“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

TEBRİKLER OĞUL

 

         

Oğul, bilesinki bütün bilmediklerimiz, bildiklerimizin içindedir. Şimdi açılan bu ciddiyet kapısından daha derin sahiplik bilincine yürüyeceksin. Sahiplik bilincinde derinleştikçe güvenç ve sevinç artar. Artan güven ve sevinçlerde aklı daha çok çalıştırır. Zekâ güçlenir, gelişir ve hassaslaşır. Daha incelikler fark edilir, görülür ve çark böyle döner. İnsan derinliğine inilir, en temeldeki güdümler duyulmaya başlar. Ciddiyetin büyük öneminin fark edilişi gibi…

        

İnsanlığa yapılacak en büyük hizmet, insanlara güdümlerini öğretmek ve güdümlerinin bilincini vermektir.

         

Öz yapı (Kutsal Yapı) güdümlerinin en önemlileri de gerçeklik, amaç, güven, hakimiyet ve öz yargıdır. Çoğunlukla atıl halde bulunan bu güdümlerini insanın bilmesi, tanıması, değerlendirmesi ve önemlerini duyarak aksiyon haline getirmesi, tam doyumlu yaşayabilmesi için şarttır.

         

Bütün mesele; insanın tekleştirdiği öz yapısını tanıma ve insan olarak yaşama hedefine odaklanması, kendisini derinliklerinden beri tanımayı hayatının en önemli davası haline getirip, o hedefin amaçlısı olabilmektir.

         

Bir hedefin amaçlısı olmak; o hedefi hayatındaki diğer tüm istek ve uğraşların önüne almak ve üstte tutabilmektir. Her şeyi onun uğrunda feda edebilmektir. Bu da, hedefin değerini her gün artan bir şekilde takdir ederek, ehemmiyetini kalbine doldurmaya bağlıdır.

         

Kişi önem verdiğinin adına yaşar. Kişi kalbini dolduran değere âşıktır ve onun adına yaşar.

         

Ağzı ne derse desin, gövdesi nerede olursa olsun fark etmez. İnsan, kalbini dolduranın kulluğunu yapar. Onun için, öz yapısının değerini her gün biraz daha takdir ederek ona olan ilgisini, alakasını çoğaltmak ve özünün sevgisini bu yolla yüreğinde artırmalıdır.

         

Amaçlanabilmenin tek yolu sevmektir, sevgiyi çoğaltmaktır. Sevginin de kaynağı; ciddiyet, takdir ve güvendir.

         

Sevgi ciddiyetten doğar, güvenle yaşar.

         

Kişi tuttuğu yolun yüceliğini ne kadar idrak ederse o kadar yoluyla iftihar eder, övünç duyar. Yolun değerini takdir ettikçe o yolda heyecanla, coşkuyla devamlı olarak ilerler. Hedefin değeri azalınca kişide gayret durur ve kişi haberi olmadan başka yönlere sapar.

         

Ulaşmak istediğimiz insanlık hedefinin değerini artırmak ve bizim insan olmak arzumuzu büyütüp güçlendirmek içinde bir vasıta, bir yardımcı şarttır. İnsan olmayı hedef tuttuktan sonra o hedefe ulaştıracak olan vasıtayı kesinlikle tespit ve takdir edip, onunla cidden bir ahbaplık kurabilirsek, yüceliğimize çok çabuk ulaşabiliriz.

         

Temel ilke gerçek ahbaplıktır. İçi de insan olan birisini bulup ondan insanlık aşısı almaktır. Ve ahbaplık gereklerini eksiksiz yerine getirmektir.

         

İnsanın kafasının çalışması, değer yargısının işlemesi ahbabına duyduğu güvene ve candan sevgiye bağlıdır. İnsanın güveni ne kadar derin ve sağlamsa anlayış kapısı o nispette açılır. Ve ancak anlayış kapısı açılan insan kafasının içinden çıkıp gözünün önündeki gerçekleri görür ve gerçek takdir yapabilir.

         

Gelişmelerimizi izler, aldıklarımızı kendimize sunarak takdir edersek, sevgimiz tabii olarak o fayda gelen yöne akar. Tespitli, takdirli sevgide bozulmaz. Sevgi arttıkça da aklımız daha çok çalışır.

         

Oğul, gerçek insan bir amacı olan ve onun adına yaşayandır. Amacı yolunda, davası yolunda her şeye katlanır. Her cefa ona sefadır. Dışta olanların ve dıştan gelenlerin hiçbiri onu etkileyemez ki, küçük düşürebilsin…

         

Peygamber Efendimiz (sav) bir sürü hakaretlere maruz kalmış. Onda hiç küçük düşme gibi bir his oluşmuş mu? O bunlardan hiç etkilenmiş mi? O sadece davası yolunda yürümeye bakmış, dıştakileri tabii görmüş. İnsan kendisini tanıyıp gerçekten yüce kabul etmediği, kendisini saygı ile kabul edemediği için, kendisinin kendisine bakışını dışarıda görür ve öyle zanneder. Kendisinin sultanlığını idrak etmiş, kendisini saygı ile kabul etmiş insanı kim küçük düşürebilir?

         

Acı olan; başkalarının bakışları, tavırları değil; çünkü herkes akıl kapasitesine göre algılıyor ve değerlendiriyor. İnsanın kendisini küçük ve değersiz görmesi ve küçük düşürmesidir.

         

Gerçek insan kendisi incinmedikçe, kimse onu incitemez. Ama henüz gerçekliğini idrak etmemiş, sultanlık tahtına oturmamış bencil insanlar incinirler. Onlarla ilişkilerde dikkat ister, hassasiyet ister. Özüne dayalı insan ne kimseden incinir, ne de kimseyi incitir.

         

En büyük esaret etki altında kalmaktır. O da yaşadığı öze kesin olarak inanıp güvenmemekten olur. Özündeki büyük güç kaynağından güçlenen ve ona dayanan insan bütün bağımlılıkları yere serer ve etkilenmekten kurtulur.

         

Bir amacı, bir iddiası olan insan diricandır. Hareketli, heyecanlı ve enerjiktir. Canı sıkılan insan takdirden düşmüş, gerçek inanç ve sevgiden ayrılmıştır da ondan sıkılır.

         

Özüne döner, özünden üstün etki ve yetki tanımazsan, kimseden etkilenmezsin. Herkes ne görüyor, ne söylüyor, ne yapıyorsa kendisini kendisine söylüyor. Biz onlara karışmadan, kötülüğü paylaşmadan olanları izler ve seyrederiz. Onları tanımış olarak sahipliğimizin gereğini yaparız. Anlayışlı, hoşgörülü, afçı, esirgeyici ve bağışlayıcı olarak yaşarız.

         

İnsanlık iddiamız uyanmalı. Biz yetkili yüce insanız. Hayatımızı kendimiz yönetiriz. Duygularımızı başkalarının yönetmesine, kesinlikle müsaade etmeyiz. Bir alet veya bir eşya değiliz. Her fiil, iş ve sözümüzün yapıcısı biziz. Nerede ne yapılacağını biz özgür irademizle kendimiz seçer ve yaparız. Hayatımızın sorumlusu biziz.

         

Unutmamanın yolu çok tekrardır. Döne döne tekrardır. Hangi konu olursa olsun, cidden üzerine eğilir, kendinde yaşayarak ilgilenir, çok tekrar edilirse başarılı olunur.

         

Ağzını kapa, ellerinle burnunu tut, nefes almamaya çalış. Bak ki ne oluyor? İçinden çek elini diyen bir sesin sahibini, bir gücü duyuyorsan yaşatan yüce Allah’ın (c.c.) varlığını somut olarak hisseder ve tespit edersin. İşte ölü gövde. Her evzası eksiksiz ve tamam, işte yaşayan insan. Aradaki farkı yaratan canlılık var. O can AllahuZülcelalin (c.c.) hayatıdır. Biz yaşadığımız için Allah’a (c.c.) inanırız. Nefes alıp verdiğimiz noktada Onun hayatıyla biriz. O hayatı ilahiden geldik, görevimizi tamamladıktan sonra da evimiz olan gövdemizi bırakıp yine ona döneceğiz. Ölü bilmiyor, görmüyor, işitmiyor, konuşmuyor, isteği yok, kudreti yok, bir şey yapamıyor. Bunlar canlılığın tezahürleri ve hayatın sıfatları.

         

İşte apaçık fiilleriyle, varlıklarıyla, yaptıklarıyla apaçık ortada ama kendisi görülmüyor. Ancak hissediliyor.

         

En büyük başarı gerçek iman saadetine ulaşabilmektir. Tüm bunları gerçekliği ile anlamak ve kavramak içinde tek yol, insanın iç dünyasına, özüne yönelip kendisini tanıması yoludur.

         

Kendini tanıyan, Rabbini tanır ve en gerçek cevapları da ona sorar ve ondan alır.

         

Kesin karar ver, özündeki Yaşatan’a güven ve harekete geç. Hareket ettikçe kesin kararla yoluna devam eden insana gerekli güç özünden gelir. Ne demek güç yok, kudret yok. Her şey özümüzde var.

         

İnsan duygu ve duyumlardan mürekkep, Allah’ın (c.c.) mücerret büyük bir yetkisidir. Şimdiki durumu ile ise bir hayaldir. Her şey olarak yaşayan bir gölgedir. Var olup gerçekleşmek; gölge, eşya, bitki, hayvan sıfatlarından kurtulup yaratılışındaki yetkili sahiplik sıfatına ulaşmaktır. Hele bir gerçekleşip var olalım,o zaman gerçek kimliğimizi anlarız.

         

İnsanlığımızı tanımak ve gerçekleştirmek yolundaki azmimizin, gayretimizin ve ciddiyetimizin artması dileğiyle, AllahuZülcelale (c.c.) emanet olunuz. Muhabbetli selamlar.

 

                                                 Sadettin ERBAŞ

30/04/2008-ANKARA

 

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz