| Gelin ile Kayınvalide- 2011-03-05 15:34:59 |
Bir zamanlar güzel bir köyde muhteşem bir düğün olmuş. Bu düğünde köyün en güzel kızı ile köyün en yakışıklı delikanlısı birbirlerini severek evlenmişler. Ne var ki bu köyde yeni gelinler kaynanalarının evine gelin olarak geliyorlarmış. Tabiki sadece bu güzel gelin kaynanasıyla birlikte aynı evde yaşamıyormuş. Köyün bütün yeni gelinleri aynı şekilde kaynanası ile kalıyormuşlar.
Fakat bu düşüncelerini kocasına da açamıyor, ondan çekiniyormuş. Onun anasını tutacağını kendisine kötü davranacağını zannediyormuş. Bir şekilde kayınvalidesinden kurtulmak istiyormuş. Başka bir eve taşınmaya düşünmüş fakat kocasının kabul etmeyeceğini biliyormuş. Bunu teklif edememiş kocasına. Günler sıkıntı içinde geçerken kendi kendine bir karar vermiş.
Kayınvalidesinin öldürmek istemiş, fakat kimsenin de kendisinden şüpelenmemesi gerektiğini düşünmüş. Bir plan yapmış ve kasabaya gitmiş. Kasabada ki aktarın yanına giderek olayı anlatmış. “Benim kayınvalidem çok kötü bir insan, bana sürekli zulüm yapıyor, evde hiç huzurum yok. Bundan sonraki hayatımı huzurlu geçirmem için onun ölmesi lazım” diyerek aktardan zehir istemiş. Aktar kendisine “tabii vereyim fakat sen bu zehiri yavaş yavaş, her aşam azıcık yemeğine katacaksın, zaman içinde o zehirlenerek ölür” demiş.
“Fakat yapman gereken en öneli bir şey daha var” deyince, gelin merakla sormuş. “Nedir o?” Aktar sakin bir şekilde; “Sen bu zehiri kayınvalidenin yemeğine koymaya başladığında ona çok iyi davranmalısın ki senden şüphelenmesinler. Aksi taktirde senin zehirlediğini anlarlar ve kendini hapishanede bulursun. Aile düzenin tamamen bozulur.” Demiş.
Bu bilgileri ve zehiri alan gelin sevinç içinde köyüne gelmiş. Evde büyük bir mutlulukla akşam yemeğini yapmış. O kadar mutluymuş ki kayınvalidesi bile şaşırmış. Akşam yemeğini öncelikle kayınvalidesine vermiş. Kimse görmeden de azıcık aldığı zehirden yemeğine koymuş. Ancak bunun yanında güler yüz ve sevgi göstermeyide ihmal etmemiş. Kadıncağız olanlara hiçbir anlam verememiş.
Fakat en sevdiği kişiyi zehirlemeye devam ediyormuş. Bundan hemen vaz geçip, alel acele kasabanın yolunu tutarak aktarın yanına varmış. Aktara; “Ben kayınvalidemi zehirlemekten vazgeçtim, meğer o dünyanın en iyi insanı imiş, ben farkına varamamışım. Şimdi benim en sevdiğim insan o” diyerek daha önce aldığı zehirin panzehirini istemiş.
Aktar; “Kızım sana daha önce verdiğim zaten zehir değildi. Sadece nişasta idi. O nedenle korkacak bir şey yok. Senden önce de ben çok geline nişasta vererek gelin kaynana arasını düzelmesine yardımcı oldum.” Demiş. Bunu üzerine gelin büyük bir sevinçle aktarın yanından ayrılarak köyüne geri dönmüş.
|