“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

TARİH NİCE YİĞİTLER GÖRDÜ

 

 

 

Bu ayki dergimizin konusu ciddiyet. Biz İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği ve Güvenilir İnsan Yetiştirme Vakfı üyeleri olarak ciddiyet kavramına çok daha farklı anlamlar yüklüyoruz. Ciddiyet; manevi vücudumuzun her biri bir evzasını oluşturan elli dört güdümümüzün en önemlilerinden birisi, hatta en hayati olanıdır diyebiliriz. Ciddiyet diğer bütün güdümlerin çalışmasını sağlayan en temel görevi görmektedir. Bu sebepten dolayıdır ki, Örgünöz Fikir Sisteminin kurucusu olan Sayın Abdulkadir Duru Hazretleri, “Ciddiyet Kendini Arayanın Meşalesidir” demişlerdir.

 

Tam da bu noktadan girişle, bu ayki tarih köşemizde de, tarih sahnesi içinde bu mühim güdümünü çok iyi çalıştırmış ve bu doğrultuda tarihin tozlu sayfalarına Türk’ün imzasını atmış büyük Türk önderlerinden birkaç tanesini konumuzla paralel olarak örneklendirmek istiyoruz.

 

Büyük Türk Kürşad

 

Bu Türk öncülerinin ilklerinden birisi Kürşad’dır. Yedinci yüzyılda, hayatında hiçbir zaman esareti kabul etmemiş. Türk Milleti bazı sebeplerden dolayı kısa bir süre Çin esareti altında kalmıştı. Kendi milletinin kalabalık Çin nüfusu altında asimile olacağından korkan Kürşad ise, bir Türk için ölümden beter olan bu esaret duvarını yıkmak için ciddiyet güdümünü müthiş bir şekilde çalıştırmış ve kendisi gibi cengâver kırk yiğit Türk evladıyla Çin Prensini kaçırmak için çok ciddi bir plan yapmıştır. Lakin Prensi kaçırmayı planladıkları gün, olumsuz hava koşulları sebebiyle Prens Çin Sarayından çıkmamıştır. Kürşad, ciddiyet güdümü çok ileri düzeyde çalışan her insan gibi, bir sonraki aşamada olabilecekleri göz önüne almış, bu ihtilal planlarının bir şekilde duyulacağına kanaat getirerek, gözünü budaktan esirgememiş ve kırk yiğit çerisiyle birlikte, sanki kendisinden binlerce yıl sonra gelecek ve tarihin göreceği en büyük liderlerinden birisi olan Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ya İstiklal Ya Ölüm” sözünü duymuşçasına Çin Sarayına ölümüne bir baskın düzenlemişlerdir. Tahmin edileceği üzere bu baskında Kürşad kırk yiğidiyle vücutlarındaki son damlaya kadar çarpışmış lakin zahiri olarak başarılı olamamışlardır. Gelin görün ki ciddiyet güdümünü üst düzeyde çalıştıran insanların ölüleri bile diğer insanları harekete geçirmeye muktedirdir. Bu akıllara durgunluk veren cengâverce baskından etkilenen diğer

 

Türkler ayaklanmış ve ortaya koydukları büyük mücadeleden sonra Türk’ün bağımsızlığını bir kez daha kazanmış ve Bilge Kağanlarıyla, Tonyukuklarıyla meşhur o büyük II. Göktürk Devletini kurmuşlardır.

 

Malazgirt Meydan Muharebesi ve Alparslan

 

26 Ağustos 1071 yılında meydana gelmiş ve düşman askerinin kat kat fazla olduğu o meşhur Malazgirt Meydan Muharebesinin tam da başlayacağı gün Alparslan, tarihte unutulmayacak bir ciddiyet güdümü meyvesini ortaya koymuştur. Bu büyük Türk, tam savaş başlayacağı sabah, bir Müslüman için artık dünyayla hiçbir bağının kalmadığının en büyük sembolü olan kefenini savaş elbisesi olarak giymiş ve Türk Askeriyle hep birlikte kıldığı akıllara kazınacak namazdan sonra şu sözleri gökyüzünde çakan bir şimşek edasıyla dile getirmiştir: “Ben kefenimi giydim ve ölüme gidiyorum. Eğer ki bunu göze almayan varsa buradan dönsün ve bu büyük mücadelede bizi meşgul etmesin”.

 

Büyük Şahsiyet Fatih Sultan Mehmet

 

Ciddiyet güdümünü çalıştırma konusunda Selçuk Bey, Ertuğrul Gazi, Osman Bey, Yıldırım Beyazid ve daha yüzlerce, binlerce Türk Önderi örnek olarak verilebilir. Lakin bu isimler arasında bir diğer önemli Şahsiyet ise dünyanın en güzel şehrinin fatihi olan, namıyla Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleridir. Peygamber övgüsüne mazhar olmak ve Türk Milletine dünyanın başkentini hediye etmek uğruna ciddiyet güdümünü öyle bir dillere destan şekilde çalıştırmıştır ki, daha çocukluğundan itibaren kendisini bu büyük gayesi doğrultusunda büyük bir ciddiyetle yetiştirmesini bilmiştir. Bu ulvi hedefi doğrultusunda faydalı olabilecek birçok dil ve teknik öğrenmiş, hatta o zamanın en büyük silahı olan top konusunun incelikleri hususunda top ustalarından önemli dersler almıştır. Şu veciz sözü ise Fatih’in ne kadar da gayesiyle hemhal olmuş ve bu doğrultuda ciddiyet güdümünü en üst düzeyde çalıştırmış bir insan olduğunu ortaya koyuyor. “Ya İstanbul beni alacak ya da ben İstanbul’u”.

 

Büyük Lider Mustafa Kemal

 

Türk’ün belki de beş bin yıllık şanlı tarihinde en hayati var olma savaşı olan, yedi düvele meydan okuduğu savaş olan, adından da öneminin anlaşılacağı Kurtuluş Savaşı’nda bu yüce Millete başbuğluk etmiş olan Mustafa Kemal Atatürk’tür. Atatürk öylesine ciddiyet güdümünü çalıştırmıştır ki, herkesin artık bu iş bitti, binlerce yıldır en büyük namusumuz olarak koruduğumuz tam bağımsızlığımız buraya kadarmış dediği bir atmosferde, o dev savaş makineleri ile gelen ve günün her türlü teknolojisi ile dünyaya kan kusturan emperyalist güçleriyle adeta dalga geçer gibi, bu güçlere burun kıvırmış ve şu meşhur sözünü dile getirmiştir: “Geldikleri gibi giderler”.

 

Mustafa Kemal hepimizin malumu olduğu üzere bu yüce Milletin bağımsızlığına kavuşması uğrunda yüzlerce kahramanlık yapmıştır. Ciddice çalışan bir insanın söyleyebileceği en cengâverce sözlerden birisini de yine kendisi dile getirmiştir: “Ben Size Savaşmayı Değil, Ben Size Ölmeyi Emrediyorum.” Kendisi bütün toplumun artık bitti dediği bir anda nasıl da bu çok ağır atmosferi parçalayarak, bütün toplumu kendi inandığı ulvi değere inandırabileceğini de ispata getirmiştir. Herkesin yüreğine yeniden bir heyecan kazandırmış ve bütün toplumun şu düşünceye inanmasını başarabilmiştir: “Hayır her şey yeni başladı”.

 

Yüce Duru’nun da belirttiği gibi “Sanma ki zaman geçmiştir, işte bu geçen zamanı geri döndürebilecek güçte isen yiğitsin” Biz de yiğit eksik olmaz. O zaman daha nice dururuz, hepimiz ciddiyet güdümlerimizi çalıştıralım ve yaptığımız işleri en şahane şekilde yaparak ne kadar yiğit olduğumuzu bütün cihana ilan edelim.

 

 

 

 

 

Serkan Demirbaş

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz