| Yaşanmış Bir Olay ve Alınacak Dersler- 2011-04-17 19:55:31 |
DERİN DUYGULARIN SIĞ İFADESİ YAŞANMIŞ BİR OLAY VE ALINACAK DERSLER
Dört sene öncesidir…Yeni hacdan gelen bir kardeşimiz olan Necati Hoca istekli arkadaşlarımızın çocuklarına Kur’an okumayı öğretmek üzere ders vermeye başlar. Haftanın belirli gün ve saatlerinde çocuklarla bir araya gelerek derslere devam ederken çevre komşulardan biri bu çalışmayı görerek ilk öğretim 5. Sınıfa giden çocuğununda akranlarıyla birlikte bu derslere katılmasını ister ve böylece Küçük EREN, Necati Hocanın derslerine başlar.
Eren derslere ve hocasına verdiği büyük bir ehemmiyet neticesinde hocasının gözüne girer ve kısa sürede Kur’an okumayı öğrenir. Kurs sonunda Eren akranlarının arasındaki yarışmada da birinci gelir ve teşvik için verilmiş olan ufak para ödülünüde kazanır. Bu parayı zarfıyla birlikte hala sakladığını Eren’in ağabeyinden öğreniyoruz. Eren kurs sonunda kendi kendine bir de karar alarak o günden sonra kendine verilecek harçlık ve hediye paraları biriktirerek hacca gitmeye karar verir. Dört yıl sonunda biriktirdiği harçlıklarıyla Umre Haccı yapmak için gerekli parayı biriktirir ve hacca gitmesi kesinleşir. Hacca gitmeden birkaç gün öncedende babasına dönerek kendisine Kur’an okutmayı öğreten Necati Hocasıyla görüşüp, elini öpmek, hakkını helal etmesini isteyeceğini bildirir. Vede öyle yapar. Necati Hocanın yaşadığı mutluluk ve sevinç duygularına, talebesi Eren’in alnından öperken gözlerinden akan yaş damlalarıyla şahit oluyoruz.
Şimdi gelin, çocuklarımıza ve gençlerimize örnek olacak bu yaşanan olaydan bizlerinde alacağı derslere bakalım.
12 yaşındaki bir çocuk olan Eren, ehemmiyet yüklediği Hacca gitmeye kendi kendine karar alıyor. Bu kararını gerçekleştirme iddiası içinde gereklerini yapmaya (harçlıklarını biriktirmeye) başlıyor. Ve 4 sene boyunca ciddiyetle bunu uyguluyor. Sonuçta da hacca gitme kararını gerçekleştiriyor. Öncelikle, bu gerçekleştirdiği olayla Küçük Eren bizlere ilk dersi veriyor. İnsan, ehemmiyet yükleyerek aldığı kararlarını gerçekleştirme iddiasıyla, gereklerini yapmaya başlar ve ciddiyetle bunu sürdürürse başarı ve sonuç alması kesindir.
O halde çocuklarımız ve gençlerimizin ulvi bir hedef yolunda, haklı insani başarılarıyla kendi kendilerini doyurarak hayatlarını diri, anlamlı yaşarlarken yakınları ve çevreleri tarafındanda sevilip, sayılıp, iftihar vesilesi olacaklarının bilincini ailelerin çocuklarının kafalarına yerleştirmesi gerekir, dersini Eren olayından alıyoruz. Bu vesileyle de küçük Eren’in ailesini tebrik ediyoruz.
Küçük Eren! yaşadığın olayla bizlere vermiş olduğun derslerden dolayı sana, ailene teşekkür ederiz.
Ömrünü hep böyle Yaşatanımızın arzusu olan İnsan Yüceliğini ve şerefini gerçekleştirme iddiasının sürekliliği içinde haklı başarılarınla dolu olarak anlamlı şekilde sürdürmeni dileriz. Sevgiler – selamlar.
16.04.2011 Uysal ÖNDER |