“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

Kardeşliğin Yeniden Kurulma Zamanı

 

        

Tarih bilimi; geçmişte yaşanılan olaylardan ders almak ve buranın kendisine kazandırdıkları ile güncel yaşanan olaylara daha soğukkanlı bir şekilde yaklaşarak, aldığı karalarda insancıl çizgisini muhafaza etmek isteyen insanlar için eşi bulunmaz bir hazine niteliğindedir. Peki, niçin yazımıza bu teorik tanımı yaparak başladık dersiniz? Çünkü tam da içinde bulunduğumuz şu hüzünlü ve acı dolu günler soğukkanlılığımızı muhafaza edip, vereceğimiz tepkilerde sonradan pişmanlık duymayacağımız sağduyulu kararlar alma zamanıdır. Hepimizin malumu olduğu üzere, son zamanlar, beslenme ve palazlanma kaynağı sadece şiddet ve ayrımcılık olan malum terör örgütü, yaptığı şiddet içerikli terör olaylarını arttırmış ve en son ise onlarca yiğit vatan evladımızın şehit olmasına sebep olmuştur.

 

Hepimiz tarafından olduğu gibi bu olaylar bizde de derin bir üzüntü yaratmış, hatta ilk baştaki duygusal halet-i ruhiyemiz öfke boyutuna doğru geçecek gibi olmuştur. Fakat yazımızın başında da belirttiğimiz gibi, tam da bu noktada, İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği çatısı altında, insanlık çizgisini her hal ve şart karşısında muhafaza etmek eğitiminin prensipleri ve tarihin içinde bu tip yaşanmış vakıaların acı da olsa derin tecrübeleri, bizi bir nebze de olsa kendimize getirerek, bütün bunlar Yüce Dostun  “Oğul ne yaparsan yap ama insanlık çizginden ayrılma” temel öğüdünü bir kez daha hatırlamamıza vesile olmuştur.

 

Bizde bu noktadan hareketle, hayattaki en temel prensibi beğenimli yaşamak olan bizlerin kesinlikle kabul etmeyeceği, ele alınan meselelere hep olumsuz yanından bakmak anlamında kullanılan şeytanın avukatlığını yapmak yerine, biz de bu yazımızda, içimizdeki derin acıya rağmen, tam da bugünlerde Türk Milleti olarak en çok ihtiyacımız olan sağduyulu hareket etmemize bir nebze de olsa faydalı olacağına inandığımız, Meleklerin Avukatlığını yaparak, acı olayları Millet olarak hayrımıza çevirebilecek birtakım fikirleri sizlerle paylaşmak istiyoruz.   

        

Meselenin bu boyutunda, hâlihazırdaki tablo iki açıdan ele alınmak zorundadır. Birincisi meselenin devlet ile alakalı boyutudur. Bu boyut tamamen biz millet bireylerinin yetki ve etki alanının dışında cereyan eden bir alan olarak karşımızda durmaktadır. Çünkü diyebiliriz ki; devletin terörle mücadele ile alakalı birçok yetkili organı vardır ve bu kurumlar gereken tedbirleri canla başla almaktadır ve almaya devam edeceklerdir. Aslında bu noktada sadece net ve yalın bir gerçeği milletimize tekrar hatırlatmak istiyoruz. O da; terörle ilgili devletin yapması gereken mücadele mevzusunu, bir kahve sohbeti haline getirmenin doğuracağı sonuç şu olacaktır: Bunu yaparak hem kendimizin hem çevremizin öfke katsayısını arttırmış olacağız, hem içinde bulunduğumuz vazifemizi en güzel şekilde yerine getirerek bu güzel millete hizmette harcayacağımız değerli zamanımızı boşa harcamış olacağız, hem de çevremizdeki insanları daha da olumsuz bir haleti ruhiyeye sokmuş olacağız. Eğer alınması gereken sert tedbirler varsa devlet yukarıda bahsini ettiğimiz organlarıyla bu tedbirleri alacaktır ve bugünlerde bunu çok keskin bir şekilde yapmaktadır.

        

Şimdi gelelim meselemizin ikinci boyutuna. İşte bu boyut tamamen biz yurttaşları ilgilendiren boyuttur. Görülmesi kolay çok net bir gerçektir ki; terör örgütünün yaptığı bu hunhar eylemler, farklı dillerine ve adetlerine rağmen, binlerce yıldır beraber yaşama ve ortaya bir şeyler koyma ahengi bozulmamış bu güzel milleti birbirine düşürmek ve 80 lerde sağ-sol şeklinde olan bu tablonun, Kürt-Türk şeklinde yeni bir versiyonunu ortaya koymaktan başka bir şey değildir.

 

Evet, bu mesele ne yazık ki onlarca yıldır vardır ama şükürler olsun ki bu sağduyulu millet, bu şiddetin kaynağının her zaman için PKK olduğunu bilmiş ve mahallesindeki komşusu olan Kürt kardeşinin bu olaylarla hiçbir ilgisi olmadığının bilinciyle hareket etmesini başarabilmiş bir millettir. Bu sayadedir ki, geçmişte yaşanan onca acıya rağmen, olaylar milyonlarca Kürt vatandaşımızın yaşadığı şehirlere sıçramamıştır. Şu an için terör örgütü tarafından tam da yapılmak istenen, bahsini ettiğimiz bu kardeşliği bozmak ve meseleyi bir arada yaşanan şehirlere taşımaktır. İşte bu noktada hadisenin iki ayağından biri olan Türk tarafına çok büyük sorumluluklar düşmektedir.

 

Hiç bir zaman unutulmamalıdır ki; Malazgirt Savaşında Kürt kardeşlerimizle kazandığımız bu vatan topraklarını, yine Çanakkale Savaşı’ndan başlayarak bir milletin var veya yok olma savaşı olan Kurtuluş Savaşı’nda, en yoğun şekilde,Lazıyla, Çerkeziyle, Kürdüyle, Türküyle hepberaber emperyalist güçlerden temizlemesini başarabilmiş bir milletiz. Bu sözler belki bir takım insanlara geçmişten beri söylenen klişeleşmiş sözler gibi gelebilir. Ama her nasıl ki matematikte iki kere ikinin dört ettiği binlerce yıldır söylenen bilimsel bir gerçekse, aynı şekilde, binlerce yıldır hakkıyla korumasını bildiğimiz birlik ve beraberliğimizi, geçmişte yaşanmış bütün bu olayları, bu güzel millete hatırlatarak bu kardeşliğin devam etmesine katkıda bulunmak da tarih biliminin yerine getirmesi gereken ahlaki prensiplerinden birisi ve biz tarihçilerin en mühim vazifeleri arasında olduğunu belirtmek zorundayım. O zaman lütfen, bu Vatanı kurarken dedelerinin beraber verdikleri bu çetin mücadele, torunları bizler tarafından unutulmayarak, vereceğimiz tepkilerde, kesin bir şekilde soğukkanlılığımızı ve sağduyumuzu muhafaza etmesini becerebilmeliyiz.

 

Bu sebeple lütfen, Lazıyla, Kürdüyle, Türküyle, Çerkeziyle, geçmişte bize oynatılan ve şu an için tekrar oynatılmak istenen senaryoları yırtıp atarak, sağduyumuzu muhafaza edip, içinde huzur, barış, hoşgörü ve kardeşlikten başka hiçbir şeyin olmadığı kendi orjinal senaryolarımızı hep beraber kendimiz yazalım, yazabilelim.      

 

Serkan Demirbaş

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz