“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

KENDİMİZE SAMİMİ MİYİZ?

 

     Siz hangi dünyada iseniz onu görür, onu söylersiniz. Bir kimse sarraflar çarşısında kasapların ne alıp sattığını bilmez. Ancak sarrafların ne alıp sattıklarını bilir. Çünkü kendisi sarrafların arasındadır. Onları görür, onları işitir. Gördüklerinden başka bir şey anlatamaz. Başka görmedi çünkü.

 

   Şikayet etme! Şikayet ederseniz, size iyi adam demezler. Yani şikayet edilecek adam olarak tanırlar sizi. Siz kusurlu olmasanız, o kusurları nasıl görecektiniz? Daha açık örnekle; meyhaneye gitmeyen, oranın yakınlarına uğramayan, meyhaneden içeri bakmayan oradaki kusurları ne bilecekti? “Yok efendim kırık-çatlak kadehlerle içiyorlar, bardakları birbirlerine savuruyorlar, yok birbirlerinin kafalarını kırıyorlar” diye bir sürü kusurları nasıl sayıp dökecekti? Demek ki; meyhaneye gitti ki bütün bunları gördü. Gördüklerini de anlatıyor.

 

     Kim nerede yaşarsa oranın haberini, oranın havadisini verir. Kişinin eğilimi, meyli, düşünceleri neye fazla alakalı ise o alakalandığının sözünü eder, onlardan şikayet eder. Kimi çıkar cinsel sorunlardan söz eder, daha ileri vardırır, kıyamet alameti der, başımıza taş yağdırır. Güya onlardan hoşlanmıyormuş da sevmediğini söylüyor, insanlığa zararlı olduğunu söylüyor gibidir. Peki ama sevmeyen, hoşlanmayan, onların nasıl farkına varıyor? Onlara bakıyor da, tek tek o kusurları nasıl tespit ediyor? Demek ki; o tarafa eğilimi fazla ki o tarafları daha çok görebiliyor. Ne yandan bakarsak bakalım, nasıl hesap edersek edelim, kişi neye eğilimli ise o eğiliminden söz eder. Kızarak da olsa, severek de olsa bu böyledir.

 

   Gelelim kendimize. Kendimize eğilimli olur, kendimizi seversek, sevgimizi kendimizde çoğaltırsak, kendimizden ve kendimize ait olanlardan söz ederiz. Paracıysak kazançlardan, kazananlardan söz ederiz. Kaptı kaçtı havasına eğilimimiz varsa kazancın kaptı kaçtı yönlerini anlatırız. Yani şikayetçi isek, şikayet edilecek tarafımız çoktur. Övüyorsak, övülecek tarafımız çoktur. Mesele bu kadar açıktır. Bizim bütün derdimiz, kendimiz iledir. Elin işi ele, bizim işimiz bize. Eğer bunu bilirsek; ne olacak, en azından faydamızı zararımızı görecek hale geleceğiz. Boşa kürek çekmeyeceğiz.

 

   Her şeyden önce kendimize samimi olmanın önemini bileceğiz. Derdimiz şereftir. Hedefimiz de şereftir. Şeref basamaklarını biran önce çıkıp şerefimize ermek azmindeyiz. Öyle ise gölgelikten nasıl kurtulacağız? Kendimizde nasıl yaşayacağız? Nasıl kişilik değerlerimizi gerçekleştireceğiz? Öncelikle kişilik değerlerimiz neler, onları öğreneceğiz. Kişilik güdümlerimizi bilmek, kaç midemiz olduğunu anlamak zorundayız. O ihtiyaçlarımızı karşılayıp güçlü olmak, en önemli görevimizdir. Önce kendimiz olmalıyız. Kendimiz olmadan bize ait bir şey olacağı yoktur. Başkalarının adına yaşayıp, başka bir şey olarak ölmeye niyetimiz yoksa, kendimizle ilgilenelim, kendimizi tanımaya koşalım ve insan olalım.

 

    İnsanlık yolunun en önemli ayaklarından biri olan samimiyet olmadan hiçbir sahada, hiçbir başarı sağlanamaz. İnsan samimi oldu mu gerisi kolay. Bizi geri bırakan, istediklerimizde samimi olmayışımızdır. İster gibi olmakla, benimsemekle, beğenmekle bir yere varılmaz. Her şeyden önce samimiyet gerekir. Samimi olmayan, eksikliklerini, hatalarını göremez. Samimi olmayan, uykuda olduğunu fark edemez. Samimiyet, bizim anlayış kapımızı açacaktır. İncelikleri fark etmek, samimiyetle olacaktır.

 

     Samimi olmayan ciddiye alamaz. Ciddiye almayanın dikkati çalışmaz. Dikkatsiz de hiçbir konuyu derinliğine anlayamaz. Anlayışsızlığın ve tanımamanın sonucu olarak da ezbere yaşamaktan ve aldanmaktan kurtulunmaz. İnsanlık yolunda samimi olan kendini tanır, kendi eksik ve kusurlarını bir an evvel düzeltmeye bakar. Ona herkes bir ışık olur, her olay bir ders olur. İçindeki defineleri kısa sürede açığa çıkarır. Güvenilirliği, sevgi dolu olmayı, gayreti, iddiayı, azmi, inceliği, hassasiyeti, doğru ve dürüst olmayı yaşayışında ispat eder. Çevresinde bulunanlara da örnek olur. Samimi olmayan şikayet eder, yakınır, nerelerde hata yaptığını fark bile edemez.

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz