“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

RAMAZAN SAL SOHBETLERİ -6

 

  • - İnsan herhangi bir şeyin etkisine girmeden istediği şeyi yaşayabilir. Biz de şu an bu eğitimi yapıyoruz. Ciddiyetle hiçbir yere takılmadan hedefine yürüyeceksin. İnsanoğlu yanlışlık içinde olabilir ama doğruyu da seçebilir. Bütün mesele seçmiş olmak, seçebilmek. Önemli olan, dedikodunun, malayaninin içine düşmemektir. Bir gün düzen kuruyor, ikinci gün bozuyorsun, dedikodu çok hoşuna gidiyor ve dedikodu yapıyorsun.

 

  • - Ben kendime niye gölge dedirteyim. Bir gün güzelce, ciddi bir şekilde işini yaptın. Ertesi gün oldu ve ne de olsa ilk gün üzerime düşeni yaptım diye oturup çene çalıyorsun. Buraları çok dikkatli bir şekilde takip etmek lazım. Seni takip edecek bir insan lazım. Bu zararlıymış diyorsun ama yapmaya devam ediyorsun. Bir gün mutfağı düzenli tuttun ama ikinci gün eski haline döndün. Devamlılık yok.

 

  • - Nefsimizin getirdiği bu tuzaklara düşmeyelim. Biri geliyor ve soruyor; şu meseleler hakkında ne düşünüyorsun diye. Bana soruyorsan, fikir açısından sor, nasıl daha ciddi olabilirim, dedikoduyu nasıl bırakabilirim diye sor. Birazcık fark edince yaptık, ettik, hallettik sanıyoruz. Öyle hallettik diye bir şey yok. O meseleyi halletmen için tamamen bırakman gerekiyor. Ciddi şekilde yapmaman gerekiyor.

 

  • - Bir yerde sarhoş veya uyuşturucu satan varsa, benim görevim gidip görevlilere bildirmektir, kendim halletmeyeceğim. Yoksa kamu düzeni bozulur. Kendim halletmeye çalışırsam olmaz. Bu durumda sen kendi niyetini fark edeceksin. Nefsin için mi yaptın, yoksa teşkilat için mi yaptın? Ortada apaçık bir iş var. Gerekli yerlere söylemezsen, o iş yeniden yapılır ve çoğalır. Söylememek de o kişiye dostluk değil. O kişi kendine çeki düzen versin diyedir o uyarılar. Onun iyiliği için yaparsın, kendi nefsin için değil.

 

  • - Çocuğa zor kullanılmaz ama hangi çocuğa? O zaman cehennem niye var? Bu düzeni kuran, bu kadar cezayı niye koymuş? Bir çocuk var ki; tavsiye tutmuyor, söz dinlemiyor. Otur diyorsun oturmuyor, kalk diyorsun kalkmıyor. Kendine ve topluma zararlı bir çocuk yetişiyor, farkında değil misin? İşte buralarda müdahale lazım.

 

  • - Namaz kılanın önünden geçiyor. İlerleyen yaşlarında da aynı şeyleri yapıyorsa, bunun anlamı şudur ki; demek ki kutsala değer vermemişsin. Dedesine, ninesine saygısızca laf yetiştiriyor. Demek ki aynısını sen de yapıyorsun. Düzelene kadar O’nun istediğe şeyleri vermeyeceksin. Sevdiklerinden mahrum edeceksin. Bir gün yapar, iki gün yapar, üçüncü gün olunca mahrum kalmamak için yapmaz. O çocuk hayat boyu senle kalmayacak. Evden gidecek ve kendi başına bir hayatı olacak. Ev idare edecek. Bunlara dikkat etmezsen eğer, bu çocuk gerekli ciddiyeti ne zaman kazanabilir? Biz insan yetiştiriyoruz. Herkes çoluğuna-çocuğuna dikkat edecek. Misafirin duvarlarını çiziyor, dolabını açıyor ve karıştırıyor. Bu çocuk nasıl bu ocakta yetişmiş diye iddia edebiliriz?

 

  • - İnsanın hatası, eksiği olabilir. Fazilet hatadan dönmektir. Önemli olan, uyarı gelince hatasından dönmektir. Kulum samimiysen eğer bir daha yapmazsın diyor Yaratan. Kafamızdan çıkıp gerçeklere doğru yürüyelim.

 

  • - Bir işin üstünü örterek ben yapmadım demek, hiç bize uygun işler değil. Buralara dikkat etmemiz gerekiyor. Eşyalıktan çıkalım. Kendi ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılayabilecek hale gelelim.

 

  • - Yalanın, riyanın, gizliliğin içinde kafa çalışmaz. Ben her geçen gün daha da mert olacağıma, daha da dürüst olacağıma niye başka taraflara gidiyorum? İhlâsın kokusunu almaya gidecekken, neden bu istikamette gitmiyorum? Her dakika mahcubiyet içinde yaşıyorum. Gerçeklere kafam örtülmüş. Küçük aklım bu hakikatlere perde çekiyor.

 

  • - Öbür tarafta ise; yaptığın iş ihlâslı mı, güzel mi, anlayamıyorsun bile. Sen savaş içindesin. Hata yaptıysan tövbe edersin biter. Gözünün önündeki hayatı kaçırıp gidiyorsun. Buralara çok dikkatli bakalım. Daha coşkun, daha mutmain daha mutlu yaşamak bizim elimizde.

 

  • - Cehennemdekilerin yine bir adı var, şanı var. Araftakilere ne diyeceksin? 

 

  • - Sen kendi kafanın ve kalbinin içine girecek ve orada özlediğin, hep bahsini ettiğin insanı açığa çıkaracaksın. İçeri girelim ve temizleyelim Kâbelerimizi. Kâbe’nin içi putlarla dolu. En büyük put da insanın enesi, yani benliğidir.

 

  • - Allahım senin için bir sürü şeyler yaptım, makamlardan, mevkilerden, şan ve şöhretten vazgeçtim diye dile getirebilirsin. Veya bunlar başıma nereden geldi diye hesap sorabilirsin. İşte bu enaniyetinin neticesidir.

 

  • - Sarılmak demek, iman birliğine sarılmak demektir. Pişman olmak demek, bir daha yapmamak demektir. Cehennemini söndürecek suyla dön. Yani sevgiyle dol. Cehennem de hemen geçiver desin, ateşimi söndürme desin.

 

  • - Gözümüzün dakikada ne kadar çok şeyi fark edip, nefesimizin ne kadar değerli olduğunu anlıyor muyuz? Gözümüzün değerini fark ediyor muyuz?

 

  • - İmamın kayığına bindiğimizde, eninde sonunda uyanacağız da, biz de şimdi uyanalım diyoruz. Peygamberimiz (sav) diyor ki, başkalarının ayıp ve kusurlarıyla meşgul olmayan insan, en bahtiyar insandır. Onun için gözlerimizi ve aklımızı başkalarıyla meşgul etmeyip, aynayı kendimize döndürelim artık.

 

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz