“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

DERİNLİKLERİMDEKİ SIR

 

 

 

İnsan… Kâinatın en yüce değeri insan… Allah’ın (c.c) en şerefli varlığı ve sahiplik sıfatı insan. O’nun bütün varlığını adalet ve güzellikle sevk ve idare edecek insan... İstediklerini yapabilecek, istemediklerini de yapmayacak güce sahip olan insan…

 

Bilmeliyim… Yaratılma gayemi bilmeliyim… Kâinatın en yüce değeri olma şanını; insan sıfatıyla temsil etmek için geldiysem, gerçek hedef ve yaşayış arzumu bilmeliyim… Ben sadece gövdemden ibaret değilim, derinliklerimde beni Yaşatan Rabbimin arzularını yerine getirmek, günlük yaşantıda öz yapımdan gelen insanlık değerini açığa çıkarmak için yaşarım; ben gövdemi bana verilmiş emanet olarak bilirim.

 

Bildiklerimi daha da derinlemesine bilmek, hedefimin amaçlısı olmak, kendi kendimi derinliklerimden beri tanımak, istediklerimi yapacak istemediklerimi de yapmayacak güce sahip olmak için tek sığınağım Allah (c.c.) olmalıdır.

 

Uzaklarda değil, bu yaşantı. Bu hedef her an bizimle bizi yüzleştiriyor. Yüreğimizin derinlikleri her şeyin en gerçeğini arıyor. Gerçekten insanlık sıfatlarını yaşama itişi hiç yakamızı bırakmıyor. İçimizdeki ikiliği tekliğe ulaştırıp, kendi kendimize saygı duyarak yaşamaya mecbur kalıyoruz.

 

Kızıyoruz, sevgimizden ayrılıp huzursuzluk hissediyoruz, aldatılmayı hiç kabullenemiyoruz. Gerçek bir baba, gerçek bir evlat olma gayemiz var. Peygamber Efendimiz’in (sav) yaşantısına nail olmak için iç çekiyoruz. Biz de istiyoruz güvenle yaşayıp, güvenle yaşatmayı, biz de istiyoruz tüm insanlığın gerçek şeref gayesiyle dolmasını…

 

Benim bana yaklaşmamda beni alıkoyan her ne alışkanlığım varsa, duygularımda, düşüncelerimde, inançlarımda köklü bir değişiklik yapma ihtiyacım var. Hedefim; her şeyimle ama neyim varsa, Peygamber Efendimiz’in (sav) örnek ahlakıyla ahlaklanmak, onun çizgisine yakışan, gerçek bir insan olmaktır.

 

Artık bana gerek olan istediklerimi, iyi, güzel ve doğru dediğim her şeyi yapabileceğim güçtür. Gücün kaynağını iyi bulmak zorundayım. Güç alabilmek için Allah’a (c.c.) özümdeki can noktasından sığınacağım. Gayretimin ve iddiamın mecbur ettiği sığınma, gerçek sığınma olacaktır.

 

Gerçek İnanç Nasıl Başlar?

 

Eğer Allah’ın (CC) arzusunu gerçekten yerine getirmeyi hedef tutmuşsak işte o amacın iddiası bizi Allah’a (c.c.) sığınmaya mecbur kılar. O mecburiyette inanç başlar, güç alınır. Hedef yolunda başarılı işler yaptıkça da inanç derinleşir, sağlamlaşır, güç almak artar. Yani aldığım gücü yine hedefim istikametinde uygulamak mecburiyetindeyim. Aksi halde amaç yoluna kullanılmayan güçler kaybolur, anlayış kapılarının kapanmasıyla, hedef istikametinde derinleşme de hayal olur.

 

Aldığım her nefeste günlük yaşantım Allah (c.c.) sözlerine uygun olmalıdır ki, vicdan emirlerime göre yaşayıp, Allah’ a (c.c.) dayanıp, özümden güç bulayım. Güç bulayım ki, insanlık gereklerinin daha da inceliklerini görerek yaşayım.

 

Sabahtan akşama kadar zahiri mesleğimizle meşgul oluyoruz, inceliyoruz, araştırıyoruz. Problemlerin çözümü için gayret gösteriyoruz. Bu işleri yaparken de iç dünyamızdan ayrı bir yaşam sürdürmüyoruz. İç dünyamızın ürünleri, yaşantımızın inceliklerini ve şahsiyet yapımızı ortaya koyuyor. Olayların hep olumlu taraflarından bakışımız, ortamımızda olmayan kişi hakkında konuşmayışımız, daima gayret verici oluşumuz, beğenişimiz ve devam ciddiyetimiz hedef yolunda bize güç veriyor. Biliyoruz ki, her ne yapıyorsak yapalım, tek sorumlu kendimiziz, değiştirilmesi gereken tek şey bizim anlayışımız, bizim bakış açımızdır.

 

İbadetlerimizi eksiksiz yerine getirmemiz, insanları saygıyla kabul edip, onlara gerçekten değer verdiğimizi gösterişimiz bizim de bizi saygıyla kabul etmemize vesile oluyor. Zamanla görüyoruz ki, artık Peygamber Efendimizin (sav) örnek ahlak çizgisine sahip olmaya doğru ilerliyoruz. Aile yaşantımızda da hal ve hareketlerimizi hep bu çizgiye göre düzenlemeye gayret ediyoruz. Bundan dolayıdır ki, yuvamızda misafirlik eden her insan; can-ı gönülden, neşe ile ayrılıyor. Yüreğimizde var olan sevilme arzusunu, toplumdaki insanların uğrunda koşturduğu yaşantıda değil, özümüzün, Allah’ın (c.c.) istediği yaşantıda arıyoruz. Artık biz onların peşinden koşmuyoruz, özenilecek insan oluyoruz. Biz Allah’ın (c.c.) emirlerine hassasiyetle uygu gösterdikçe, çevremizdeki herkes bizim değerlerimize saygı göstermeye mecbur kalıyor.

 

Gerçek Değerler Bize Güç Veriyor

 

Öz yapımıza uygun yaşadığımız değerler bize güç veriyor, aldığımız bu güçler eksikliklerimizi tamamlamak için bize yeni bir fırsat oluyor ve daha da çok tamamlanmak istiyoruz. Anlayışımız açılıyor, kendi kendimizi tanıma yolunda daha derinliklere doğru gidiyoruz.

 

Böylelikle hayatın her yönüne sahiplik yapmaya başlıyoruz, bize her gün çay servisi yapan ablamızın, ağabeyimizin bayram ihtiyaçlarını da düşünüyor, komşularımızdan ihtiyaçlı yaşlı teyzelerin her türlü dertlerine deva da oluyoruz. Yine bu güzelliklerden aldığımız hoşnutluk ve gücü de daha nice insanlık değerini yaşama kararına bağlıyoruz.

 

Yeter ki, özümüze, Allah’ın (c.c.) kurallarına uyarak yaşama derdini derinden derine arzulayalım…

 

 

 

 

Halil Mert DURGUN

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz