“İnsan hayatı güven üstüne
kurulmuş bir saraydır. ”

HAYIRLI RAMAZANLAR

BİR ORUÇ EHLİ, ORUCA NİYET ETTİĞİ ZAMAN, KALBİNİ ALLAH’TAN AYIRMAMAYA NİYET EDERSE, SU-İ ZAN EDEMEZ, YALAN SÖYLEYEMEZ

 

Selamünaleyküm.  Evet, Ramazan-ı şerif… Akşam teravih namazlarımızı kıldık elhamdülillah, gece de sahurumuza kalktık. Bu güzel ahengi Rabbimiz bize nasip eyledi. Cümle ümmeti Muhammed’e bu güzel şeyi yaşamalarını ihsan buyursun.

 

Bir hanımın kalkıp da evinin külfetine sahur yemeği hazırlamasının, o evin külfetine o neşeyi bağışlamasının ne kadar sevaplı, ne kadar faziletli bir iş olduğunu müjdeleyen olmuşsa da, bir de Rabbimin izniyle acizanem sizi müjdelesin.

 

Efendimiz (sav) buyuruyor: “Ey ümmetim, ümmetimin müğminatı! Bilir misiniz? Ramazan gecesi, evinizin külfeti sizin misafirinizdir. Bakın, misafir! Evet, evin külfeti ama evin erkeği de çocuğu da büyüğü de küçüğü de o sahur yemeği hazırlayacak hanıma misafirdir.

 

O hatun, misafirini dilerse aç, dilerse tok, Allah’ın yoluna gönderir. Allah’ın yoluna gönderir, yani Allah’a gönderir.

 

Şimdi buradan ne anlaşılıyor?

 

Öyle ya, evelallah evin hanımına güvenerek, evin külfeti yatıyor aşağıya.

 

  -Pekâlâ başka?

 

  -Başka yol yok. Evin hanımı kalkar, güleç yüzle sahur yemeğini Allah ne verdiyse hazırlar, ondan sonra güleç yüzle, tatlı dille yedirir. O pişirdiği yemeğe, Allah’ın muhabbetinden muhabbet katar. “Bu ne güzel vazifedir, benim üstüme verdin.” diye Rabbine şükreder.

 

Bir kadın, sahur yemeği pişirirken ölse şehitler ile haşrolur. O kadar sevaplı, o kadar ecirli… Ama üşene üşene, yemeğe huzursuzluk kata kata kalkar pişirirse, suratını asa asa evinin külfetini yemeğe davet ederse bilmem ki bu nasıl olur? Tabi artık onu da siz düşünürsünüz.

 

ORUCUN ÜÇ FARZI VAR

 

Müjdeyi vermekle beraber, orucun farzı üç.

 

Orucun evvel vakti, niyet. Orucunu bozan şeylerden sakınmak, beş vakit namazını kılmak. Ahir vakti, orucunu vaktinde bozmak.

 

- Yani, akşamdan yesek de yatsak olmaz mı?

 

-  Mazeret olmazsa olmaz. Mazeret başka mesele. Mazeretli, hastalıklı olan başka. Hastalıklı olana oruç bile tehir ediliyor, işler değişiyor orada.

 

Ama gece rahatsız olmayayım, uyanmayayım şeklinde sahur yemeğine, sahur vaktine, imsak vaktine ehemmiyet verilmezse, bu farzın biri gidiyor. Zaten, orucun üç farzı var, üçü de pek ehemmiyetli. Hıristiyanlar oruç tutarlardı. Hıristiyanların orucu, gün battığı zamandan, gün battığı zamana bir öğün yer, yirmi dört saat oruç tutarlardı.

 

Onlara o zaman Allah öyle emretmişti. Şimdi ise Peygamber Hazretlerine, oruç böyle nazil olmuştur.

 

Gece kalkılacak, sahur yemeği yenilecek, hiç bir şey yoksa bir tas su içilecek. Orucun evvel vaktinde niyet edilip, evvel vaktine ehemmiyet edilecek, dakikası dakikasına hudut, hudut, hudut. Yani oradaki sır, ademiyetten melekiyete girmek meselesi, ademiyetten melekiyete girmek…

 

Ağzım söylese de size orucun ne olduğunu anlatabilsem de anlatsam. Siz bilirsiniz ya, biraz da biz anlatsak daha bambaşka olacak.

 

Peki, şimdi bir hudut koyuluyor. Oruç, şu zamandan şu zamana kadar değil mi? Pekâlâ, o zamandan o zamana kadar hassalar (özellikler), nice nice incelikler var ki, bunlara tam manasıyla dikkat ettiğimiz zaman orucun faziletini bulabiliriz. Yoksa oruç olur ama öylesine oruç olur.

 

FAZİLETLİ ORUÇ NEDİR

 

Peki, o halde, zahiren evvel vaktine, sahur ve imsak vaktine dakikası dakikasına ayar edeceğiz, aynı dakikası geldiği zaman, ağzımızı çalkalayıp niyetimizi edeceğiz.

 

Gündüzleri bir oruç, bir de fazileti var. Orucu, herkes tutabilir. Fakat orucun faziletlisini ancak esas müminler, mümini kamiller tutabilir.

 

-   Orucun fazileti nedir?

 

-   Tam manasıyla Rabbimizin, yani Allah’ımızın, Peygamber Efendimiz Hazretlerinin aynen tarif ettiği ve istediği oruç; istiyor musun ki, oruç da Peygamber Efendimiz ile beraber haşrolasın. Evet, öyleyse faziletli oruç tutmaya bak.

 

-   Faziletli oruç nedir?

 

- Ne zaman ki, imsak edip bir oruç ehli, bir ehli savm, imsak ettiği zaman, oruca niyet ettiği zaman kalbini de Allah’tan ayırmamaya, Allah’ın emirlerinden ayırmamaya niyet ederse, ertesi gün suizan edemez, kötü zanlarda bulunamaz, iyi zanlarda bulunur. Evet, ertesi gün gıybet edemez. Ertesi gün tecessüs, yani başkalarının kötü hallerini, ayıplarını araştıramaz, aklına getiremez. Evet, yalan söyleyemez, hele çocuğuna yalan söyleyemez. Çocuğuna yalan söylemenin günahı, “nemrutlarla, şeddatlarla, firavunlarla haşrolacak…

 

Allah’ın daima hoşuna gidecek, Allah’ın hoşlanacağı, razı olacağı işlerde bulunur. İşte o oruç, faziletli oruç olur.

 

Faziletli orucu tutan insanın,  doğrudan doğruya Peygamber Efendimiz ile haşrolacağına yetmiş tane delil vardır.

 

Bu faziletli orucun sahibi pek merhametli olur, pek iyi zanlı olur, pek iyi kalpli olur. İyilik ister, kimseye fenalık istemez. Hiç kimseye karşı kırgınlığı olmaz, kendisine hakaret eden bile olsa, o hakareti iyilik kabul eder, iyilik zanneder. Yani, zaten iyiliktir ya haddi zatında…

 

Evet, velhasıl kelam ve kalbi Allah’tan, Peygamberden ayrılmaz. Daima insanı kâmili unutmaz. İşte böylesi insanın orucu ne mutludur, ne mutludur… Allah, böyle oruç tutmak, hepimize nasip eyleye.

 

İşte, akşam yemeği hazırlamak. Akşam yemeği hazırlamak da yine aynen, bir ay için o kadın misafir kabul ediyor, nasıl ki misafirin ev sahibine çok fazla sevap kazandırması vardır, aynı nispette günah kazandırması da vardır.

 

Malum ya, bir misafir bir eve yönelip geldiği zaman, ne yiyeceğini ne içeceğini düşünmez, acaba beni iyi karşılayacaklar mı, güleç yüz gösterecekler mi, beni kabul edecekler mi, diye düşünür.

 

Pekala, öyle olduğuna göre o misafirin önüne tuz, ekmek koysak; “Gardaşım çok memnun oldum geldiğine ama işte ne yapalım Allah bunu vermiş. Hizmette kusur ettikse, kusurumuzun affını dileriz.” şeklinde ona gayet tevazulu tatlı dil, güler yüz göstersek, önüne tuz ekmek, bir bardak da su koysak, o misafir ne kadar memnun olursa, Allah’ta o nispette memnun olur.

 

Çünkü o misafiri Allah gönderiyor.

 

Allah’ın gönderdiği…

 

Bak, ne diyoruz? Eskiden beri atasözüdür; “Tanrı misafiri”.

 

Tanrı misafiri ne demek?

 

  Yani Allah’ın gönderdiği bir kimse...

 

ABDULKADİR DURU

 

 

 

 

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz