliyiz ki kendimizi daha iyi tanıyalım da yetkilerimizi tam anlamıyla ortaya çıkaralım.”

 

Handan: “Çok değerli bir fikrin üyeleriyiz. Önemli olan bu fikrin değerini çok iyi görüp kendimizi tanımada ondan fayda sağlamaktır. Bu fikirden fayda sağlamak istiyorsak da usta sahibi olup koşulsuz peki demeyi başarabilmeliyiz.”

 

Babamız: “Kendimizi tanımadıkça hiçbir şeyden doyum sağlayamıyoruz. Kendimizi tanımanın yolu da dost sahibi olmaktan geçiyor. Allah’ın emirlerine uymak tek başına yapacağın bir iş değil. Yapabilseydi Allah, Peygamberlerini göndermezdi. Tüm büyük insanlara bakıyorum, hepsinin bir ustası var. Kendimizi tanımak istiyorsak rotasız gemi gibi yol alamayız.”

 

Annemiz: “Şöyle bir maddeler dünyasına baktığım zaman görüyorum ki maddelerin içinde bile en değerlisi insanın gövde kısmı, madde kısmı. Evet, insanın gövdesi, kâinattaki tüm maddelerden daha değerli. Bu değeri zaman zaman hissederiz ama biraz takdirden uzaklaşınca yine dünyanın boş sevdalarına düşeriz. Sağlığı bozulmuş bir insan ne der? “Bu dünyada Rabbim bana sağlık versin ne para isterim ne pul ne çocuk ne saltanat, her şeyden önemlisi sağlık…” der. Yani insanın madde kısmı bile tüm dünyadaki maddelerden üstün ise nasıl olur da biz dünyadaki maddeler için insanın en değerli kısmı olan manayı maddeye tercih ederiz. Görüyoruz ki mesele, takdir, değerlendirme ve görme meselesidir. Sen görmüyorsun diye mana değerini yitirmiyor. Sen manadan faydalanmıyorsun. İşte asıl değerimizi ortaya çıkarmak için takdir kazmasını elimize alıp tefekkürü elden bırakmamalıyız.”

 

İlmihal işlendi, Kuran okundu.

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz