“Haysiyetperver insan küre-i arzdan
değerlidir. ”

Osmanlı Tarihinden Kesitler

Osmanlı Tarihinden Kesitler

FRANSIZLARDA OSMANLI KORKUSU

Yıldırım Bayezid, 1396’daki Niğbolu Zaferinde 130 bin kişilik Haçlı ordusunun 100 binini yok ederek Haçlılara unutulmaz bir ders vermişti.  Mesela Fransızlar bu durumdan etkilenerek 1397 yılı Ocak ayını “milli matem” günü olarak ilan edecek ve bundan sonra bir daha da kolay kolay Osmanlı’nın karşısına çıkmaya cesaret edemeyecekti.
 

KADI: “OTURMA BEGÜM!”


Sultan Fatih, Fatih Camii yapılırken iki mermer sütunu üçer arşın fazla kesip kısaltan mimarbaşının ellerini kestirmişti. Mimar da Fatih aleyhine dava açmış ve mahkemelik olmuştu. Mahkeme çağrısı sultana ulaşınca hiç yüksünmeden icabet etmiş ve hissiyatını “emir şer’i şerifindir” ifadesiyle sergilemişti. İstanbul Kadısının huzuruna çıkınca usulü bilmediğinden başköşeye geçmek istemişse de hemen kadının ihtar ve ikazına maruz kalmıştı:”Oturma Begüm!Hasmınla kanunen yüzleşip onunla aynı şekilde ayakta dur!” Kadı, haksız ve hükümsüz el kestirdiği için Fatih’in de ellerinin kesilmesine hükmetmişse de mimarbaşı kısas talep etmediği için padişah, günde 10 akçe tazminatla paçayı kurtarmıştı. Hatta Fatih, kısastan yakayı sıyırması nedeniyle tazminatı kendi isteğiyle 20 akçeye çıkarmıştı. Osmanlı’nın gecikmeyen ve hakkın layıkıyla yerini bulduğu gerçek adaletinden işte altın bir tablo ve Fatih’in kahredici gücüne rağmen, boynunun kıldan ince olduğu adalete karşı sonsuz saygı ve bağlılığı.
 


TOPKAPI’DAN DOLMABAHÇE’YE OSMANLI


Osmanlı’nın yükselme dönemine girdiği Fatih zamanında klasik Türk mimarisine göre gayet sade ve gösterişsiz şekilde imar edilen Topkapı Sarayı, zirveye erişmenin en mühim alametlerinden birisidir. Buna karşın, Abdülaziz zamanında Avrupa’dan alınan dış borçlarla Batı tarzı mimariye göre 9 ton altın, 41 ton gümüş kullanılarak fevkalade şaşalı ve şatafatlı bir biçimde inşa edilen Dolmabahçe Sarayı ise çöküşün en çarpıcı işaretlerinden birisi olacaktı.
 


HARAM YEMEYEN ORDU


Yavuz Sultan Selim, Mısır Seferi’ne giderken Gebze yakınlarında bağlık-bahçelik bir arazide  mola verir ve bütün askerlerin heybelerini aratır. Ancak hiçbir askerin heybesinde meyve cinsinden bir şey bulunmaz. Buna çok sevinen Sultan Selim Allah’a şöyle dua eder: “Allah’ım sana sonsuz şükürler olsun! Bana haram yemeyen bir ordu lütfettin. Eğer askerin içinde tek bir kişi dahi, sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yeseydi ve ben bunu haber alsaydım, Mısır seferinden vazgeçerdim”.

Kaynak: http://egor.blogcu.com/osmanli-tarihinden-kesitler-bilmediklerimiz/9354327

ORTAK EĞİTİM PLANI

GÜVENİLİR ÇOCUK

KÜTÜPHANE

  • Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
    Tanıdığım Yönleriyle A.K.D
  • Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
    Gerçek ve Diri İnsan Kime Diyoruz?
  • Ciddiyet
    Ciddiyet
  • Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
    Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri
  • Güçlenme Yolu
    Güçlenme Yolu
  • Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
    Güçlü Olmak İçin Seçilecek Yol
  • İnanç ve Takdir
    İnanç ve Takdir
  • Ne Arıyoruz?
    Ne Arıyoruz?
  • Niçin Özden?
    Niçin Özden?
  • İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
    İnsana İnsanı Tanıtıyoruz
  • Sevgi
    Sevgi
  • Güven
    Güven
  • Hedef Gerçek İnsan
    Hedef Gerçek İnsan
  • İşte Halimiz
    İşte Halimiz