| Yüreğimizi Dolduran Hareket- 2010-12-18 12:15:29 |
Onbeş yaşlarındaydım. Babamla sirk bileti kuyruğunda bekliyorduk. Uzun kuyrukta bir süre bekledikten sonra bilet gişesiyle aramızda sadece bir aile kalmıştı. Bu aile beni çok et¬kilemişti. Ailenin hepsi de 12 yaşın altında tam 8 çocuğu var¬dı. Çok varlıklı olmadıkları da her hallerinden belliydi. Üzerle¬rindeki giysiler pahalı şeyler değildi ama giysileri tertemiz ve düzenliydi. Çocukların hepsi babalarının arkasında ikişerli sıra olmuş el ele tutuşmuşlar ve terbiyeli ve sessiz bir şekilde sıra¬nın kendilerine gelmesini bekliyorlardı. O akşam hiç şüphesiz yaşamlarının çok önemli bir gecesi olacaktı. Anne ve baba gu¬rurla çocuklarının önünde sırada bekliyorlardı.
Gişedeki görevli babaya kaç bilet istediklerini sordu.
Gişe memuru ücreti babaya söyledi. O anda annenin eli babanın elinden ayrıldı ve başı öne düştü. Baba gişeye yakla¬şarak ücreti tekrar sordu.
Ne kadar dediniz? Gişe memuru ücreti tekrarladı.
Adamın o kadar parası yoktu. Şimdi nasıl geriye dönüp de çocuklarına cebindeki paranın yetmediğini söyleyecekti?
Babam olanları dikkatle takip ediyordu. Hiç vakit kaybetme¬den elini hemen cebine soktu. Cebinden 20 milyon lirayı çıkar¬dı ve hiç kimseye çaktırmadan yere düşürdü. Biz de çok varlık¬lı bir aile değildik. Babam sonra yere eğil¬di. Parayı yerden aldı. Adamın omzuna dokundu ve ona:
"Affedersiniz bu para cebinizden düş¬tü" dedi. Adam olan biteni anlamıştı. Di-lenmiyordu ama çok çaresizdi. Babamın gözlerinin içine baktı, yirmi milyonu aldı. Dudakları titrek ve gözlerinden yaşlar inerken sessizce babama "Teşekkür ederim, çok teşekkür ederim. Bu yaptığı¬nızın benim ve ailem için önemi çok büyük" dedi.
Biz babamla arabamıza bindik ve evi¬mize geri döndük. O gece sirke gidemedik, ama bunun hiç önemi yoklu. Sirke gitseydik de bu kadar mutlu ve doygun olacağımızı sanmıyorum.
İçimizi ısıtacak yaşanmış bu öyküyle, hayata bir daha bakalım. Ne kadar dolu dolu yaşayabiliyoruz? Ne kadar kendimizi ön plana almadan başkaları için bir şeyler yapabiliyoruz?
Ne kadar incelik, hassasiyet, fedakarlık, cömert¬lik, sevgi, muhabbet gibi insanlık olumlarını yaşaya¬biliyoruz? Hayatımıza şöyle bir dönüp de baktığı-mızda yaptığımız hangi hareket yüreğimizi doldurabiliyor? Hep ben demekten kurtulup başkaları için de karşılıksız ve maksatsız bir şeyler yapabiliyor muyuz? Hayatımızın her yönünde karşılıksız, sevgi ve muhabbeti temel alarak, insanlığımızı yaşamanın zevkini çıkarabiliyor muyuz?
Evet, öykümüzde, yapılan ufak bir hareket ama manası bir ömür yetecek kadar büyük. Hem baba¬nın yüreği, insanlığını yaşamanın zevkiyle kendisini dolu dolu yaşatıyor, hem de oğluna ömür boyu unu¬tamayacağı bir hayat dersi veriyor. Bu inceliğe mu¬hatap olan aile ise teveccühünü bir başka insana benzer bir hareket yaparak yerine getireceği ise muhakkak. |