“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

SEVGİYLE AÇILAN ANLAYIŞLARIM

 

Sevgi, Rabbimizin bizlere verdiği ne kadar da kutsal bir duygu. Hayatın tadı tuzu. İnsanın aklında biri olmalı.  Birinden korkmalı, birine kendini beğendirmeye çalışmalı.  Sevdiğiyle göz göze gelmesi, doyasıya seyretmesi, gönlüne girmeye çalışması… Hah diyorum hayatımıza şimdi bir mana, bir amaç geldi. Şimdi dakikalar saatler şenlendi, şimdi bir hız geldi.

 

 Karanlıklar teker teker aydınlandı. Şükür eden kalbimize gözyaşlarımız eşlik etti. Ne mutlu kalbimiz sevdiğini gördükçe, adını duydukça hala ilk günkü gibi kıpır kıpır oluyor. Göz göze gelince elim ayağım karışıyor bir heyecan kaplıyor bedenimi. Sevginin, değer  vermenin ne kadar önemi olduğunu bir kere daha görüyorum. Tüm soyut kavramlar sizde somutlaşıyor. Sizi sevdikçe ben kendimden memnun olur hale geliyorum. Huzurlu yaşıyorum. Sevginiz hayatıma bir çizgi getiriyor. Kayacak olan nefsimi sizinle dizginliyorum. Aklıma geldiğiniz an yelkenler iniyor, teslim oluyorum özüme.

 

Sevgim arttıkça Peygamberime daha çok benzediğimi görüyorum. İçim daha da ferahlıyor. Yanlış davranamıyorum. Kulağına giderse beğenmez diye. Sizin sevginiz bana şart. Ben mevcut durumumdan sevgimi büyüttükçe kurtulacağım. Sevginiz güç veriyor bana. Sevdikçe bende ki yanlış haller kendiliğinden yavaş yavaş gidiyor. Şu da bir gerçek size olan sevginin, güvenin sonucunda o kadar karşılığını alıyorum. Size ne kadar istekli olursam o kadar fayda sağlıyorum.

 

Şuan ki sevgim, hareketlerimi, düşüncelerimi değiştiriyor. Ama inançlarımı o kadar kolay değiştirmiyor. Diğerleri kendiliğinden yok olsun diyorum yine yanlış inancın içindeyim. Şuraya vardım ki demek ki sevgimin gücü bu kadar. Kökünden halletmeye şimdilik yetmiyor. O zaman sevgimi beslemem, büyütmem, tavsiyelerini yere düşürmemem gerekiyor ki bu engelleri kolayca aşalım. Yönün bu tarafaysa işini tam yap da faydalan. Bak uydukça, sözlerini yerine getirdikçe faydalarına sen şahitsin. Şu davaya baş koyda, şu ayrık otları hallolsun,dedikten sonra sizin önem verdiğiniz yerleri tespit edip onların üstünde durmaya gayret ettim. Ramazan da ağzıma sahip olduğum gibi dilime, düşüncelerime, gözüme de sahip olacağım.

 

Gözüm hep olumluyu görecek. Gördüğü eksiği kapatacak. Hayırlarla uğraşacak. Elim, her istediğini alıp cüzdanı boşaltmayacak. Dilim, kimseyi incitecek bir söz söylemeyecek hep hayır söyleyecek. Düşüncem, ne geçmiş, ne gelecek, ne insanlar ne olaylarla meşgul olup çöplüğe çevirmeyecek gönlünü.

 

Karar aldığım an bile bir dirilme geldiğini görüyorum. Yürüyüşüm bile değişiyor. Emin atıyorum adımlarımı. O kararın havasına girip, sürekli dikkatim üstümde oluyor. Ne zevkli bir şey insanın kendisiyle uğraşması. O zaman doyuyor ve memnun olur hale geliyorum. Önceden sürekli insanlarla vakit geçirmek istiyordum. Ya birilerine gidecektim yada onların bize gelmesini istiyordum. Derken şimdiki düşüncelerime şaşırıyorum. Gerekliyi yaptıktan sonra kendimle baş başa kalmak istiyorum. Çünkü şimdi kendimden zevk alıyorum. Memnun olur yere gidiyorum. Kimi zaman mutluluktan bir türkü açıp evde oynuyorum. Bir de artık boşa geçen zamana üzülüyorum. Dışarıda geçireceğim zamanı kitap okuyarak geçirmeliyim deyip ona göre düzenliyorum.

 

Önceden aramızda oluşan zahiri mesafelerden çok üzülürdüm. Nedenini şimdi anlıyorum. Siz uzaklaştıkça ben de özümden uzaklaşıyorum. Eskisi gibi azimli, ciddi olamıyorum. Gövdenizle beraber benim azmimde gidiyordu. Böyle olunca huzursuzluk, bunalım kaplıyordu beni. Şimdi bakıyorum da biraz daha almışım içime. Mesafeler hız veriyor. Günlük hayatımda yaşarken sizin yaşantınız gözümün önüne geliyor, ilkeleri günlük hayatımıza oturtmaya gayret ediyoruz.

 

Babamlarda iftardayım. Teravih için camiye gideceğiz. Babamdan gideceğimiz caminin geniş ve ferah olmasını rica ettim. Camiye gittik ki içeri basık, havasız, kalabalık. “Nasıl kılacağız” diye bir düşünce geldiğinde sizin yaşantınızda verdiğiniz tepkiler aklıma geldi. “ Efendim beğenimsizlik yapmaz. Mevcut durumunu değerlendirir sonra ise ona göre yapar tercihlerini.” Bu düşünce huzur ve mutluluk verdi. Derken düşünceler durmuyor. Nefis ayağımı kaydırmak için hamlelerin yapmaya devam ediyor.

 

“ Gidince babama sorarım yakın olduğu için getirmiştir kesin.”  Ama anında cevap geldi içimden.”Beğenimsizlik yapma, kusur görme bak rahatsız haliyle bile getirdi bizi. Güzelce kıl namazını.” Allah’ım bu düşünceleri dizginlemem lazım. Oradan bir hamle daha “ ayakkabıları dışarı koyduk hadi bir şey olursa”  şöyle bir zamanda bu düşüncenin sırası mı. Ben bir şey yapmadan diğer düşünce hemen araya giriyor. “ Bak örneğin tedbirini alıyor. Camiye giderken ya terlik ya da gözden çıkardığı bir ayakkabısını giyiyor.” Namazın sonlarına doğru baktım düşüncelerin önü kesildi. Baktım ki tereddüt ortadan kalkınca, düşüncelerimi bir neticeye bağladım ve rahatladım. Esselamu Aleyküm ve Rahmetullah deyince bir baktım bütün cami ağzına kadar tıklım tıklım dolu. Büyük bir şükür içerisinde buldum kendimi. “Allah’ım teşekkür ederim böyle inançlı bir millet nasip ettiğin için”

 

Çıkışta babam, nasıldı? diye sordu. Tüm memnuniyetimle “çok güzeldi. Hocamız da öyle” dedikten sonra bir de öğrendim ki biz bayanların eski yerinde kılmışız. Asıl yer üstteymiş. Bunu öğrenince içten kocaman güldüm. Şuradan çıkardığım dersleri hiçbir şeye değişmem. Demek ki Rabbimin küçük bir testine tabi tutulmuşuz. Sonuç sevindirici.

 İnci Durgun

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz